BEYAZ PERDEDE CHANEL İMZASI

23.01.2020 11:14:22

La Cinmathque française ile iş birliği yaparak Yeni Dalga akımının önemli temsilcilerinden Jean-Luc Godard anısına "Tout Godard" adlı restrospektifi hayata geçiren Chanel’in sinemayla olan bağını mercek altına aldık.

Ayça BARUT TANMAN – [email protected]

Kırmızı halıda, beyaz perdede, kurucusuna adanan filmlerde Chanel’in sinemayla her zaman doğal bir bağı oldu. Birçok sanatçıyla yakın dost olan Gabrielle Chanel, 1930 yazında MGM Stüdyoları’nın sahibi Samuel Goldwyn ile tanıştı. Goldwyn, Chanel’den yıldızlarını moda ikonuna dönüştürmesini istedi. 1931 yılında yakın arkadaşı Misia Sert ile Amerika’ya giden Gabrielle Chanel, New York’un ardından Los Angeles’a geçti. Tren istasyonunda onu bizzat Marlene Dietrich karşıladı. Gazeteler haberi “İki kraliçe bir araya geldi” başlığıyla verdi. Kısa sürede yakın arkadaş oldular. Gloria Swanson, Erich von Stroheim, George Cukor, Claudette Colbert ve daha birçok yıldız onunla tanışmaya heveslendi. Gabrielle Chanel, seyahatini “Bugün kariyerimde yeni bir sayfa açıldı” sözleriyle tarif etse de tasarımlarını Hollywood’un gösterişli tarzıyla bağdaştıramayanların sayısı bir hayli fazlaydı. Fransız sineması ise ona kucak açtı. Michèle Morgan, “Le Quai des brumes” filmi için bir elbise sipariş verdiğinde Gabrielle Chanel’in cevabı “Böyle bir filmin elbiseye ihtiyacı yok; bir yağmurluk, bir bere, işte bu kadar!” oldu. Chanel’in tarzı Yeni Dalga akımıyla kusursuz örtüştü. Jean Seberg, uzun yıllar markanın sadık müşterilerinden oldu. 1960 yılında Alain Resnais, Chanel’den “ L’Année dernière à Marienbad”da Delphine Seyrig’i giydirmesini istedi. Sinema tarihinde ilk defa kostümler film için özel olarak dikilmedi ve markanın haute couture koleksiyonundan seçildi. Gabrielle Chanel; Jeanne Moreau, Anouk Aimée, Anna Karina, Romy Schneider, Delphine Seyrig , Katharine Hepburn, Jean Renoir, Robert Bresson ve Louis Malle ile dost oldu. Gabrielle Chanel’in emanetini uzun yıllar başarıyla sırtlanan Karl Lagerfeld de çocukluk yıllarından beri tutkun olduğu sinemanın başkahramanlarıyla derin bağlar kurdu. Francis Ford Coppola, kızı Sofia’nın Lagerfeld’in yanında staj yapmasının ardından 1989’da “New York Stories”in gençlerini Chanel’den giydirdi. Pedro Almodóvar’ın yönettiği “Tacones lejanos”da Victoria Abril, filmin başından sonuna kadar Chanel tayyörüyle boy gösterdi.

HABERİN DEVAMI BU HAFTA ALEM'DE.


 

PAYLAŞ