RÖNESANS'IN İZİNDE

30.05.2018 17:36:14

‘Sanat geliştirir, sanat iyileştirir, sanat birleştirir’ sloganı ile çalışmalarını sürdüren EKAV Vakfı, ‘EKAV-ARTIST New Generation 4’ sergisi ile genç sanatçıları bir araya getiriyor. Serginin küratörü Yalçın Bilgin’e sergi ve kendisi hakkında merak ettiklerimizi sorduk.

Berin SOMAY – [email protected]
Fotoğraflar: Doruk Seymen

Çocukluğundan beri sanatla iç içe olan Yalçın Bilgin, Leonardo da Vinci’yi kendine model alan genç bir ressam. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi’nden sonra École Nationale Supérieure des Beaux-Arts’da Abraham Pincas’dan eğitim alan Bilgin, Paris’teki okul yıllarında 1.000 kişi arasından seçilerek Fransız Kültür Bakanlığı adına yedi adet Raphael röprodüksiyonunu gerçekleştirdi. İlk kişisel sergisini Ekavart Gallery’de düzenleyen yetenekli sanatçı, Haziran ortasına kadar Ekavart Gallery’de devam edecek olan ‘EKAV-ARTIST New Generation 4’ sergisinin küratörlüğünü üstlendi. Yurt içi ve yurt dışında üretimlerine devam eden Yalçın Bilgin’le sanatla olan yakın ilişkisini, öğrencilik yıllarında EKAV ve TEV burslarıyla yakaladığı başarılarını, ‘EKAV-ARTIST New Generation 4’ sergisini ve dahil olduğu sosyal sorumluluk projelerini konuştuk.

Sanatla yollarınız nasıl kesişti? Ressam olmaya nasıl karar verdiniz?
Amcam Bulgaristan’da amatör bir ressamdı. Onun sayesinde bir ilgim, bilgim oldu ve çocukluğumda katıldığım çeşitli yarışmalardan ödüller kazandım. Bu anlamda tüm hocalarım tarafından da desteklendim. Sonrasında Eskişehir’deki Güzel Sanatlar Lisesi’ne gittim. Zaten bana büyüyünce ne olacaksın diye sorduklarında hep ‘ressam olacağım’ diyordum. 1996’dan beri aldığım sanat eğitimiyle 22 yıldır bu işin profesyonel tarafındayım.

Eserlerinizi nasıl tanımlarsınız? Kendinizi ait hissettiğiniz bir janr veya akım var mı?
Paris'te dünyaca ünlü sanat okulu École Nationale Supérieure des Beaux-Arts›da 1.000 kişi arasından seçilerek Fransız Kültür Bakanlığı adına yedi adet Raphael reprodüksiyonunu gerçekleştirdim. Bu çalışmalarım Fransa›nın resmi koleksiyonundalar. Okuldaki hocam Abraham Pincas›dan orijinal Rönesans tekniklerini öğrendim. Bu teknikleri tam anlamıyla bilinçli olarak kullanabilen çok az kişi var dünyada. Çalışmalarımda 2002’den beri altın oranı incelikli bir şekilde kullanıyorum. Bu da resmin altyapısındaki matematiksel sistemle çalışmalarıma ayrı bir gizem katıyor. Her konuyla alakalı özel ölçüler belirliyor, bazı şifrelemeler yapıyorum. Sergide (EKAV-ARTIST New Generation 4) yer alan ‘Peygamberler’ resmi de örneğin, ayetlerle kodlanmış bir resim. Resme mor ışık tuttuğunuzda ayetler gözüküyor. Her resmimde görünenin ötesinde görünmeyen bambaşka bir bilgi ve hikaye daha var kısacası. Ben daha çok Leonardo da Vinci’yi kendime model almış bir genç ressamım. Paris’te bir dönem, bana ait olan ‘Transformizm’ adlı sanat akımını kendi çalışmamla tanıtmıştım. Şöyle ki, iki tane resmi üst üste örüyorsunuz, resimdeki her bir parçayı şeritler halinde aşağıya yukarıya, sağa sola çektiğiniz zaman bir resimden binlerce resim çıkabiliyor. Bunu 2009 yılında Paris›te okulda tasarladım ve tanıttım, ilk defa da İtalya›da sergiledim. Ortaya çıkardığım bu yeni akım sadece resim değil; heykel, mimari, tasarım, moda, sinema ve edebiyat gibi farklı disiplinlere de uygulanabiliyor. Bununla ilgili çalışmalarım devam ediyor. Diğer çalışmalarım ise daha çok bilim kurgu ve fütüristik ögeler içeriyor ama bir yandan da kadim uygarlıkların bilgisini geleceğin bilgisiyle harmanlayan kompozisyonlarım var. Bazen güncel konulara da duyarlılıkla yaklaşıyorum elbette. 

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi’nden sonra, Eğitim Kültür Araştırma Vakfı (EKAV) ve Türk Eğitim Vakfı’nın (TEV) burslarıyla Paris’teki École Nationale Supérieure des Beaux-Arts’da eğitim aldınız. Yurt dışındaki sanat çevresiyle ilişkileriniz nasıl devam ediyor?
Her yıl düzenli olarak Paris’teki ‘Art Capital’ sanat fuarındaki ‘Salon Comparaisons’ bölümünde Türkiye’yi temsil ediyorum. Paris haricinde Amsterdam, Bulgaristan, İtalya ve Kuveyt’te de sergilerim oldu. Ayrıca Dubai’de özel bir sarayın işlerini üstlendim. Sarayın kubbelerine, duvarlarına ve tavanlarına ekibimle resimler yaptık. Önümüzdeki yıl için Birleşmiş Milletler’deki bir sergiye davet edildim. 2019’da ona katılacağım. Aynı zamanda Paris, Grand Palais’deki Art Capital sergisine yeniden katılacağım.  

Başından beri dahil olduğunuz ‘EKAV-ARTIST New Generation’ ile başarılı bir sergi dizisi oluşturdunuz. ‘New Generation’ serisi nasıl çıktı ortaya? 
EKAV Vakfı bugüne kadar yüzlerce başarılı öğrenciye burs vermiş durumda. Mimar Sinan’da öğrenciyken buradan burs almış biri olarak İnci Hanım’a (İnci Aksoy) başarılı genç sanatçılarımızı bir araya getirerek bir sergi düzenlemeyi teklif ettim. İnci Hanım da bu fikre çok sıcak baktı. Burs vermenin yanı sıra gençleri sanat dünyasına kazandırmak, onların isimlerini duyurmak çok önemli. Bu sergiler ile yeni nesil sanatçılarımızın gelişimlerini de takip ediyoruz. Global bir dünyada yaşadığımız ve yurt dışından ziyaretçilerimiz olduğu için EKAV Vakfı’nın adıyla yeni nesil sanatçıların isimlerini birleştirerek ‘EKAV-ARTIST New Generation’ ismini ortaya çıkarmış olduk. Dördüncüsünü gerçekleştirdiğimiz sergimiz gelenekselleşmeye başladı. Her yıl insanlar bu sergiyi bekler ve merak eder hale geldi. Bu yüzden her fırsatta güncellenerek sergimize yeni isimler katmaya gayret ediyoruz. Sanatçılarımız arasında başarılı bursiyerlerimiz de var ama aynı zamanda çeşitli sergi ve yarışmalardan özenle seçtiğimiz isimler de yer alıyor. 

26 yeni nesil sanatçının katıldığı ve küratörlüğünü üstlendiğiniz ‘EKAV-ARTIST New Generation 4’ sergisinden bahseder misiniz? Genç sanatçıları hangi motivasyonla bir araya getirdiniz?
Sergiyi tek bir konsept üzerinden düzenlemiyoruz, çünkü sanatçıyı tek bir konuyla kısıtlamak istemiyoruz. Biz, sanatçının özünden bir şeyler katmasını bekliyoruz. Sanatçıları bir araya getirirken mümkün olduğunca birbirleriyle uyumlu işleri yan yana getirmeye çalışıyoruz. Bu işler birbirlerinden ne kadar bağımsız gözükseler de bir ilişkileri oluyor. Farklı yaş aralıklarında, farklı alanlardan sanatçılar katılım gösteriyor. Bu çeşitlilik sergimize renk de katıyor.  

PAYLAŞ