ALİ GÜRELİ İLE SANAT SEKTÖRÜNDE NORMALLEŞME

19.06.2020 18:40:45

Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli'den sanat dünyasında yeni normali dinliyoruz.

Normalleşme süreci ile birlikte koleksiyoner alışkanlıklarında ne gibi değişiklikler gözlemleyeceğiz? Online alımların artacağını düşünüyor musunuz?

Şu ana kadar hayal edemeyeceğimiz, hiç deneyimlemediğimiz bir durumla karşı karşıya kaldık. İlk şok dalgasında dünya genelinde sanat piyasalarında % 70 oranında daralma gerçekleşti. Tüm dünyada sanki radikal bir dijital devrime tanık oluyoruz. Bu krizin ardından bazı alışkanlıklarımızın hemen olmasa da zaman içinde değişime uğrayacağını öngörebiliyorum. Bu değişimlerin bir kısmının da olumlu olacağına inanıyorum. Şu zamanlarda “online”a dönen fuarlar, müzeler ve sergilerin devam edeceğine ancak ortalık yatıştıktan sonra ertelenen birçok etkinliğin de fiziki olarak ardı ardına ve çok yoğun olarak yapılacağını düşünüyorum. Piyasa özelinde bakacak olursak, birçok galerinin, müzayede evinin online satışlar yaptığını görüyoruz. Hatta bazı fuarlar bile sadece online olarak eser gösterimine gidiyor. Sanat piyasası bir tür yavaşlamaya maruz kalmış olabilir ama tam olarak durduğuna ve duracağına da inanmıyorum. Bir şekilde herkesin ilerlemesi ve yeniden yapılanması gereken bir süreç. Sanat piyasası da farklı aktörleriyle birlikte yenilenecektir.

Pandemi sürecinden sanat piyasası nasıl etkilendi?Koleksiyoner izleğinden anlatabilir misiniz?

İzlenimlerimin ilk sırasını yukarıda sözünü ettiğim dijitalleşme alıyor. Bu süreç çok dinamik olarak seyrediyor, yeni normalin yerini sonraki normal aldı, zaman bir sonraki normallerle akar oldu. Dijital dünyanın hayatımızdaki yeri her geçen gün büyüyor, artıyorken bu süreç bir anda müthiş bir hızla herkesin yaşına, cinsiyetine, eğitimine bakmaksızın yaşamına girdi. Online alımlar da buna benzer bir şekilde gelişti. Son beş yılda gelişen bu pazarın büyümesi çok daha hızlandı, bu hızlanma ivme kazanarak artacaktır. Teknolojinin gelişmesi ile paralel ortaya çıkacak yeni ürünlerle online satın almayı hiç yapmamış koleksiyoncuların bu yöntemin içine gireceğini düşünüyorum. Ancak bu gelişmenin offline alımları azaltacağını düşünmüyorum. Online’daki büyüme pazarın büyümesi ve yayılması ile daha çok yer alacaktır. Dünyada çok daha fazla sayıda insanın, özellikle de gençlerin sanata ilgi göstereceğini izleyeceğiz. Koleksiyoncular doğal olarak bu dönemde izle-gör yaklaşımını tercih ederlerken bir kısmı da büyük alımlar yapmasalar da vazgeçemedikleri sanat eseri satın alma duygularını daha yönetilebilir rakamlar içinde kalarak devam ettirdiler.    

Pek çok sergi dijitale taşındı. Sizce dijitalleşme pandemi karşısında üretilen bir çözüm mü? Yoksa sürdürülebilirliği var mı? Pandemi sonrasında da dijital sergilerle karşılaşmayı beklemeli miyiz?

Dijital dünya fiziki dünyanın alternatifi olmaktan çok pazarın büyümesini beraberinde getiriyor. Örneğin biz Contemporary Istanbul olarak bütün bir yıl devam eden fuar, fuarlar planlıyoruz. Bu fuarların ana konusu çağdaş sanat ancak içeriği farklı sanat dalları olarak ya da bazı sanat dalları bir arada olarak gerçekleşebilecektir. Bu konuyu hem kısa hem de uzun dönem ekseninde yeniden incelemek doğru olur. Çevrimiçi etkileşimin giderek fazlalaşacağı ve kalıcı olacağını düşünüyorum. Hatta, birçok kurum yeni çevrimiçi etkileşim alanları keşfedecektir. Örneğin, artırılmış gerçeklik ve sanal uygulamalar özellikle müzelerde ve galerilerde daha çok kullanılmaya başlandı. Birçok galeri sadece online sergileri için uygulamalar ortaya çıkardı. Bunlar arasında Koenig Galeri’yi örnek verebiliriz. Yeni tecrübe ettiğimiz, alışmaya çalıştığımız ve daha önceden çok fazla kullanmadığımız çevrimiçi uygulamaların birçok farklı uygulaması hayatımıza giriyor. Durum böyle olunca, pandemi sonrasında daha çok artırılmış gerçeklik ya da sanal gerçeklik yoluyla üretilmiş eserler ve sergiler göreceğimizi düşünüyorum. Birçok büyük kurumun beş ve on yıllık planlarını yenilediğini ve bu tür uygulamaları bünyelerine aldığını görebiliyoruz.

Pandemiden en çok etkilenen gruplardan birinin bağımsız sanatçılar olduğunu göz önünde bulundurursak, gelecek alımlarınızda bağımsız sanatçıları desteklemeyi düşünür müsünüz?

En çok sanatçıların, özellikle de genç sanatçıların, hiç sergi açamamış ya da tek başına galerisi olmadan çalışan sanatçıların etkilendiğini düşünüyorum. Bu durum elbette sanat kurumlarını da etkileyecektir. Sanat kurumunun tek başına böyle bir dönemde ayakta kalması oldukça zor. Ben her zaman genç sanatı azami izleme çabası içinde oldum ve bundan sonra da olacağım. Yaşamımda sanat eseri almaya başladığım dönemde, önce yakın dostluk kurduğum, yani yaşayan sanatçılara yöneldim. Sanatçıyı sevdim ve aynı anda sanatını da sevdim ya da sanatını sevdim ve akabinde sanatçı ile tanıştım. İleriki yıllarda da bu ilişkiyi azami kurmaya çalıştım ancak giderek zorlaştı doğal olarak. Çok beğendiğim genç sanatçıların eserleri var diye kendi kendime övünürken yeni gördüğüm genç sanatçıların eserleri bende ‘neler kaçırıyorum acaba’ hissini doğuruyor.  

Contemporary İstanbul ile ilgili son gelişmeler nelerdir, merak içindeyiz? 

Devam etmekte olan Covid 19 dönemi tüm sektörleri farklı etkiledi. Yeni bir dünyada yaşamaya devam edeceğiz. Contemporary Istanbul öncelikle bu yeni dünyayı çok yakından izlemeyi seçti. Fuarların bazılarının ertelenmeleri, bazılarının da iptalleri gerçekleşti, bu devam da ediyor. Bu süreci azami başta bilgi olmak üzere iletişim ve paylaşma ile yaşadık. Contemporary Istanbul Danışma Üst Kurulu başta olmak üzere 40’a yakın sanat galerimizle ve 13 ayrı ülkede bulunan CI Ambassadors ile çeşitli toplantılar yapıldı. Netice olarak 15. Yaşında Contemporary İstanbul’u Aralık ayına almaya karar verdik. 14 ve 15 Aralık (Pazartesi ve Salı) ön izleme özel davetli günlerinden sonra 16-20 Aralık fuar günleri olarak toplam yedi gün gerçekleşecek. Sürenin uzatılmasının sebebi sağlık tedbirleri amaçlı konuk sayısının azaltılması ve ziyaretçilerimize daha fazla zaman verebilmek. Başından itibaren beraber yola çıktığımız Akbank’la daha güçlü bir şekilde ilerliyoruz. Danışma Üst Kurulu’nun Başkanlığını yürütmekte olan Suzan Sabancı Dinçer Hanım’ın yaklaşımları ile 2021 yılında başta New York olmak üzere yıl içinde çeşitli dünya kentlerinde Contemporary Istanbul’u ve tabii ki İstanbul’u öne çıkarmak için sanat ve iş dünyalarını birleştiren davetler planlamaktayız. Diğer taraftan dünyada da başlamış olan ancak Covid-19 döneminde birden çok hızlanan dijitalleşmeyi önce dünyadaki örneklerini izleyerek ve üzerinde tartışarak, daha başarılı bir çevrimiçi fuar yapmak üzere Mart ayı ortasında çalışmaya heyecanla başladık. Bu çalışma devam ediyor, planlamamız paralelinde Eylül ayında test dönemini başlatıp Ekim sonu açmayı hedefliyoruz. Netice olarak Contemporary Istanbul 15. yaşında hibrid bir modelle fiziki ve çevrimiçi olarak gerçekleşecek. Çevrimiçi fuarın 2021 yılında devamlılığı, zaman zaman farklı içerik ve sanat dallarında yer alması da planlarımızın içinde. Açıkçası içinde bulunduğumuz dönemi bir farklılık yaratma, heyecan yaratma ve Aralık ayında yabancı galerileri İstanbul’a davet etmek için bir fırsat olarak da görüyoruz. Tüm dünyada sanat pazarı kayıplara uğrarken İstanbul çok güçlü bir buluşma noktası olma gücüne sahip. Özellikle Batı sanat dünyası için rehavet ayı olan Aralık 2020’de İstanbul’da buluşmak, hem manevi hem de maddi açıdan iyi bir fırsattır diye görüyoruz.

PAYLAŞ