MALTA'DA NEREYE GİDİLİR?

23.07.2018 13:27:14

Akdeniz coğrafyasında adeta bir nokta gibi olan Malta, stratejik bir konuma sahip. Bu yüzden tarih boyunca hem denizciler hem de korsanlar için çok önemli bir rol oynamış.

Serda BÜYÜKKOYUNCU - [email protected]
Fotoğraflar: iStock

Sicilya’nın 93 km güneyinde yer alan ülke üç bölümden oluşuyor: Malta, Gozo ve Comino Adaları. Gozo’da 30 bin civarında insan yaşarken, turistlerin el ayak çektiği kış aylarında Comino üç beş çiftçiye kalıyor. Malta, dalmayı sevenler için adeta bir cennet. Gozo ve Comino su altı güzellikleri için çok doğru seçimler. Avrupa Birliği’ne üye olan ama belli yerleri insana Kuzey Afrika’yı hatırlatan Malta, diğer Avrupa ülkelerine göre daha uygun fiyatlı. 
Malta dili Arapça ve İbranice gibi semitik kökenli ama Latin alfabesiyle yazılıyor. Arapça etkisi çok belirgin. Şehir girişlerindeki tabelalar “Merhaba” diye sizi selamlıyor. İngilizce, ikinci resmi dil olarak kullanıldığından lisan problemi yaşanmıyor. 
İ.Ö. 800’lü yıllarda Akdeniz’in çoğu yerinde olduğu gibi Malta’da da Fenikeliler bir koloni kurmuşlar. Ada, Kartaca ile Roma İmparatorluğu arasındaki savaşların ardından Romalıların eline geçmiş. Kuzey Afrika’dan gelen Arapların 1090’da adadan atılmasıyla 400 yıl süren bir Sicilya dönemi başlamış. Adanın tarihi Kanuni ile değişmiş. St. John Şövalyeleri Rodos’ta Osmanlılara yenilince, İspanyol Kralı 5. Charles adayı şövalyelere vermiş. Kira bedeli olarak da her yıl iki Malta Şahini istemiş! 
Osmanlılar şövalyelere Malta’da da huzur vermemiş, adayı kuşatmışlar ama alamamışlar. Etrafta bu “Büyük Kuşatma” ile ilgili bir sürü şey görüyorsunuz, neredeyse tarihlerindeki en önemli olay. 1565’te Kanuni’nin 180 gemi ve 30 bin denizci ile yaptığı bu kuşatmada Osmanlılara karşı zafer kazanan komutanın adı başkent Valletta’ya verilmiş. Malta’nın tarihini anlatan ve “Malta Experience” dedikleri bir gösteride Osmanlılara önemli bir yer ayrılmış! Adada 1565 adını taşıyan bira bile var. 1814’te İngiltere’nin bir parçası haline gelen ada bağımsızlığına ancak 1964’te kavuşmuş.
Akdeniz kültürünün etkisi altındaki Maltalılar koyu Katolikler, köyleri koca kiliseler süslüyor. Nüfusun %95’i bu adada doğmuş. Malta’nın başkenti Valletta ise UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor.

MALTA’NIN YILDIZLARI
VALLETTA: St. John şövalyelerinin Türkler gelir korkusuyla hızlı bir şekilde inşa ettikleri şehirde 16. yüzyıl mimarisi hala egemen. Malta hükümetinin merkezi olan ve yarımada üzerindeki bir tepede yer alan şehir, Grand Harbour (Büyük Liman) ile Marsamxett Limanları’na bakıyor.
İtalya’dan gelen feribotlar Büyük Liman’a yanaşıyor ve oradan 15 dakikalık bir tırmanışla şehre ulaşabiliyorsunuz. Şehirde görülecek çok güzel yerler var. Şövalyeler geldikleri yer ve konuştukları dile göre yedi gruba ayrılmışlar. Auberge de Castile eskiden İspanyol ve Portekizli şövalyelere aitmiş, günümüzde Başbakanlık Ofisi olarak kullanılıyor. 
Hemen yakınında bulunan Yukarı Barrakka Bahçeleri İtalyan şövalyelerininmiş, bugün ise Büyük Liman manzaralı güzel bir park. Fransa’nın Provence bölgesinden gelen şövalyelerin binası olan Auberge de Provence, Malta’nın Arkeoloji Müzesi olarak hizmet veriyor. Tarihe meraklıysanız, dünyanın en eski taş yapıları olan ve İ.Ö. 3600 ile 2500 yılları arasında yapılan megalitik tapınakları Malta ve Gozo’da görebilirsiniz. 
Aziz Yahya’ya adanmış olan St. John’s Katedrali ve Müzesi, Valletta’nın tam göbeğinde yer alıyor. İçi Barok tarzda bir mimariye sahip olan binada güzel bir dokuma koleksiyonu var. 1573’te yapılmış olan katedralde Caravaggio’nun “Vaftizci Yahya’nın Başlangıcı “ isimli eseri de var. Rodos’ta olduğu gibi bu adada da bir Grand Master’s Palace (Üstad-ı Azam Sarayı) bulunuyor. Republic (Cumhuriyet) Caddesi’ndeki yapıda bugün Cumhurbaşkanlığı Ofisi ve Parlamento var. Binanın içinde “Büyük Kuşatma”yı gösteren bir fresk de bulunuyor. 

VALLETTA CİVARI
Valletta yakınlarındaki Sliema, varlıklı adalıların oturduğu gözde bir muhit. Devamında ise turistlerin tekelinde bulunan, gece hayatının merkezleri St Julian’s ile Paceville yer alıyor. 

Kuzeye doğru devam ederseniz Bugibba, St.Paul’s Körfezi’nde bulunuyor ve uygun fiyatlı konaklama tesisleri ile restoranlara sahip. Gece hayatı da pek bir renkli. Daha ileride adadaki en güzel plajlardan biri olan ve şehir merkezinden 43 veya 48 numaralı otobüslerle ulaşabileceğiniz Mellieha var. Diğer bir gözde plaj da Paradise Bay. 
MDINA: Şövalyelerin gelip Valletta’yı kurdukları 1566’ya kadar Malta’nın merkezi Mdina olmuş. Denizden uzakta, korunaklı bir kaya parçasının üzerine inşa edilen bir kalede yer alan Mdina’nın yaklaşık 3000 yıllık bir tarihi var. Arnavut kaldırımı, dar ara sokaklar çok güzel. Tarihe sahip çıkılıp, eserler iyi korunmuş. 
Adı Arapça’dan gelen Mdina’da dolaşırken, kendinizi Marakeş gibi bir Afrika şehrinde hissederseniz şaşırmayın. Aristokrat ailelerin hala yaşadığı evlerdeki kapı kollarına özellikle dikkat edin ve güzel manzaralı kafelerden birinde içkinizi yudumlayın.

PAYLAŞ