BAŞAK CANKEŞ İLE MODA VE SANAT ÜZERİNE

17.10.2018 17:40:32

Bashaques’ markasının yaratıcısı Başak Cankeş, modayı ve sanatı nasıl aynı potada erittiğini anlatıyor ve bizleri Nişantaşı’ndaki yeni heyecanına ortak olmaya davet ediyor.

Lara MUTLU - [email protected] / Fotoğraflar: Pınar GEDİKÖZER

Her koleksiyonuma önce sanat eserini tasarlayarak ve koleksiyonu hangi zanaat ile birleştireceğimi düşünerek başlıyorum” diyen Başak Cankeş ekliyor, “Sanırım sanatçı yönüm tasarımcılığa ağır basıyor.” Cankeş ile tüm bu sanat ve moda macerasını konuştuk.


Tasarım maceranız ne zaman, nasıl başladı?
Dört yaşında babamla evde A4 kağıtlarını, dokuz parçaya bölüp ertesi gün anaokuluna götürürdüm. Herkese boya verip resim yaptırır; sonra da onları eve getirirdim. Yedi yaşlarında kırmızı elbiseler çizerek erken başlayan kariyerime devam ettim. Sonra bir doğum günümde arkadaşım bana Başak Cankeş yazan damga aldı ve onu kurdele parçalarına basıp etiket yapmaya çalışırdım. Küçüklüğümden beri başka bir meslek hayal etmedim sanırım. Bir ara sadece balerin olmak çok aklımı çelmişti.

Hazırladığınız ilk koleksiyonu hatırlıyor musunuz? Yıl kaçtı? Nasıl bir koleksiyondu?
İlk koleksiyonum üniversitede okurken son sınıftaki mezuniyet projesiydi. Altı parçaydı. Ömer Hayyam’ın mezarındaki çinilerden esinlenmiştim. Her parçayı kendimiz dikmek zorundaydık dolayısıyla bir dönem boyunca gece üçlere kadar uğraşmıştım. Tüm elbiseleri fırça ile daha sonrasında boyadığımı hatırlıyorum. 2010 yılıydı. Sonra da bölüm ikincisi olarak mezun oldum. 

Bugüne kadar toplam kaç koleksiyon hazırladınız?
Üniversiteyi ve gömlek markamızı saymazsam Bashaques’ için yedinci koleksiyonumdayım. 

Tasarım motto’nuz nedir?
“Bundan 10 yıl sonra bile giyilse eskimeyecek bir parça yapmak bir tasarımcının en güçlü silahıdır” ve diğeri de “Bir tabloya bakarken nasıl bir haz alıyorsanız kıyafetlere bakarken de aynı hazzı almalısınız.”
 

Tasarımcılık yolunda öğrendiğiniz en önemli şey ne oldu?
Gerçek amacınız para kazanmak değil bir şeyler yaratabilmek ve yeniliğin peşinden koşmak ise ardınızdan yardıma bir ordu gelir.
 

Gelelim yeni mekana... Nasıl bir yer burası?
Temmuz ayının ortalarında Nisantaschi markasının sahibi sevgili Ömer Seval ile görüşmemizin ardından mağazaya kadın koleksiyonu sokmak istediğini ve Bashaques’ı mağazasına çok yakıştırdığını söyledi. Ben de mağazayı zaten biliyordum ve böylece birlikte mağazanın yarısını Bashaques’ olarak yeniden tasarladık. Burası Bashaques’ın tüm koleksiyonlarındaki desenlerden ürünleri bulabileceğiniz, yapılan giyilebilir sanat şovlarını ekranlardan izleyebileceğiniz, retrospektif bir mekan olarak tasarlandı. Zaten mağazanın antikaları birçok çeşitli ürünümün arasına çok iyi oturdu. Ayrıca her koleksiyonumun ses kaydı olarak hikayesini dinleyebileceğiniz kulaklıklar ve benim mağazada olduğum zamanlarda ise müşterilerle yakından ilgilenebildiğim sıcak bir ev ortamı var.

Sizce baştan aşağıya mükemmel görünmenin sırrı nedir?
Tamamen ve gerçekten o gün hissettiğiniz gibi giyinmek ve kendin olmak...

Bir tasarımcı olarak sizin nasıl bir stiliniz var?
Vücut tipime yakışan bazı parçalar var ve onların versiyonları ile Bashaques’ parçalarını kombine ediyorum.

Asla giymem dediğiniz parçalar var mı?
Gladyatör sandalet asla giymem.


RÖPORTAJIN TAMAMI ALEM'DE.

PAYLAŞ