AN'A ÇAĞIRMAK

07.09.2018 15:58:58

Performistanbul, Türkiye’de performans sanatçılarını bir çatı altında toplayarak, onları yeni projelerle buluşturmak üzere kurulan ilk uluslararası platform ve hayatımıza 2016 senesinde Simge Burhanoğlu sayesinde girdi.

Zeynep TEMİZ

Kurulduğu günden bugüne 18 farklı sanatçı ile 40’ın üzerinde performansa imza atan Performistanbul, 2018’de alanındaki yerini daha da büyüterek Galata’da Canlı Sanat Araştırma Alanı’nı hayata geçirdi. Türkiye’de performans sanatına adanmış ilk mekan olan Canlı Sanat Araştırma Alanı, açılışını şubat ayında “İHTİYAÇ: SEN” başlıklı, 10 Performistanbul sanatçısının 28 gün boyunca aralıksız izlenebileceği performans süreci ile yaptı ve her bir ziyaretçi, kendisini tarifi zor ve unutulmayacak bir deneyin içinde buldu. Simge Burhanoğlu, performans sanatı, Performistanbul, Canlı Sanat Araştırma Alanı ve “İHTİYAÇ: SEN”i detayları ile ALEM okuyucularına anlattı.

Farklı bir alanın eğitimini almışken seni performans sanatına yönlendiren motivasyon kaynağı neydi?  


Yüksek lisans sürecinde aldığım dersler beden, müzik, performans gibi farklı disiplinleri ele alıyordu. Nitekim “Performans Mirası” başlıklı bir dersimin bitirme projesi için bir performans ürettim. Bunu yaparken dansçı ya da performansçı kullanmak istemedim. Aradığım kodlanmamış, alfabesi olmayan temiz bir beden ile çalışmaktı ve çıplak bir sanat modeli ile çalıştım. Üniversitenin bahçesinde gerçekleştirdiğim bir işti ve performansçıya herhangi bir direktif vermemiştim. Sadece duyguyu aktarmaya çalışıp serbest bırakmıştım ve her şey tam istediğim gibi gitti. Güneş tam olması gerektiği yerde açtı, rüzgar tam esmesi gerektiği yerde esti, o an içimde bir şey “işte bu” dedi ve o organikliğe, doğallığa aşık oldum. Bu performans ile aradığım duygunun daha riskli, gerçek hayata daha yakın ve özgür bir alan sunan, sonsuz olasılıklar besleyen, kurgusuz bir süreç sunan performans sanatındaki bilinmezlik ve anda olmak olduğunu anladım. Performans sanatını, sahne sanatları ile karşılaştırınca insana daha özgür bir platform sunuyor. Bedenin ölçüleri, kabiliyeti ile zihni kısıtlamak yerine, zihnin beden hatta bedensizlik üzerindeki sonsuz yolculuğunu tercih ettim. 

“İHTİYAÇ: SEN” sürecinde performans sergileyen sanatçılar Performistanbul sanatçıları mıydı? Performanslara hazırlık süreci nasıl ilerledi?

Sanatçılarla farklı yeni bir ortaklık kurulmadı, hepsi uzun zamandır beraber çalıştığım kıymetli Performistanbul sanatçıları. Böylesine uzun soluklu bir yolculuğa karşılıklı olarak yeni tanıştığımız sanatçılarla çıkmayı tercih etmezdim. İlk önce insan olarak birbirini tanıman ve güvenmen gerekiyor. Bu süreç rekor bir süre olduğu ve aralıksız devam ettiği için bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz ve dünyada da gerçekleşen işlerden biraz farklıydı. En önemlisi inanmaktı; hem kendimize, hem yapacağımız işe, hem insanlığa. Süreçten hemen önce de birbirimizi daha iyi anlamak adına tüm sanatçılarla şehirden uzakta bir yerde iki gün boyunca beraber kalıp çeşitli egzersizler yaptık. Sanatçılar da ben de hiçbir ticari kaygımız olmadan sırf inandığımız için bu işi yapıyoruz. Yoksa organizasyonel olarak, yani maddi anlamda fazlasıyla zorlandık. Maalesef projenin tamamı için bir destekçi bulamadık, dolayısıyla bütün iş maneviyat üzerine kurulu. Bu sürece bir şeyleri değiştirmek için girdik. İnsanları iyileştirmek için! Performans sanatı benim için bir araç; insanlara ulaşabilmek, bir araya getirip aynı anda titreştirip ortaya güçlü bir enerji çıkarabilmek için. 

Koleksiyonerlerin performans sanatına bakış açısı nasıl? “İHTİYAÇ: SEN” bu açıdan bir kırılma yarattı mı?

21. yüzyılda hala materyalistik bir yaklaşım içindeyiz. Halbuki artık deneyimin, hissin, fikrin ön plana çıkarılması gerekiyor. Performans sanatının tekrar gerçekleştirme hakkı bir değer olarak satın alınabilir. Sanatçı belirttiği şartlar ile performansının tekrar gerçekleştirilmesini, performansının fikrini (fikir hakkını değil) satabilir. Performans sanatında anın satılabilir olduğundan hareket etmemizin sonucu olarak Seyhan Musaoğlu ile üç senedir küratörlüğünü üstlendiğimiz Mamut Performansları programı kapsamında 2018’de ilk defa performansın tekrar gerçekleştirilme hakkını bir değer olarak satışa sunduk. Performans sanatının doğasına uygun bir şekilde değere dönüşebilmesini sağlayabilirsek performans sanatçılarının bu işi devam ettirebilmeleri ve disiplinin gelişimi adına ciddi bir fark yaratacağımıza inanıyorum. “İHTİYAÇ: SEN” ise bu alanın ne kadar sınırsız olabileceğini gösterdi. Performans sanatını bilmeyenler ne olduğunu yaşayarak anlama şansı elde ettiler. Daha şimdiden bir sonraki projeniz ne olacak diye sorulmaya başlandı. Sanırım her anlamda birçok yeni kapı açan, üzerine tartışılmaya devam edecek bir iş oldu.  

PAYLAŞ