JEAN-CHRISTOPHE BABIN İLE MODA SEKTÖRÜNDE NORMALLEŞME

19.06.2020 17:48:51

Bvlgari CEO’su Jean-Christophe Babin, lüksün yeni normallerini ve pandeminin e-ticarete yansımasını anlattı.

COVID-19 süreci, tüketicilerin lüks markalara yönelik alışkanlıklarını nasıl değiştirdi?

Pandemi, son zamanlarda lüks dünyasına dair zaten ortaya çıkmaya başlamış olan farklı yaklaşımı sadece hızlandıracak. Lüks müşterisi çok daha dikkatli davranacak. Bu noktada, iki önemli unsurun mutlaka bir araya gelmesi gerekiyor: Çekicilik, yaratıcılık, esinlenme ve ürünün sihri sayesinde yaratılan duygusal öge, sonrasında ise daha detaylı bir bakış açısı. Ham maddelerin temininde, üretimde ve ürünün perde arkasında daha fazla şeffaflığa yer verilecek, verilmeli. Yeni jenerasyonun bu konulara giderek artan bir biçimde özen göstermesi, önceki nesilleri de harekete geçirecek.

Lüks alışverişte yeni yöntemler neler? Örneğin, pandemi sonrası Çin’de Bvlgari müşterilerinin davranışlarında neler gözlemlediniz?

Bahsetmeye değer en ilginç gözlem, sokağa çıkma kısıtlamasının bitiminde Çin’deki satın alma eğiliminde baş gösteren ani artış. Uzun izolasyon süreci ve olaylarla bizzat ilişkili olunmasa dahi yaşanan sayısız can kaybının yol açtığı büyük acı, insanlarda kendilerini şımartmak ve mutlu etmek adına hediye alma isteği uyandırdı. Şimdi ise dünyanın geri kalanının reaksiyonunu göreceğiz.

İkinci dönemde Avrupa ve Türkiye için ne gibi beklentilerimiz olmalı? En son Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere, Bvlgari’nin e-ticaret ağını çok sayıda ülkeye taşıdınız. E-ticaretin gerçekten lüks markaların geleceğini yansıttığını düşünüyor musunuz? Sizce lüks mücevher ve saatleri bile internetten almak yeni normal mi kabul edilecek yoksa belli bir süre sonra tekrar butik alışverişine geri mi dönülecek?

Şimdilerde dijital ortam, hem kişinin kendini başkalarına göstermesi hem de hayatındaki özel, neşeli ve sembolik anları paylaşması açısından önemli bir iletişim aracı olduğunu her zamankinden daha fazla kanıtladı ve bir süredir dijital kanallar ile sosyal ağlar, markalar için web siteleri ve e-ticaretten daha gerekli hale geldi. Biz de gitgide artan bir biçimde dijital etkinlik, Webinar ve Masterclass’lar yaratmaya ve e-ticaret ağımızı tamamlamaya yönelmiş durumdayız. Örneğin, Bvlgari şu anda ABD, Kanada, Birleşik Krallık, İspanya, Almanya, Avustralya, Çin ve Japonya’da mevcut ve 20 Mayıs-29 Temmuz tarihleri arasında yeni online mağazalarımız sırasıyla Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri (ilk sürüm İngilizce, ikinci güncelleme Arapça), İtalya, Fransa, Kore, Meksika ve Brezilya’da hayata geçirilecek. Karantina her birimizde doğal bir reaksiyona yol açtı, bu sebeple kalabalık veya yeniden toplumsal yakınlaşma korkusunu yöneterek neden ve nasıl tekrar bir araya geleceğimizi merak ediyoruz. İki yılı aşkın bir süre önce Bvlgari, ilk olarak Çin’de, ardından da Güney Pasifik’te bire bir ticarete yönelmeye başladı. Bu sistem, müşteri danışmanlarına pazarlama aktivitelerini WhatsApp, WeChat, Line gibi anlık mesajlaşma platformları aracılığıyla uzaktan yürütme olanağı sağlıyor. Bire bir iş modeli, müşterilerin nerede bulunduklarına bakmaksızın, günden güne mağazadakine daha da çok benzeyen bir online lüks deneyimi sunuyor ve böylece e-ticaret ile müşteri arasındaki boşluğu dolduruyor. Bire bir e-ticaret, Bvlgari’nin tipik İtalyan stili ve sıcak karşılamasından hiç taviz vermeden kişisel gizlilik ve ayrıcalığı koruyan belirgin ilişkiler kurmaya odaklanıyor.

Karantina sürecinde, çoğu ülkede yaratıcılık arttı. Önümüzdeki aylarda bu yaratıcılığın devam edip büyüyeceğini mi yoksa etkisini azaltacağını mı düşünüyorsunuz?

Karantina, İkinci Dünya Savaşı sonrası ilk kez yaşanan emsalsiz anları beraberinde getirdi. Amaçlarımıza ulaşma yolunda aşırı tempolu bir yarıştaydık ve durmaya zorlandık. Ancak durmak hareketsizlik ile değil, derinlemesine düşünmeyle eş anlamlıydı ve o da her daim yaratıcılığı besleyen bir şey. İnanıyorum ki şimdi bu anlamda her zamankinden daha fazla yeniden doğuşa şahit olacağız. Yeni fikirler ve büyük bir şevkle İtalyan dehasının güzelliğini, bizi eşsiz kılan yaratıcılığımızı ve dünyadaki mükemmelliğimizi çok daha başarılı bir şekilde ortaya koyacağız.

Bvlgari, Covid-19 pandemisi boyunca araştırmalara katkıda bulunarak oldukça proaktif bir tavır sergiledi. 'Save The Children' organizasyonuna verdiği destekle sosyal sorumluluklarını ne denli ciddiye aldığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu tür toplumsal çalışmalara devam edecek misiniz, gündeminizde başka bir proje var mı?

CSR’ın lüks sektöründeki rolünün gittikçe daha çok farkına varıyoruz. Bir zamanlar tuhaf olabilecek bu kombinasyon, bugün son derece gerekli. 'Save the Children' ile 10 yılı deviren ortaklığımız sayesinde butiklerimizdeki özel gümüş koleksiyonumuzu satarak 90 milyon doların üzerinde kaynak topladık. Halihazırda 34’ten fazla ülkede faaliyet gösteriyor ve hem acil durumlarda hem de çocuk eğitimi alanında desteğimizi hissettirmeyi çok önemsiyoruz. Fakat diğer yandan, Bvlgari’nin DNA’sı Roma şehrine ve sanata çok yakın bir yapıda. İspanyol Merdivenleri’nden Caracalla Hamamı’nın mozaiklerine kadar birçok büyük restorasyon projesinin tamamlanması veya Roma’daki Modern Sanatlar Müzesi ile birlikte bize sanat dünyasındaki genç yeteneklere destek ve fırsat verme ayrıcalığını sunan MAXXI BVLGARI Prize’ı yaratmamızın nedeni de bu. Covid-19 gibi olağanüstü hallerde, üzerimize düşeni yapmak adına sürecin başından itibaren aktif olduk. Önceleri, sadece Asya kıtası ile sınırlı kalacak gibi görünen virüsle baş edebilmeleri için Çinli dostlarımıza, virüs pandemiye dönüşüp bütün dünyaya yayıldığında ise daha geniş çapta yardımda bulunduk. Araştırma ekibinin aşı geliştirme çalışmalarını hızlandırması amacıyla Roma’daki Spallanzani Hastanesi’ne yüksek çözünürlüklü mikroskop bağışladık. Nitekim usta eller ve parlak zihinler, 48 saatten kısa bir zamanda virüsü izole ettiler. Akabinde, tarihi koku partnerimiz ICR ile el dezenfektanı üretmeye başladık. Günde yaklaşık 20.000 adet üretimle İtalya, İsviçre ve Birleşik Krallık’taki hastanelere katkı sağladık. Şimdilerde de üzerimize düşeni yapmayı sürdürmemize imkan tanıyacak ve önümüzdeki günlerde açıklayacağımız bir başka önemli proje üzerinde çalışıyoruz.

 

PAYLAŞ