ZUHAIR MURAD İLE ÇOK ÖZEL

22.11.2017 12:04:00

Vakko ev sahipliğinde İstanbul’a gelen Zuhair Murad ile çok özel bir röportaj gerçekleştirdik. Detaylar haberimizde...

Röportaj: Lara MUTLU

Fotoğraflar: Lara SAYILGAN

Zuhair Murad, daima tasarımlarına hayran olduğum bir isimdi. Vakko ev sahipliğinde İstanbul’a geleceğini öğrendiğimde bir hayli heyecanlandım ve voila! Kendisiyle bir kapak çekimi için bir araya geldik. Sohbet konumuz elbette onun gösterişli tasarımları ve bu tasarımların yaratım süreçleriydi… Murad ile sohbet ettikçe kendisine de en az tasarımları kadar hayran olduğumu itiraf etmeliyim! Mütevazı, sıcakkanlı ve oldukça sempatik bir mizaca sahip. Öyle ki, kapak çekiminin sonunda kendimi onunla bir selfie çekerken buldum. Sohbetin ardından Vakko Zorlu’da tasarımcının Sonbahar-Kış 2017/2018 koleksiyon sunumunu izledim. Türkiye’de sadece Vakko’da keşfedebileceğiniz koleksiyon ilhamını, Françoise Hardy, Marianne Faithfull ve Brigitte Bardot gibi 1960’ların ikonik kadınlarından almış. “İşime aşığım” diyen Murad ile bol bol iş konuştuk.

Tasarımcı olmakla ilgili sizi en çok heyecanlandıran şey nedir?

İlk sırada yaratmak var. İkinci sırada ise ilham. İlham, sürekli peşinde olmanız gereken bir şey. Ve tabii ki, kadınların hiç şüphe duymaksızın tasarımlarımı giymeleri ve tasarımlarımdan keyif almaları benim için paha biçilemez.

Ne size gerçekten ilham veriyor?

Baktığım her yer. İlham her yerde. Hiç ummadığınız anlarda ve hiç beklenmedik yerlerde ilham alabilirsiniz. Ben genel olarak kadınlardan esinleniyorum.

Gelinlikleriniz ile dünyaya nam saldınız. Onları bu denli özel yapan şey nedir?

Kullandığım kumaşlar, süslemeler ve kesimlerim… Ve müşterilerimin gelinliklerimi giydikleri andaki his diye tahmin ediyorum.

Bir gününüzü nasıl organize ediyorsunuz? Günlük rutinleriniz neler?

Her sabah yeni bir günün heyecanıyla, yeni bir şeyler keşfetmek maksadıyla ve dünyayı daha iyi bir yere getirme hissiyle uyanıyorum. Tek günlük rutinim, sabah uyanmak ve çalışmaya başlamak. Geri kalanı zamanlamaya, sezonlara, müşterilere ve takımıma bağlı.

Tarihten birini giydirme şansınız olsaydı kimi giydirirdiniz?

Grace Kelly. Geçtiğimiz yüzyılın en güzel, en feminen ve aynı zamanda en güçlü kadınlarından biri.

Tüm dünyadaki kadınların ortak tutkusu sizin tasarımlarınız. Dünyadaki kadınların stillerini nasıl kıyaslıyorsunuz?

Farklı kültür ve etnik yapıdaki kadınları giydiriyorum. Ayrıca hepsinin farklı bir stili var. Dolayısıyla kıyaslamak imkansız. Ortak payda, kadınların davranışları ve tutumları; güven, güç ve sonsuz feminenlik.

 

Röportajın tamamı bu hafta ALEM'de...