SANAT VE DOSTLUK

06.11.2019 10:03:00

Melda Kamhi Kosif, Sanem Tezman, Hande Gamgam, Rebi Danon ve Reyhan Sulyak, açtıkları seramik atölyesinde yaratma lüksünü deneyimliyor ve deneyimletiyorlar.

Röportaj: Lara MUTLU
Fotoğraflar: Zeynel Abidin Ağgül
Fotoğraf asistanı: Hüseyin Rahmi Ağgül
Video: Fatih Er

Sanata, doğaya ve yaratmaya olan tutkularının peşinden giden beş yaratıcı kadının girişimiyle açılan Atelier Dobemine’da her gün, seramikten onlarca hayal üretiliyor. Onların kapısını çalarak biz de bu yaratımın bir parçası olduk.

Beş kadın nasıl bir araya geldiniz merak ediyoruz?
Melda Kamhi Kosif: Süregelen arkadaşlığımız vardı. Sanata olan tutkumuz bizi bir araya getirdi.
Sanat tutkunuzu seramiğe yönlendirmeye nasıl karar verdiniz, anlatır mısınız?
Sanem Tezman: Uzun zamandır hepimizin aklında sanatla ilgili farklı bir şeyler yapma fikri vardı fakat tam olarak nereye yönelmek istediğimize karar verememiştik. Hepimizi bir araya toplayan ve çocuklar ile de keyifli vakit geçirmemizi sağlayan seramik atölyesi fikrini ilk Rebi ortaya attı.

Peki daha önce seramik deneyiminiz var mıydı?
Hande Gamgam: Hepimizin geçmişinde hem seramik hem de sanatın diğer dalları üzerine eğitim ve deneyimi vardı. Seramik atölyesi fikri ortaya çıktıktan sonra bu konuda kapsamlı bir eğitim almak üzere hep birlikte Berlin’e gittik. Orada atölye işletmeciliğinin incelikleri ve teknik boyama üzerine çalıştık.

Atelier Dobemine’da neler yapıyorsunuz?
Rebi Danon: Üretimin yanı sıra seramik eğitmenleri eşliğinde elle şekillendirme, torna dersi ve kendi dökümümüz olan bisküvi boyama gibi derslerimiz var. Bu arada dünyada pek çok kaliteli atölyenin tercih ettiği sır markası Mayco’nun da bayisiyiz.

İsteyen herkes dilediği zaman seramik yapabilir mi?
Reyhan Sulyak: Herkes, her yaşta seramiğe başlayabilir. Seramiğin yaşı ve zamanı yok. Çamur sizi her yaşta kabul ediyor.

Seramik yapımında en sevdiğiniz aşama hangisi?
S.T.: Boyama ve renklendirme kısmı. Resim yaparken de, seramiği sırlarken de uzun uzun boyama yapmak bana terapi gibi gelir.
R.S.: En sevdiğim aşama fırınlama. İster bisküvi pişirimi olsun, ister sırlama fırından çıkacakları görmek için sabırsızlanıyorum. Fırın sizi her zaman şaşırtıyor. Kah üzüyor, kah sevindiriyor. Tıpkı hayat gibi...
H.G.: Kesinlikle boyama. Günlük koşuşturmaların karmaşasından uzaklaşarak beynimi dinlendirdiğim, terapi niyetine kendime vakit ayırdığım zaman oluyor.
R.D.: Etrafımda her zaman etkilendiğim, esinlendiğim şeyler olur. Onları kendime göre harmanlayıp sıfırdan bir şeyler yaratabiliyor olmak beni gerçekten çok heyecanlandırıyor. Sırlarla oynamak ardından fırınlamak büyük keyif.
M.K.: Çocuk gibi çamurla oynamak, ruhumu ve zihnimi sakinleştirip dinlendiriyor ancak boyamanın da kalbimde ayrı bir yeri var.

Türkiye’de seramik deyince aklımıza ilk olarak Füreya Koral geliyor. Sizin ilham aldığınız ve işlerine hayran olduğunuz sanatçılar kimler?
R.S.:
 Füreya Koral’ın duvar panoları seramik için; seramiğe duyduğu bağlılık ise hayat için ilham verici. Çağdaş sanat akımından Grayson Perry, Türkiye’den ise Alev Ebüzziya’nın eserlerini çok beğeniyorum.
M.K.: Füreya Koral’ın Cumhuriyet tarihindeki ilk kadın seramik sanatçımız olması bana bir kadın olarak cesur ve üretken olmak adına ilham veriyor. Koral’ın seramik sanatı ile mimariyi birleştiren eserleri mimar olduğum için beni çok etkiliyor. Alev Ebüzziya, Lei Xue ve Johnson Tsang de işlerini beğendiğim sanatçılardan.
S.T.: Alev Ebüzziya, Ai Wei Wei ve Picasso’nun seramik çalışmalarını çok beğeniyorum.
R.D.: Füreya Koral’ın bana ilham veren eseri sembolik olan kuşları. Herkes gibi ben de Alev Ebüzziya’nın çalışmalarını çok beğeniyorum. Onun dışında Yoshimoto Nara, Otani Workshop ve Johan Creten takip ettiğim isimlerden.
H.G.: Kadının toplumdaki yerinin hala tartışıldığı günümüzde Füreya Koral’ın günün koşullarında ilk kadın seramik sanatçı olarak başardıkları bana ilham kaynağı oldu. Hem işlerine, hem de kendisine hayran olduğum başka bir seramik sanatçısı ise Alev Ebüzziya. Onun Paris’teki atölyesini gezme ve kendisiyle sohbet etme fırsatı bulduktan sonra hayranlığım arttı.

Bu işi yapmak istediğinize nasıl emin oldunuz? Sizi ne motive etti?
S.T.: 
Daha önce kendi mücevher markamın tasarımları olsun, resim çalışmalarım olsun üretmek bana hep çok keyif verdi. Seramikte de kullandığımız sırların gerçekten sırlarla dolu olması beni heyecanlandıran taraf oldu.
M.K.: Gerek elimle, gerek fikrimle üretmek, yaratmak beni daima mutlu etmiştir. Resim ve heykel çalışmalarım yanı sıra yine ellerimle icra edip yaratma şansı yakaladığım seramik, Sanem’in de dediği gibi sırlarla dolu ve çok keyifli.
H.G.: Sanırım en çok arkadaşlarımla beraber bir hayal kurma ve onu emeğimizle gerçeğe dönüştürme fikri beni motive etti. Seramik dünyasının büyülü renkleriyle haşır neşir oldukça bu işi yapmak istediğime emin oldum.
R.D.: Yaratıcı karakterim, üretmeyi seviyor olmam, sanata olan ilgim... Kendi atölyemde yaptıklarımı gördükçe yaşadığım mutluluk, beni bu duyguları arkadaşlarım ve çocuklarla paylaşma fikrine sürükledi.
R.S.: İşin yaratıcılık kısmı ve yaratırken verdiğiniz emeğin sonucunu aldığımız zaman hissettiğimiz mutluluk en büyük motivasyon oldu.

RÖPORTAJIN TAMAMI BU HAFTA ALEM'DE.

PAYLAŞ