27.11.2019 10:22:00

Modaya olan ilgisini, profesyonel iş yaşamına henüz genç yaştayken girmesiyle perçinleyen Arzu Sabancı, 'Arzu Sabancı for Koton' koleksiyonuyla yeni sezonda trendleri yorumluyor. Tutkulu, çalışkan ve vizyoner bir ismin başarısının ardındakileri öğrenmek için yola çıktık.

Röportaj: Gözde YÖRÜKOĞLU ERSU
Fotoğraflar: Zeynel ABİDİN AĞGÜL
Saç: Salih ALTINBAŞ/Toni&Guy
Makyaj: Şengül AKALIN/MAAG Saç Sanat
Video: Fatih ER

2018 Marka Konferansı’nda ALEM özel session’ında konuğum Arzu Sabancı idi. Böylesine bir platformda olmak, onun sosyal hayat dışında tamamen profesyonel kimliğini gözler önüne sereceğimiz bir söyleşide olmak, kendisini daha yakından tanımamı sağladı. Ve böylece, hem marka konferansı dinleyicileri hem de bizler için, Arzu Sabancı’nın tanımadığımız yönlerini görme şansımız oldu. Stiliyle her daim beğeni toplayan bir isimle karşı karşıyayız. Elbette bunun ardında, deneyim ve bilgi yatıyor. Bence onun farkı ise, günümüzde alışkın olduğumuzun aksine tüm bu birikimini göze sokmadan, çok da üzerine gitmeden işini yapıyor olması. Tutkulu, yapmaya karar verdiği iş için emin adımlarla ilerleyen, detaylara fazlasıyla önem veren, birlikte iş yaptığı kişilerin fikirlerini önemseyen, vizyoner ve çok çalışkan bir kadın var karşımızda. Milano sokaklarında yürürken, Pinko vitrininde Arzu Sabancı tasarımı ürünler görmek, oldukça etkileyiciydi. Dünyaca ünlü markaya dört sezon koleksiyon tasarlarken, bir yandan da Koton iş birliğiyle gördük adını. Artık altıncı sezonuyla ‘Arzu Sabancı for Koton’ line’ıyla moda tutkunlarıyla buluşan Sabancı ile, Zeynel Abidin objektifinden şahane bir çekim gerçekleştirdik.  

Kendi stilinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
Gittiğim yere ve o günkü mood'uma göre değişen bir stil.

Sosyal medya kullanımını özel yaşamınızda nasıl konumlandırıyorsunuz?
Sosyal medyada sadece Instagram kullanıyorum. Bunu da özellikle gittiğim seyahatlerde ya da gezdiğim sergilerde aktif kullanıyorum. Beğendiğim kitap, film ve müzikleri  paylaşıyorum. Bunun dışında evde ya da arkadaşlarımla beraberken, günlük anlarımı ya da özelimi paylaşmıyorum. Seyahatlerde storyler'im bol oluyor. Bunu da çok kurgulamadan, yani sonradan değil o an paylaşıyorum.

Altı sezondur devam eden ‘Arzu Sabancı for Koton’ ile artık kişisel alışverişin ötesinde bir devamlılıkla, koleksiyon üreten biri olarak, trend takibiniz değişti mi?
Eskiden yeni sezon trendlerini sadece kendim için takip ederken, şimdi daha geniş düşünüyorum. Bir sezon öncesinde koleksiyon hazırladığımız için, önümüzdeki sezonun öne çıkan trendlerini kendi zevk süzgecimden geçirip kendime göre yorumlayarak koleksiyon hazırlıyorum.

Sizin için gardırobunuza girecek olan parçada aranan özellik nedir?
Beğenmiş olmam, elime alıp dokunduğumda bana verdiği his. Zamansız parçalar için daha seçici olabiliyorum ama sadece o sezona ait bir model ise daha düşük bütçeli olanları tercih ediyorum. Ayakkabıda ise son yıllarda sadece rahat edip gün boyu giyebileceğim modelleri alıyorum.

Bu haftaki kapağımızda da gördüğümüz payet takım ve diğer payet parçaları ‘party wear’ bölümünde öne çıkıyor. Payet kombini zordur, biraz tüyo verebilir misiniz?
Payetli bu ceketi jean ile giyerek sporlaştırabilir, ya da  isterseniz aksesuar ve takılarınızla  akşam için  daha gösterişli bir hale dönüştürebilirsiniz. 'Party wear' koleksiyonu yaparken, eğlenceli partilerde giyilecek kıyafetler ve bununla kombinlenebilecek aksesuarlar seçtik. Bu ürünleri limitli sayıda ürettik. Bana verilen bilgiye göre de bu koleksiyon çok beğenilmiş, en çok satanların başında geliyor.

Koleksiyonunuzda gördüğüm kadarıyla detaylar sizin için çok kıymetli. Tasarımların detaylarını belirlemek nasıl bir süreç?
İlk bakışta fark edilmeyen ayrıntıları seviyorum. Benim koleksiyonumdaki ceketlerin iç astarları gömleklerinizle uyumlu, kumaş  pantolonla üzerine giydiğiniz yünlü trikonun materyali farklı bile olsa mutlaka renk tonu aynıdır. Ya da koleksiyondan alacağınız bere ve atkının materyali farklı bile olsa, onu kombinleyeceğiniz kazak mutlaka düşünülmüş, renk tonu aynı seçilmiş ve işlemesi mutlaka birbirini tamamlıyordur.

Modaya olan tutkunuz ve profesyonel iş hayatında tekstille tanışmanız, geçmişe dayanıyor. Şu an bu tecrübelerinizi koleksiyonunuza mı yansıtıyorsunuz?
Ben 20 yıl önce Exsa Konfeksiyon bünyesinde Bossa kumaşlarıyla  H&M'e koleksiyon hazırlayıp, Abercrombie&Fitch'e üretim yaparak başladım. Sonrasında perakendeye geçip Topshop’un Türkiye'ye geliş operasyonunda Giysa'da çalıştım. Yani kısaca hem üretim bölümünde hem mağazacılık kısmında uzun yıllar çalıştığım için müşterinin ne istediğini daha iyi biliyorum ve tasarımlarımı buna göre yapıyorum. Dört sezon Pinko, altı sezondur Koton’a tasarım yapıyorum.

Sizden yeni haberler duyacak mıyız yakın zamanda?
Üretmeyi, yeni projeler içinde olmayı seviyorum. Bir proje biterken  yeni ve farklısını arayan biri olarak her zaman yeni projelerle karşınıza çıkabilirim.

Koleksiyonlarınızı yakından takip eden biri olarak, kumaş seçimlerine özellikle önem verdiğinizi görüyorum. Satın alma ve üretim süreçlerinde de etkin misiniz?
Adımı verdiğim tüm koleksiyonlarımda tasarımdan kumaş seçimine, üretim kalitesinden mağazadaki yerleşimine kadar işin içinde olmaya özen gösteriyorum. Bunların hepsi zincirin bir halkası, biri eksik olursa başarının olmayacağını biliyorum.

‘High Fashion’ ve ‘mass’ markalar arasında son dönemde daha da belirgin hale gelen iş birlikleri, sizin bu sürece girmenizde etken mi oldu, projeyi ilk kabul etme aşamanızda?
Bu iş birliğine ilk başta evet dememin tek sebebi ulaşılabilir fiyatlarla Türk kadınını kaliteli ve günün trendleriyle giydirme isteğiydi. İlk başta benim adımla iş birliği yaptığım markayı bağdaştıramayanların olduğunu biliyorum ama benim o gün de tam olarak istediğim buydu. Bugün gelinen sonuç da haklı olduğumuzu gösteriyor.

Ulaşılabilir lüks kavramıyla ilgili düşünceleriniz nedir?
Ulaşılabilir lüks günümüzde daha popüler ama benim yıllardır tarzımın DNA'sı bu  zaten. ‘Mix and match’ kavramı yani spor giyimle klasik parçaları, marka diye tanımladığımız lüks parçalar ile ulaşılabilir lüksü kombinlemeyi seviyorum.

RÖPORTAJIN TAMAMI BU HAFTA ALEM'DE.

PAYLAŞ