CAMDAN HAYALLER

26.12.2019 09:02:00

Cam sanatçısı Felekşan Onar, 2020’yi Victoria & Albert Müzesi’nde de sergilenen ünlü 'Perched' koleksiyonunda yer alan kuşlarla donattığı bir sofrada karşılıyor.

Lara [email protected] / Fotoğraflar: Fevzi ONDU 

Kendimi bildim bileli cam ve camdan objeler severim. Çocukken cam boncuklar ile resim yaparmışım. Sonra lise yıllarında cam boyamayı öğrendim ve ondan sonra cam hep hayatımda oldu” diyen Felekşan Onar’ın yılbaşı sofrasında da elbette cam objeler başroldeydi.

Yılbaşını nerede, nasıl, kimlerle geçiriyorsunuz?
Bu sene evimizde yakın arkadaşlarımız ve kızlarımızla olacağız. Kızlarım New York’tan yılbaşı için eve dönüyor. Onların da keyif alacağı bir yemek hazırlayacağım.

Bu sofra için nereden yola çıktınız, nasıl bir masa kurdunuz? 
İnsanın dalıp gideceği, masalsı bir etki olsun istedim. Bu amaçla ‘Bliss’ çanaklarım ve ‘Perched’ kuşlarım ile adeta bir kış bahçesi yaratmayı hedefledim. Çanakların içinde dans eden su ve yapraklar yansıyarak gölgeleri ile dekora destek verdiler. Kuşlar da sanki onların dansını seyrediyor.

2020 için hazırladığınız yeni koleksiyonu sizden dinleyelim.
Yeni yıla yaklaşılırken, Fy-shan Glass Studio tarafından çalışma alanlarının dekorasyonunda kullanılmak üzere kutu ve puro küllüğünü farklı bir bakış açısı ile tasarladım. Ayrıca güç ve liderlik sembolü aslan, Fy-shan Glass Studio’nun en beğenilen koleksiyonlarından ‘Animal Kingdom’ içindeki yerini aldı. Murano üfleme teknikleri kullanılarak üretilen cam kutu, her kutuya özel olarak elle üretilen ahşap kapaklarla bir bütünlük oluşturdu. Puro küllüklerinde ise tasarıma ek olarak işlevsellik ön plana çıkıyor. Puro aksesuarları arasında yer alan kesici gibi aletlerin de yer bulacağı sıra dışı bir tabla tasarımını yapıp, siyah, alabaster, mor, vizon ve lacivert gibi tok renklerde üretimini yaptık. Aform vazoların ise tamamı özgün ve her biri birbirinden farklı yapılarıyla özel davetlerde dikkat çekici bir detay olarak öne çıkacağını düşünüyorum. Şıklığın yanında mekân tasarımlarına uygun boyutlarda üretilen vazolar, sadece birer adet ve her biri özel olarak üretildi. Bu koleksiyona ‘Glassy Treasures’ adını verdim.

Bir masada asla olmamasını gerektiğini düşündüğünüz bir şey var mı?
Asla olmaması olarak değil ama oturan kişilerin birbirleri ile göz temasını kesecek yükseklikte objelerin masada kullanılması bence yanlış. Masa sonuçta ahbaplık paylaşılması için birlikte oturulan bir yer. Böyle olunca dekor, ışık ve sesin de bunu mutlak desteklemesi gerekir.

Hayal kurmak serbest olsaydı... Yılbaşını, nerede, nasıl, kimlerle geçirmek isterdiniz? 
“Downtown Abbey”de olmak isterdim! Carson’ın gözetiminde kurulan sofralarda, Mary’nin kıyafetleri ve büyükannenin müthiş esprileri ile şekil alan sohbetin içinde bir yılbaşı geçirmek isterdim.

RÖPORTAJIN TAMAMI BU HAFTA ALEM'DE.

PAYLAŞ