PIRIL GÜLEŞÇİ İLE SANAT SEKTÖRÜNDE NORMALLEŞME

19.06.2020 19:02:05

"Global adımları takip etmeliyiz" diyen Pg Art Gallery kurucusu Pırıl Güleşçi Arıkonmaz 'dan sanat dünyasındaki yeni normali dinliyoruz.

Pandemi sürecinden sanat  piyasası nasıl etkilendi? Bir  galerici - müzeci ve küratör izleğinden anlatabilir misiniz?

Beklemediğimiz bir anda daha önce hiç deneyimlemediğimiz bir sürecin içine girdik. Birçok galeri yeni sergi hazırlığında ya da henüz açılışını yapmıştı. Biz de sergi hazırlıklarımızı hızlıca tamamlayıp galeriyi fiziksel olarak ziyarete kapattık. Zorunlu olarak bireysel izolasyon hali alışık olduğumuz sergileme yöntemlerimizi, deneyimleme olanaklarımızı etkiledi ve normallerimizi değiştirdi. Hızla değişen teknolojik araçlar ve dijital platformlar ise sanatın, sanatçının atölyesinden sanatsevere erişiminde köprü görevi gören galeri, müze ve küratörler için bu süreçte en önemli kaynaklardı. Ertelenen ve iptal edilen pek çok serginin yanı sıra sürece hızla adapte olan, online platformlara taşınan birçok sergiyi, etkinliği, atölye ziyaretlerini de evlerimizden takip edebildik. Galeri olarak biz ise Pg Art Gallery’de Ayla Turan’ın “Tehlikeli Oyunlar” ve Pg Basement’ta Ömer Faruk Yaman’ın “Voyager” adlı sergilerinin online açılışlarını gerçekleştirdik ve sosyal medya hesaplarımız üzerinden ziyarete açtık, soruları yanıtladık. Sanılanın aksine karantina süreci oldukça yoğun ve verimli bir dönem oldu bizim için.

Pek çok sergi dijitale taşındı. Sizce dijitalleşme pandemi karşısında üretilen bir çözüm mü? Yoksa sürdürülebilirliği var mı? Pandemi sonrasında da dijital sergilerle karşılaşmayı beklemeli miyiz?

Duruma hızla uyum sağlamamız ve izleyicilerden aldığımız olumlu geri dönüşler sayesinde ilk başlarda yaşadığımız tedirginlik ortadan kalktı. Teknik konulardaki becerilerimiz arttı, kullandığımız dil gelişti, izleyici kitlemiz genişledi, diyaloglarımız çoğaldı. Bu durum bize, dijitalleşmenin geçici bir çözümden ziyade sürdürülebilir bir alan sağladığını ve gerekliliğini gösterdi. Dolayısıyla var olan kaynakları akıllıca kullanıp sanatçılara, her koşulda görünürlük kazandırmaya devam etmemiz gerektiğini anladık ve buna inandık. Bu ana fikirle yola çıkarak hemen gelecek serginin hazırlıklarına başlayıp Ahmet Rüstem Ekici tarafından tasarlanan yeni sergi platformumuz Pg Online’ı hayata geçirdik. Pg Basement için planladığımız Hakan Sorar’ın “Through the Skin” adlı sergisinin açılışını yine Instagram üzerinden canlı yayın bağlantısı gerçekleştirerek yaptık. Sanatseverlerin herhangi bir yer ve zamanda telefon, tablet ve bilgisayar ile ziyaret edebilecekleri sergi, VR gözlüklerle de gezilebiliyor. Bu olağandışı sergileme biçimimize farklı bir boyut katacağını düşünerek sanatsever dostlarımıza VR gözlükler gönderdik. Dijital kanallar artık hayatımızın bir parçası haline geldi ve bundan sonra da Pg Online’da düzenli olarak sergiler açmaya devam edeceğiz.

Sanat piyasası pandemi sonrasında nasıl bir yol izleyecek? Toparlanmak için hangi stratejilere başvuracak?

Yavaş yavaş normal hayata dönmeye başladığımız bugünlerde müzeler ve galeriler, yeni saat düzenlemeleri ile kapılarını ziyarete açmaya başladı. Pg Art Gallery olarak biz de belirli kısıtlamalar dahilinde tekrar sanatseverlerle buluşmayı, diğer yandan da dijital platformlardaki etkinliklerimizi sürdürmeyi hedefliyoruz. “Yeni normal” diye tabir ettiğimiz düzenin, “hibrit” bir yapı olduğunun farkına varmalı ve stratejilerimizi ona göre planlamalıyız.

Pandemiden en çok etkilenenler bağımsız sanatçı ve kurumlar diyebilir miyiz? Normalleşme sürecinde onların izlemesi gereken yol nedir sizce?

Genç ve bağımsız sanatçılara alan açmanın ve görünürlüklerini arttırmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Bu misyonla hareket ederek bir yıl arayla Pg Pop Up ve Pg Basement’ı hayata geçirdik. Burada pek çok bağımsız sanatçının çalışmalarını sanatseverlerle buluşturduk, ilk kez koleksiyona dahil oluşlarına şahit olduk, sevinçlerini paylaştık. 100’den fazla sanatçının çalışmalarından oluşan geniş bir seçki sunduğumuz ve gelirin sadece sanatçılar ve TOG Vakfı tarafından paylaşıldığı iki etkinliğe ev sahipliği yaptık. Pandemi sürecinde ise galeri ekibinin radarına takılan bağımsız sanatçılardan bir seçkiyi koleksiyonerlerle paylaştık. Yeni sergi mekanımız Pg Online’da da temsil ettiğimiz sanatçıların yanı sıra genç sanatçılara da yer vermeyi düşünüyoruz. Bağımsız sanatçılar ve kurumlar da hem erişilebilirlik hem de ekonomik olarak daha makul olduğundan online sergileme biçimlerine ağırlık vermeliler. Sosyal medya hesaplarını oldukça aktif bir şekilde kullanıp üretimlerini göstermeye devam etmeliler.

Pandemi döneminde fuarlarla ilgili farklı gelişmeler oldu. Örneğin, bazı fuarların çevrimiçi alanda eser sergilediklerini ve aktif duruma geldiklerini gördük. Fuarların gelişimiyle ilgili düşünceleriniz neler? Müzeler, galeriler açısından fuarların çevrimiçi alanda aktif duruma gelmesi nasıl bir etki yaratır?

Okuduğum yorumlara göre pek çok galeri, bu yıl gerçekleşen çevirimiçi fuar deneyiminden, geleneksel fuar tecrübesiyle karşılaştırdığında memnun kalmamış. Ancak çok kısa sürede ve hiç hazır değilken yepyeni bir düzen değişikliğine geçildiği, ekonomik ve sağlık anlamında pek çok kaygıların yaşandığı ve bunun ilk kez tecrübe edildiği düşünüldüğünde zaten muhteşem bir netice beklememek gerektiği sonucuna varabiliriz. Özellikle uluslararası fuarlar, bundan birkaç yıl sonra çevirimiçi platformlarını rayına oturtmuş, galerilere profesyonel sergileme biçimleri sunuyor olacaktır eminim. Contemporary Istanbul ile yaptığımız toplantıda da bu yıl fuarı hem fiziksel hem de çevirimiçi olarak kurguladıklarını öğrendim ve çok memnun oldum. Çünkü eğer gelişmek ve dünyaya açılmayı hedefliyorsak global olarak atılan her adımı itinayla takip etmeliyiz.

PAYLAŞ