ALEM TALKS! EDA KOSİF & CEYLAN YENİACUN ŞİMŞEK

13.07.2020 15:03:18

Eda Kosif ile ÇABA Derneği başkanlığından anneliğe kadar hakkında merak edilenleri konuştuk.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

@edakosif ile kapak çekimimizin hikayesini ve @cabadernegi faaliyetlerini konuştuk 💕 #alemtalks #gundem #canliyayin #etkinlik #cabadernegi

ALEM dergisi (@alemdergisi)'in paylaştığı bir gönderi ()

Ceylan Yeniacun Şimşek: Çok keyifli bir kapak çekimi gerçekleştirdik sayende. Benim için çok kıymetliydi çünkü karantina sonrası ilk çekimimdi. Sen neler söylemek istersin?

Eda Kosif: Benim için de muhteşem bir çekim oldu. Fotoğraflar o kadar güzel ki, ALEM Dergisi ile yatıp onunla kalkıyorum. İşin ehliyle, profesyonelleriyle birlikte iş yaptığın zaman o işin kötü olabilme ihtimali yok zaten. Bu çekim de böyle bir iş oldu, çok teşekkür ederim. Derneğimizi anlatma fırsatım oldu, kendi yaptıklarımı da küçük de olsa anlattım.

C.Y.Ş: Çekime geldiğin andan itibaren pozitifliğin hepimize yansıdı. Biz ekipçe çok rahatladık. Hep böyle misin Eda?

E.K: Genelde böyleyim. Demoralize olmadığım, dibe çekilmediğim sürece böyleyim. Hepimizin hayatında olumsuzluklar var, hepimiz zaman zaman bazı sınavlardan geçiyoruz ama ben hayata her zaman pozitif bakmaktan yanayım. Hatta bu konuda biraz da etrafımdaki insanların bana bu ışığı vermelerini beklerim çünkü karşılıklı bir alışveriş olduğunu düşünüyorum. Çok negatif yapıda biriyle oturduğunuz zaman ister istemez sizin de enerjinizi çekiyor. Böyle ortamlardan biraz kaçıyorum aslında. Şükürler olsun ki kendi çevrem, ailem, arkadaşlarım da benim gibiler. O yüzden de pozitif yapımı koruyabiliyorum.

C.Y.Ş: Pandemi sürecinde ailece neler yaptınız, bahseder misin?

E.K: Pandemi sürecinin ilk zamanlarında aslında herkes gibiydik. Çok zor bir süreçti, önünü göremiyorsun, ne olacağını bilemiyorsun, kimsenin adlandıramadığı bir durum var. Kaygılandık, çocuklarımız da etkilendi onlara konuşma yapma ihtiyacı duyduk. Belirli bir zaman sonra her şeye alışılabildiği gibi biz de bu sürece alıştık. Sosyal mesafemizi koruduk, maskemizi taktık, yapılması gerekenleri yaptık. Elimizden geldiğince hayata geri dönmeye çalıştık, şu anda devam ediyoruz zaten. Evin içerisinde üç çocukla çok kolay olmadı, tabii ki. Boyamalar, resimler, seramikler derken yapmadığımız aktivite kalmadı. Çocuklarım evimize uzak mesafede bir okulda okudukları için güne çok erken başlıyorlar, normal zamanda hafta içi onlarla aynı masada oturup yemek yiyemiyoruz. Bu süreçte ise hep aynı masayı paylaştık, bizim için çok güzel oldu. Aslında aynı masayı paylaşmanın önemini hep söylüyoruz. Biz bunu genelde hafta sonları yaparız ama biz bu süreçte bunu da yakaladık, keyfini çıkartmaya baktık. Dört duvar arasında kaldık ama en azından biz birbirimizin kıymetini bilelim, özlemimizi giderelim dedik ve bu şekilde devam ettik.

C.Y.Ş: Üç çocukla hayatını nasıl programlıyorsun? Onlara karşı kendini yetersiz hissettiğin durumlar oluyor mu, merak ediyorum.

E.K: Yetersiz olduğumu çok düşünmüyorum. Onlarla vakit geçirmekten, oturup sohbet etmekten çok keyif alıyorum. Aramızda anne-çocuk ilişkisi var ama bunun yanı sıra hafif bir arkadaşlık ilişkisi de var. Onların gözünde, “Yanlış yapmamalıyım, ama yanlış yaptığım zaman benim yanımda olur, uyarırken aynı zamanda sıkıntılardan kurtarır, benim mutluluğumla mutlu olur” diyebilecekleri bir insan olabiliyorsam ne mutlu. Herkes kendi sorumluluklarını yerine getirmeli bu hayatta. Onların da kendi sorumlulukları var, ben bu duyguyu aşılamaya çalışıyorum çocuklarıma. Kendi sorumluluklarını yerine getirdikleri sürece biz birbirimize yeteriz. Onlar da bana çok düşkünler, birbirimizle vakit geçirmekten çok keyif alıyoruz, yetebildiğimi düşünüyorum.

C.Y.Ş: Birçoğumuz seni ÇABA Derneği’nin başkanı olarak biliyoruz ama onun dışında da bir  iş hayatın var, bilmeyenler için  biraz bahseder misin?

 E.K: Evet, çoğu kişi bilmiyor aslında Instagram’dan da paylaşmıyorum. Benim, dedemden gelen sonra rahmetli babama ardından abim ve bana miras kalan bir halı işimiz var. Doğma büyüme Ispartalıyım, halıların içerisinde büyüdüm. Küçüklüğümüzde halı dokurduk, çok keyifle yapardık. Daha sonrasında üniversite dönemimde halı mağazam vardı, babam benim için böyle bir girişimde bulunmuştu. Biraz kendi ayaklarımın üzerinde durmam, sorumluluk almam biraz da hayatın negatif taraflarını tanımam içindi. Sonrasında bir süre babamla çalıştım ardından evlendim, evlendikten sonra arka arkaya doğum yaptım. O dönem evde çocuklarımla ilgilendim, işe ara verdim. Sonrasında babamın hastalığı ve onu kaybetme sürecini yaşadık. Babamın benden tek istediği şuydu, “Eda sen çalışacaksın, kendi ayakların üzerinde duracaksın, bir birey olarak yapman gereken sorumluluğu yerine getireceksin.” O yüzden vefat etmeden önce babama, “Babacım ben tekrar işe geri dönüyorum, çalışacağım merak etme” dedim. O gün bugündür halı sektöründe projeler yapıyoruz. Aynı zamanda duvar kağıdı işimiz de var. Aslı Şen ile de “Loox Gifts” adında ortak bir şirketimiz var. Gözlük, aksesuar, takı ve saat saklama kutuları yapıyoruz. Dijitale atıldığımız şu dönemde, gelecek dijitalde diyerek ilerisi için de güzel projelerim var. Onları da yakın zamanda paylaşacağım.

PAYLAŞ