ALEM TALKS BY KNITSS! ASLI ŞEN & GÖZDE YÖRÜKOĞLU ERSU

19.05.2020 16:46:34

ALEM dergisi Genel Yayın Yönetmeni Gözde Yörükoğlu Ersu ve Aslı Şen, KNITSS sponsorluğunda bir araya gelerek ALEM’in Instagram hesabından keyifli bir canlı yayın sohbeti gerçekleştirdiler.

Gözde Yörükoğlu Ersu: Sen hep girişimciydin zaten, Londra’da da pazarlama okudun. 2005 yılında ‘’Bellamom’’ adında hamileler için bir perakende markası kurmuştun. Girişimciliğinin o dönemini dinlemek isterim. Nasıl başladı her şey?

Aslı Şen: Bazen iş seni buluyor, bazen sen işi buluyorsun. İlk işim ‘’Bellamom’’ hamile kıyafetleri firmasıydı. Lise arkadaşımla ortak kurduk. İhtiyaçtan yola çıkmıştık çünkü oğluma hamileyken kıyafet bulamamıştım. İkinci oğluma hamile kaldığımda, ben bu işi yapmalıyım diye düşündüm. Hem burada üretimini yaptık hem yurt dışından marka eşyalar getirdik. Ortakla iş yapmak çok zor daha sonra arkadaşlığımızın bozulmaması adına fikir ayrılıkları olduğu için bitirmeye karar verdik ticari ilişkimizi. Çok şükür şu anda ilişkimiz çok iyi.

G.Y.E: Ashley Joy’un hikayesi nasıl gelişti?

A.Ş: Ben iki hamileliğimde de 30 kilo aldım verdim. Hakikaten hamile olunca, karnında o kalp sesini duyduğun zaman içtiğin suyu sorgular hale geliyorsun. O dönem Ender Saraç’a masaja gidiyordum. Eczaneden aldığım iki markayı kullanıyordum. Benim de doğal ürünlere meraklı olduğum zamanlardı. Oradaki bitki uzmanı bana dedi ki, ‘’Bunları kullanmayın, gidin aktardan doğalını alın biz kendimiz yapalım. Onu sürelim cildinize.” Benim aktarlarla tanışma hikayem o gün başlıyor aslında.

G.Y.E: Öyle mi? Bu konularda oldukça bilgilisin gerçekten.

A.Ş: Evet, aslında bu bir süreç içerisinde gelişiyor. Hamilelikte o bilinç geliyor fakat çok önemli bir şey daha var. Marka hikayesini anlatırken, yaptığımız konuşmalarda her zaman söylüyorum. Hayatta hiçbir şey tesadüf değil. Önümüze çıkan her kişinin bir amacı var. Bazılarımız bu amacın farkına varıyoruz, bazılarımız varamıyoruz. Bu süreçte yaşadığım her şey aslında beni bir amaca götürdü. Ben bunun farkına varan şanslı insanlardanım. New York’a, kozmetik sektöründe olan bir arkadaşımın nikah şahitliğini yapmaya gitmiştim. Bu vesileyle New York’ta bir davete katıldım. Benim masama da Hintli bir bitki uzmanı düştü. Ben de hamile yağları yapıyordum o dönem çatlaklar için. Altı sene öncesinden bahsediyorum. Sonra bu Hintli uzman, Türkiye’ye arkadaşımın misafiri olarak geldi. Geleceği gün de arkadaşım beta virüsü oldu. Beni aradı, ‘’Aslı hatırlıyor musun, New York’ta senin masanda oturan adam Türkiye’ye geldi. Ben kafamı kaldıramıyorum zahmet olacak ama sen ağırlar mısın?’’ dedi. Ben tabii ki dedim. Mısır Çarşısı’na götürdüm, Karaköy’de dolaştık, Bebek Sahili’ne gittik. Gezi sonunda kaldığı otele bırakırken elime bir tane beyaz bir zarf verdi. Ben para verdiğini düşünerek kabul edemem dedim, o da bana, ‘’Bu senin tahmin ettiğin şey değil’’ dedi ve bugün Ashley Joy’un sarı etiketli yağının formülünü vermiş oldu bana.

G.Y.E: Yağın formülü sana hediye gelmiş!

A.Ş: Bu adam dünyevi işlerle ilgisi olmayan, çok enteresan birisiydi. Dedi ki hatta, ‘’Buna iyi bakarsan senin hayatını değiştirecek.” Ben o gün tam algılayamadım ama değerli bir armağan aldığımın da farkındaydım. Biz bir süre sonra Bodrum’a gittik. Ben gelen herkese bu yağı hediye ettim hatta şişenin üstüne ‘Saç bakım yağı by Aslı Şen’ yazdırdım. Hala bu işi yapmak aklımda yoktu. Üstelik hiçbir beklentim olmadan yaptım. Üreticilerimden en büyüğü Hunca Kozmetik dedi ki, ‘’Aslı biz bunu ne zaman istiyorsan yaparız.” Bu da bir vesileydi aslında bunun da farkına vardım. Daha sonra Umre’ye gittim. Orada karşıma çıkan bir hoca hiç kafamda olmamasına rağmen, ‘’Kafandaki işi döndüğünde kur’’ dedi.

G.Y.E: Orada da bir tesadüf oldu.

A.Ş: Evet, dedim ki hatta ne işi yapmak istiyorum ben. Döndüğümde bir aydınlanma oldu. Bana bir ajansa başvur, Aslı Şen’in yağını yap dediler. Ben de aldığım eğitimden yola çıkarak A'dan Z'ye doğru bir marka kurmak istedim. Beş ürünle çıktığımız yolda bugün 23 tane ürünümüz var. Şu anki  bilgimle diyorum ki nasıl o paraları vermişim. Meğerse ben paketlemeye, reklama veriyormuşum. Daha önce de kulaktan duyardım ama işin içine girince öğrendim ki kozmetikte aldığın her üründe kalite ve içeriğe bakacaksın. Ben işe girerken en pahalı ürünü de satabilirdim, ürünü alan kitle beni biliyordu ama ben böyle bir şey yapmadım. Ulaşılabilir fiyata en iyi alınabilecek ürünü yapmanın hayalini kurdum. Halen her akşam aynı hayalle uyurum. Hikayesi böyle, adım adım
önüme çıkan her insan bana bu işi yapmam için vesile olmuş. Ben herkese tavsiye ederim, önünüze çıkan fırsatı iyi değerlendirin. Bu bir eğitim fırsatı da olabilir, birine evet ya da hayır demek de olabilir. Sadece yaşadığın olayın farkında olmak gerekiyor.

G.Y.E: Şahane çok güzel bir haber vermiş oldun. Stilinle de çok beğeniliyorsun. KNITSS de sevdiğin bir marka bildiğim kadarıyla, öyle değil mi?

A.Ş: Evet, trikoları özellikle renkli parçaları çok severim. Ürünleri kaliteli üstelik Türk markası. Ben kendim de bir Türk markası olarak dünyada yer edinmeye çalışıyorum. Türk girişimcileri çok destekliyorum, ürünlerini de gerçekten çok beğeniyorum. Karantina sürecinde evde bir şıklık havası estiriyor. İlk günler sadece tayt tişörtle geçerken artık bu böyle olmayacak dedim. İnsanın kendini iyi hissetmesi lazım, aynaya baktığımda ben iyi hissetmeliyim. Böylece karşı tarafa da daha iyi davranabileyim. Üstelik renklerin insanların üstünde çok enteresan etkileri var, biraz daha renkli giyinip kendimi iyi hissediyorum. Bir de hep şunu söylüyorum, biz yeni evlenenler hep çeyiz düzeriz ya, eskiden çok güzel tabaklarımız, özel günler için çamaşırlarımız vardı. Eskiden onları saklardım. Şimdi hiçbir şeyi ertelemiyorum, kendim için giyiniyorum. En güzel çatalı, bıçağı kullanmayı ben hak ediyorum niye sadece misafire yapayım ki. Kendim iyi hissediyorum, kendim iyi hissedince daha iyi enerji saçtığımı düşünüyorum.

PAYLAŞ