AVRUPA'DAKİ ANADOLU: RÜYA

02.01.2019 17:26:18

Son zamanlarda tüm dünyada en çok konuşulan restoranların başında Rüya geliyor. Biz de mekanın yaratıcıları Rasim ve Umut Özkanca ile bir araya gelerek kendilerine sorularımızı yönelttik.

Lara MUTLU - [email protected] / Fotoğraf Ertan DEMİRBİLEK

Rasim ve Umut Özkanca tarafından yurt dışında Anadolu mutfağının hak ettiği yere taşınması amacıyla hayata geçirilen Rüya, düzenlenen “2018’in En İyi Restoranları” listelerine defalarca ilk sıradan girdi. Bu denli ses getiren bir mekan yaratan Rasim ve Umut Özkanca ile bir araya gelerek işin perde arkasını konuşalım istedik biz de. Rüya’nın hem Dubai, hem de Londra’da şubeleri bulunuyor.Umut Özkanca, “Anadolu mutfağının dünyada bilinen tanımını tamamen değiştirme misyonuyla hareket ediyoruz. Rüya için oluşturduğumuz bu yeni restoran konsepti de bir yandan klasik Anadolu mutfağını uluslararası bir vitrine taşırken bir yandan da yemek ve ambiyansıyla İstanbul’un kozmopolit ruhunu ve Anadolu’nun müthiş zenginliğini çağdaş bir dokunuşla bir arada sunuyor” diyor ve ekliyor, “Ortağımız Ferit F. Şahenk’in de ilgi ve destekleri ile Anadolu mutfağını, Rüya çatısı altında yurt dışında temsil etmenin gururunu yaşıyoruz.” Biz de Rüya’nın başarısı ile gurur duyuyoruz açıkçası. 

Baba-oğul ikiniz de küçük yaşlardan itibaren mutfağın içinde büyümüş isimlersiniz. Bu sizi nasıl etkiledi?
Rasim ÖZKANCA: Bu meslekte başarı mutfakta başlıyor, öncelikle onu öğrendik. Başarılı olmak için önce satın almada ve sonrasında mutfakta olma mecburiyeti var. Ürünün işletmeye girişinden mutfakta işlenmesine kadar her aşaması ile ilgili bilgi sahibi oluyorsunuz. Bu da yapılan her yemeğin nefasetinden emin olmanızı sağlıyor. Ben doğuştan gurme olduğuma inanıyorum. Mutfaklarımızda pişen her yemek mutlaka benim lezzet testimden ve onayımdan geçiyor. 
Umut ÖZKANCA: Babamın mesleği bu olduğu için ben çocukluğumdan bu yana hep işin mutfağında oldum ve sonrasında da eğitimini aldım. Bu yüzden de hem alaylıyım, hem okullu. Bunun en büyük artısı, birçok şeyi öngörebildiğimiz için işletmede oluşabilecek hatalara erken müdahale edebilmemiz. 

Hayatta size en çok ne ilham verir?
R.Ö.: Mükemmeli yakalamaya ve başarmaya olan inancım benim hayattaki en büyük ilham kaynağım. Bunun sonucunda insanlardan aldığım olumlu geri dönüşler, beğeni ve teşekkürler de en büyük motivasyon kaynağım.   
U.Ö.: Benim en büyük ilham kaynağım babam Rasim Özkanca. İşine olan tutkusu, takipçiliği, çalışanları ve müşterileri ile olan ilişkileri beni her zaman çok etkilemiştir. Çocukluğumdan bu yana bana her konuda yardımcı, yol gösteren, eğitimim için hiçbir şeyi esirgemeyen bir baba oldu. Gerek özel yaşamında gerekse iş yaşamında edindiği tüm tecrübelerini bana aktarmaya çalıştı. Ve hala ondan öğreneceğim çok şey olduğuna inanıyorum. 

Türk mutfağı sizi en çok nesiyle etkiliyor?
U.Ö.: Köklü tarihi ve çeşitliliği diyebiliriz. Türk mutfağı farklı kültürleri harmanlayan; pişirme metotlarından kullanılan malzemelerine kadar inanılmaz zengin bir mutfak. Geleneksel reçeteleri modern tekniklerle doğru yorumladığınızda da inanılmaz iyi sonuçlar alabiliyorsunuz.  

Rüya ismi nereden aklınıza geldi?
U.Ö.: Türkiye’de uzun yıllardır hizmet veren köklü markalarımızın ardından, Anadolu mutfağını uluslararası platforma taşıyan bir marka yaratmak bizim rüyamızdı. Konsept de bundan yola çıkarak ismini aldı.  

En çok hangi yörenin yemeklerini tercih ediyorsunuz?
R.Ö.: Benim şahsi olarak özellikle tercih ettiğim bir yöre yok. Anadolu o kadar zengin bir mutfağa sahip ki, her yörenin mükemmel yemekleri var. Biz Rüya’da da bunu bu şekilde yansıttık. Menü oluşturulurken Anadolu’nun her bölgesinin en iyilerini menüye dahil ettik. 
U.Ö.: Benim de şahsi olarak özellikle tercih ettiğim bir yöre yok; Anadolu’nun her yöresi bizim için çok özel ve müthiş lezzetler barındırıyor. Bu nedenle Rüya’nın menüsünde de Anadolu’nun en iyi lezzetlerine yer vermeye gayret ettik. 

Rüya önce Dubai ardından Londra’da açıldı. Nasıl gelişti bu süreç?
U.Ö.: Rüya’yı Avrupa’da açarak Türk mutfağını en doğru şekilde tanıtmak ilk günden aklımızda olan bir fikirdi. Dubai’de elde ettiğimiz başarının ardından Rüya’yı Londra’da açmak için de çok detaylı bir hazırlık süreci geçirdik. Londra gibi yeme içme dünyasının çok kuvvetli olduğu bir şehirde ilk günden yakaladığımız başarı bizim için büyük bir mutluluk kaynağı.  Gururla şunu da belirtmek isteriz ki Rüya Londra, Forbes dergisinin bu yıl ‘Londra’da açılan en iyi restoranlar’ listesine girdi. 

Rüya’ya gidenlerin mutlaka tatması gereken lezzetler sizce neler?
U.Ö.: Rüya, zengin Anadolu mirası ve Türk mutfağının çeşitliliğini gözler önüne seren bir menüye sahip. Otantik ve geleneksel reçeteleri modern yorumlarla ve sunumlarla harmanlayan Rüya’nın menüsü Karadeniz pidesinden Marmara bölgesi mezelerine, Akdeniz zeytinyağlılarından Güneydoğu Anadolu kebap çeşitlerine kadar geniş bir lezzet çeşitliliği sunuyor. 24 saat ağır ateşte pişirilen kaburga, zeytinyağlı ahtapot, cağ kebabı, iki peynirli Karadeniz pidesi ve ızgara ahtapot menünün imza lezzetleri arasında yer alıyor. 

Rüya’nın dekorasyonu için kimlerle çalıştınız?
U.Ö.: Hem Dubai, hem Londra’nın mekân tasarımı Conran & Partners’a ait. Anadolu’nun iki büyük medeniyetinden esinlenen ve Osmanlı’dan motifler taşıyan mekanlar, tarihi ve kültürel detayları çağdaş dizayn öğeleri ile birleştiriyor.

PAYLAŞ