28.06.2019 15:24:23

O seyahat etmeye bayılıyor, biz de ona! Enerji ve dinamizm dolu haliyle Hande’nin Mykonos hallerine de sizin bayılacağınıza eminiz.

Röportaj:    Gözde YÖRÜKOĞLU ERSU

Fotoğraf:    Mehmet ERZİNCAN

Styling:    Bengisu GÜREL

Saç & Makyaj:    Styliani PAPAGRIGORIOU

Video:    Fatih ER

 

Mekan için Kivotos Mykonos’a teşekkür ederiz.

 

 

O seyahat etmeye bayılıyor, biz de ona! Enerji ve dinamizm dolu haliyle Hande’nin Mykonos hallerine de sizin bayılacağınıza eminiz.

 

 

Mykonos’ta tam da yaza yaraşır bir çekim gerçekleştirdik, nasıl geçti Mykonos?

 

Nasıl keyifli bir çekimdi! Birkaç gün daha kalmalıymışız kesinlikle.

 

Madem çekimimizi seyahat ederek yaptık, sever misin seyahat etmeyi?

 

Beni özetleyen kelimeyle başladık. ’Seyahat’in varoluşumun anlamı olduğunu düşünüyorum. Seyahat derken kulağa gelen anlamıyla gezmek, yeni yerler görmenin dışında bir şeyden bahsediyorum. Bunlar da dahil tabii ama yoga ve meditasyona başladığım dönemde aslında nasıl derin bir kelime olduğunu fark ettim. Yani tüm yolculukları çok seviyorum.

 

 

Tatil bavulunun olmazsa olmazları nelerdir?

 

Tatil bavulum hep hazır diyebilirim. Kitap, kulaklık ve bir sırt çantasıyla dünyayı gezebilirim.

 

Sosyal medya konusunda inanılmaz bir noktadasın, nasıl yönetiyorsun bu süreci?

 

Beni de şaşırtan bir durum bu. Sosyal medyaya katıldığım zamandan beri doğal olmayan samimi ve kendimden hissetmediğim hiçbir şeyi paylaşmıyorum. Sanırım bu takip edenlere yansıyor. Benim için bir iletişim aracı.

 

 

Yaşamında nasıl bir yer kaplıyor sosyal medya?

Eskiden daha sık kullanırdım, son dönemlerde çok fazla gerçek dışında şeylerle karşılaştığımdan çektim kendimi. İnsanlar olmadıkları kimlikleriyle oradalar ve bu beni rahatsız etmeye başladı. Görmektense dahil olmamayı tercih ediyorum.

 

Gözlerini kapatıp, Hande Erçel olmadığını hayal etsen, kendi takipçin olur muydun?

 

Olurdum tabii. Paylaşımlarım tamamen bana ait. Bu bile bir sebep.

 

Oyunculuk hikayeni senden dinlesek?

Bir çocukluk hayaliyle başlayıp git gide büyüyen bir masal gibi benim için. Üniversitede okurken mesleğime çoktan karar vermiştim. Her şey yolunda gitti.

 

Senden önceki kuşaklara baktığında, sosyal medyanın olmadığı zamanlarda ünlü – hayran ilişkisinde farklı bir durum vardı, şimdiyse dijitalleşmemizle beraber başka bir noktadayız, sen nasıl değerlendiriyorsun?

 

Keşke diyorum açıkçası. O kuşaklarda ulaşılamaz ve gizemli olmanın getirdiği bir saygı varmış. Bu dönemin teknolojisi bunu tamamen ortadan kaldırdı. Herkes istediği insana tek bir tuşla ulaşabildiğinden istediğini söyleme hakkını verdi. İyi ya da kötü eleştiri yapmak herkesin hakkı tabii ama bu seviye bence gereksiz şekilde sınırları aşmış durumda.

 

RÖPORTAJIN TAMAMI ALEM SUMMER'DA.

 

PAYLAŞ