MODERN HİKAYELER

16.10.2019 14:16:43

KNITTS markasının kurucusu ve kreatif direktörü Duygu Boz, bir dünya markası yaratma konusunda emin adımlarla ilerliyor. Boz ile sanatla beslenen markasının bugünü ve geleceği üzerine konuştuk.

Lara MUTLU - [email protected] / Fotoğraflar Fevzi ONDU

 

KNITTS’i kuralı dört yıl oldu. Markamın DNA’sı çok net; ben markaların DNA’sının değişime açık olduğunu düşünmüyorum. Değişen ve gelişen, güncellenen koleksiyonlar. Her sezon, anlatacak yeni bir hikayemiz var” diyen Duygu Boz ile Akmerkez’deki mağazasında bir araya geldik.

 

KNITSS’in Instagram hesabında sanat ağırlıklı paylaşımlar dikkat çekiyor. Moda ve sanatı aynı potada nasıl eritiyorsunuz?

Sanatın tüm dalları geçmişte de günümüzde de modaya ilham olmuş; olmaya da devam edecek. KNITSS’i tanımlarken ‘’Contemporary knitwear’’ diyoruz. Markanın dünyası modern sanattan beslenen renkli, dinamik bir dünya. Dolayısıyla o dünyaya referans olabilecek görselleri sosyal medyada paylaşıyoruz.

 

Nasıl bir tasarım anlayışınız var? Tasarım konusunda en önemsediğiniz şey nedir?

Bana göre iyi tasarım hem giyilebilen, hem de gardırobunuzda yıllarca eskimeden zevkle kullanabileceğiniz parçalardır. Tasarım anlayışımda, o sezon işlediğim hikâyeyi zamansız parçalarla güçlü bir şekilde yansıtmak yatıyor. En önemsediğim şey, sezonun ilham kaynaklarını bir araya toplayarak oluşturmak istediğim dünyayı hayal edebilmek. Her şey hayal etmekle başlıyor. Tasarım benim için bu hayali gerçeğe dönüştürmekle geçen süreç. Her sezonun hikayesini bir film gibi kurguluyorum ve bundan çok zevk alıyorum. Belki de geçmişte sinema okumuş olmamın bu duruma etkisi büyük.

 

 

Koleksiyonda neler ön plana çıkıyor?

KNITSS’in “California Dreaming’’ adlı bu koleksiyonu, beni en çok heyecanlandıran sezon oldu. Çünkü tam bir dönem koleksiyonu. Benim için 70’ler çok özel. O yıllarda yaşayan kadınların saçının, duruşunun, giyim şeklinin net bir
dili var. Bu koleksiyona yön veren, o özgür ruhlu kadınların hayatı yaşayış şekilleri. En kaliteli İtalyan iplikleri ile hazırlanan tasarımlar, çekici ve güçlü bir stili temsil ediyor.

 

Nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz?

 

Koleksiyonun çıkış noktası 70’ler. Dolayısıyla nostaljik bir tavırla, feminizm, pop kültürü ve festival enerjisini bir araya getirerek oluşturmaya başladım. Kullandığımız renkler ve oluşturduğumuz desenlerle yapılan ‘swatch’ ve örgü denemeleri, tasarım aşamasının önemli noktalarını oluşturdu. Triko tasarımı iplikle başladığından her zaman çok daha sürprizli bir süreç. Çizilen tasarımların ‘proto’ya dönüştürülüp ele alınması heyecanlı bir çalışma. Bu koleksiyonda en keyif aldığım süreçlerden biri de Paris’te  tamamen 70’ler döneminin izlerini taşıyan özel bir evde yaptığımız kampanya ve video çekimi oldu. Tüm ekip müthiş bir performansla çalıştık. Ortaya içimize çok sinen bir koleksiyon ve görüntüler çıktı.

 

RÖPORTAJIN TAMAMI BU HAFTA ALEM'DE.

PAYLAŞ