EMİNE TİMUR İLE BİR ARAYA GELDİK

14.11.2018 17:26:59

Dünyada giderek yükselen lüks konut segmentine Kandilli, Yalıkavak ve Gölköy başta olmak üzere hayata geçirdiği farklı gayrimenkul projeleriyle yeni bir soluk getiren Nef, sosyal sorumluluk alanında da adından söz ettirmeye devam ediyor.

Fotoğraf: Avşar Gülener

“Varlığımızın en önemli anlamı, hayattan aldığımızı, hayata geri vermek. Yaptığımız her şeyin, yaşadığımız dünya ve diğer insanlara fayda sağlaması, kalıcı bir iyilik yaratması gerektiğine inanıyoruz.” Bu sözler Nef Yönetim Kurulu Üyesi Emine Timur’a ait. Timur ile bir araya geldik ve Nef’in sekiz yıl gibi kısa bir süredeki hızlı yükseliş ve başarı hikayesini, Nef Brentford London heyecanını ve merak edilen birçok detayı konuştuk.


Nef Reserve Gölköy ve Nef Reserve Yalıkavak projelerini yürüten biri olarak Bodrum sizin için ne ifade ediyor?
Tarih, kültür, sağlık turizmi açısından ülkemiz bir cennet. Bodrum’a gelince, doğası, tarihi zenginlikleri, kendine özgü doğal güzellikleri ve turizm cenneti olması açısından eşsiz güzellikteki şehirlerimizden birisi ve burada proje geliştirmek bizim için ayrı keyif. Bodrum, açıklanan son 170 bin nüfusu ile Muğla’nın en hızlı büyüyen ilçesi konumunda. Tatil dönemlerinde bu rakam 1 milyona yaklaşıyor. Giderek artan bir konut ihtiyacı var. Ama tabii ki bölgenin dinamiklerine ve ihtiyaca yönelik proje geliştirmek özellikle böyle lokasyonlarda çok daha önemli. Burada geliştirdiğimiz ilk proje olan Nef Reserve Yalıkavak konumu itibariyle yarımadanın kuzeybatısında, yıllar içinde gelişen statüsüyle şimdi kendi merkezi olan ve Bodrum’un en güzel beldelerinden birinde yer alıyor. Gölköy ise Bodrum’un yine eşsiz koylarından birinde hemen Cennet Koyu’na komşu durumda yer alıyor. İki proje de mavi ve yeşilin uyumu ve Reserve segmentine özgü inceliklerle tasarlandı. İki projemizde de doğayla iç içe bir yaşam sürülmesini hayal ettik.

Eminim her bir proje sizin için özeldir ama içlerinde biraz daha ağır basan var mı?
Özellikle Nef Reserve Gölköy, Reserve segmentinde bize en çok heyecan veren projemiz. Nef Reserve Gölköy dünyaca ünlü mimar Emre Arolat imzalı. Her villanın kendi iskelesi ve kabanası bulunan, her katta deniz manzarası olan özel bir proje. Denize sıfır yaklaşık 50 bin metrekarelik arazide 38 villadan oluşuyor. Nef Reserve Gölköy ile bir gayrimenkul projesinin nasıl doğa dostu olabileceğini göstermek istedik. Proje alanında bulunan 136 çam ağacının tamamını koruma altına aldık. 200 zeytin ağacının ise yerini değiştirdik. Baktığımızda bu bizim Nef olarak yaptığımız en küçük proje ve toplam 17 bin metrekare inşaat alanı var. Aslında bu tür lokasyon ve doğa avantajı olan projeleri geliştirmek nadiren mümkün olabileceği için buraya da bir değer kattığımızı düşünerek mutlu oluyoruz. Hemen deniz kenarında, her evin eşsiz manzarası eşliğinde ve topoğrafyaya uygun bu projeyi hazırlarken, günün hangi saatinde ışık aldığı, evin içinden geçen zeytin ya da karaçam ağacının ortamdaki etkisi ve hatta dış cephe ile bütünleşen cam alanların ne kadar yansıma yaptığına kadar teknik, estetik, fonksiyonellik ve sürdürülebilirlik anlamında titizlikle çalıştık. Özellikle Nef Reserve Gölköy’ün örnek daire dekorasyonu da benim için çok heyecan verici oldu. Tasarım sürecini ilginç kılan eskileri hatırlatan uzun soluklu kıymetli parçalarla günümüzün dinamiğini taşıyan parçaları bir arada kullanmak oldu. Olabildiğince ferah, huzur veren, doğaya fazlaca rol verilen ve göze batmayan bir stil yakalamak istedik. Sadelik ve gösteriş arasında kurduğumuz bağ ile ortaya keyifli görüntüler çıktığına inanıyoruz. Her odanın kendine ait farklı bir stili olmasına özen gösterdik ve her mekanda çarpıcı öğeler kullanarak, kendine özgü, stil sahibi ve sıra dışı bir çizgi yakalamak istedik. 

İsim olarak neden Nef?
Varlığımızın en önemli anlamı, hayattan aldığımızı, hayata geri vermek. Yaptığımız her şeyin, yaşadığımız dünya ve diğer insanlara fayda sağlaması, kalıcı bir iyilik yaratması gerektiğine inanıyoruz. Nef’in hikayesini size özetlemem gerekiyorsa tek bir cümle yeterli olacaktır: “Hayattan aldığımızı, aşkla hayata geri verme çabası”

Lansmanlarınızda farklı konseptler yaratmaya özen gösteriyorsunuz. Yakın zamanda yeni projeler var mı?
Ülkemizde konut pazarı ihtiyacı devam ediyor. İstanbul’da ve diğer şehirlerde lanse etmeyi beklediğimiz tasarım ve geliştirme süreçleri devam eden projelerimiz var ve bunun dışında bugünlerde Nef Global çatısı altında Nef Brentford London için yoğun şekilde çalışıyoruz. Londra, dünyanın en önemli metropollerinden biri. Biz de Londra’nın finans merkezi olarak konumlandırabileceğimiz Brentford bölgesinde geçtiğimiz günlerde lanse ettiğimiz bir proje tasarladık. Projenin etrafında 25 binden fazla beyaz yakalı yaşıyor. Heathrow Havaalanı’na araçla sadece 15 dakika mesafede, şehir merkezine, Knightsbridge, Piccadily Circus istasyonlarına ise 20-25 dakika mesafede bulunuyor. Nef’in tescilli ürünü Fold home konseptini de bu coğrafyaya taşıyarak marka ve konsept ihracatı yapacağız diyebilirim. Ayrıca burada bizi heyecanlandıran bir başka konu da tasarım mobilya, konsept ve ürünlerimizin bu projeyle ilk kez dünyaya açılması. 2019’da lanse edilecek ve şimdiden çok fazla talep gören Nef Reserve Bebeköy de yine dört gözle beklenen bir proje. Konumuyla, tarihi dokusuyla ve kentli kimliğiyle diğer Nef projelerinden ayrışıyor. Boğaz’ın sırtlarında herkesin yaşamak isteyebileceği ve benim de heyecanla çalıştığım başka bir projemiz…

Nef Yalıkavak, Gölköy, Bebeköy ve Kandilli gibi projelerinizin ortak bir dili olduğunu düşünüyor musunuz?
Sekiz yıldır başarıyla devam eden marka hikayemize yepyeni bir alt marka ve bakış açısıyla yön vermeye başladık. Dünyada giderek yükselen lüks konut segmentine farklı bir soluk getiren ve daha önce ‘’Luxury Living’’ kod adı ile konumlandırdığımız projelerimize özel bir kurumsal kimlik çalışması hazırladık ve bu segmentteki tüm projelerimizi ‘Nef Reserve’ çatısı altında topladık. Kandilli, Yalıkavak, Gölköy ve Bebeköy projelerimiz bu çatı altında ortak bir dile sahip. Uzun çalışmalar sonucu hazırladığımız bu yeni bakış açısı için Londra, New York, Singapur ve Dubai’de ofisleri bulunan, dünyaca ünlü markaların kreatif ajansı olan Latitude ile çalıştık. Latitude, Armani Hotels & Resorts, The Ritz Carlton, Four Seasons Hotels and Resorts, Kempinski Hotels & Resorts, Goldman Sachs gibi dünyaca ünlü markalara hizmet veriyor. Sunduğu yaşam tarzı, hedef kitle, içerik, tasarım dili ve malzeme seçimi ile bu projelerimiz diğer şehir merkezindeki city living projelerimizden ayrışıyor. Hatta her tür iletişim ve pazarlama faaliyetinde konumlandırma olarak özellikle ayrışan bir dil kullanıyoruz.

2010 yılından bu yana hızlı bir yükseliş sağladınız. Başarılı ve hızlı bir şekilde büyümenin sırlarını bizimle paylaşır mısınız?
Nef, topluma ve insana değer katmak amacıyla yola çıktı. Bu çerçevede, işimizi yaparken duyguyu temel aldık ve bugüne kadar yaptıklarımızla sektöre yepyeni bir bakış açısı getirdik. İnşaatta uluslararası marka yaratmak, ürünü ve modeli ölçeklenebilir kılmak ve klasik mülkiyet anlayışını yeniden sorgulamak gibi inandığımız temel kavramlar üzerinde yoğunlaştık. Bugün yaşadığımız evler, alıştığımız evlerden farklı ve bu ürün de gün geçtikçe gelişmeye devam edecek. Bugün makinelerin birbiri ile iletişim içinde olduğu ‘akıllı’ evlerden bahsediyoruz. Teknoloji ile iç içe geçen, dışarıdaki havaya göre kendi kendini ısıtıp soğutan, ışığını ayarlayan, enerjisini verimli şekilde kullanan, depremi önceden haber veren evlerden bahsediyoruz. Aslında bu büyük değişimler yaşanırken, değişmediğine inandığımız bir şey de Nef olarak her zaman duyguya ve hislere hitap etmemiz ve yaşam alanlarının demokratikleşmesine inancımızla herkesin bu konuda hayallerine ulaşmasını sağlamayı amaçlamamız. Bu yüzden tüketici bizi seviyor. Ve bu ilişki temelde aşk ve saygı ekseninde odaklanıyor. Kurulduğumuz 2010’dan bu yana ‘hayattan aldığını hayata verme’ sorumluluğu ile sosyal, kültürel, çevresel ve ekonomik fayda sağlamayı hedefliyoruz. Aralarında fold home / fold office konseptlerinin de olduğu 18 patent ve faydalı ürüne sahibiz. Sadece beş yılda 25 proje hayata geçirdik. Bugün projelerimizin yüzde 77’sini 90 gün içinde satıyoruz. Gayrimenkul sektöründe en fazla satış yapan marka olmanın ötesinde sektöre de yeni bir soluk kazandırmak için satıştan pazarlamaya bütün katma değer zincirini yeniden tasarlıyoruz. Dünyanın en iyi 10 mimarlık firmasından dördü ile aynı anda çalışan sayılı gayrimenkul firmasından biriyiz. Bu süreçte aldığımız ulusal ve uluslararası 50’nin üzerinde ödül de bizi motive ediyor.

Sosyal sorumluluk projelerine olan hassasiyetinizi bilen biri olarak bugüne kadar gerçekleştirdiğiniz çalışmaları bizimle paylaşır mısınız?
Yaptığımız her şeyin, yaşadığımız dünya ve diğer insanlara fayda sağlaması, kalıcı bir iyilik yaratması gerektiğine inanıyoruz. Bugüne kadar çocuklar, kadınlar, yaşlılar, engelliler ve ihtiyaç sahibi aileler için pek çok proje hayata geçirdik. Dağıtılabilir kârımızın yüzde 51’ini sosyal sorumluluk projelerine ayırıyoruz. 
Bu anlamda Nef Vakfı çatısı altında; ihtiyaç sahibi ve başarılı üniversite öğrencilerimize burs desteği sağlıyoruz, şehit ve gazi çocukları için özel kapsamlı burs programları yürütüyoruz. Çeşitli sebeplerden dolayı devlet korumasına alınmış, 18 yaşından sonra kendi imkanlarıyla hayata devam etmesi gereken öğrencilere destek veriyoruz, Bakanlık ve sosyal hizmetler birimleri ile birlikte yürüttüğümüz çalışmalarla ihtiyaç sahibi oldukları tespit edilen ailelere düzenli destek sağlıyoruz, Afrika’nın Senegal ve Gambiya’nın köylerinde 700 öğrencinin eğitim alabileceği okul yaptık. Kadınlara iş istihdamı oluşturacak “Kadın Bahçesi” projesini ve Güneş Enerjili Sulama Sistemi projesini hayata geçirdik, eve dönüş projemiz ile koruma altına alınan, ailesinden uzakta yaşayan çocukların ailelerine verilen destek ile tekrar eve dönmelerine aracı oluyoruz. Seçtiğimiz pilot bölgelerde evleri yaşanamaz durumda olan kişilerin evlerini yenileme çalışmaları yürütüyoruz. Öğretmen Akademisi ile öğretmenlerimizin gelişimi için iş birlikleri oluşturuyoruz. Kişisel ve mesleki gelişimlerini destekleyici eğitim programları ile destek oluyoruz.

PAYLAŞ