MUSTAFA SEVEN İLE FOTOĞRAFÇILIĞA YOLCULUK

20.07.2018 18:45:42

Bir anda karşısına çıkan analog makine Mustafa Seven’i şimdilerin en iyi fotoğraf sanatçılarından biri yaptı. Dünyayı gezen, zamansız olmayı başaran sanatçıya merak ettiklerimizi sorduk.

Çise GÜNGÖR – cise.gungor@alem.com.tr

Fotoğraf sanatçılığı günümüzde en göz önünde olan mesleklerden. Uzun yıllar gazetelerde foto muhabirlik yaptıktan sonra, daha özgür işlere imza atmak için kendi yolunu çizen Mustafa Seven, şimdilerin en dikkat çeken sanatçılarından biri. 

Fotoğrafçılığa ilk nasıl başladınız?
Bütün hikaye bir tesadüf sonucu gerçekleşti. Öğrenciyken bir kafede çalıyordum. Bir gün kafede biri analog kamerasını unuttu. Kamerayı bana verdiler, soran olursa ona teslim etmem için. Kimse gelip kamerayı almadı. Sonrasında gidip film aldım. Fotoğraf çekmeye başladım ve çok hoşuma gittiğini fark ettim. Sanki benim için yeni bir iletişim dili olmuştu.

Fotoğrafçılıkla ilgili bir eğitim almamışsınız. 
O zamanlar fotoğrafçılık kursları bu kadar yaygın değildi. Ciddi maliyet isteyen bir işti. Büyük ustalara ulaşmak da mümkün olmayacak kadar zordu. Ben de sahaflara giderek ikinci el kitaplar alarak, onlardan bir şeyler öğrenmeye başladım. 

Fotoğraf sanatçılarının fenomen haline geldiği bir dönemde yaşıyoruz. Siz bu durum hakkında ne düşünüyorsunuz?
Fenomen kelimesini kendi açımdan doğru bulmuyorum. Tanınıyor olmanın çok bir cevabı yok. Adımın kitleler tarafından bilinmesi sosyal medya sayesinde oldu, bunu inkar edemem. Kendini yıllarca fotoğrafçılığa adamış biriyim. Şu an insanlar ellerindeki telefonlarla çok fotoğraf çekiyor. Her anlarını, duygularını fotoğrafla anlatıyorlar. Fotoğraf artık bir iletişim aracı oldu. Yaşadığımız bu dijital çağda fotoğrafların ve fotoğrafçıların değer görüyor olması iyi bir gelişme.

Sosyal medyaya geçişiniz nasıl oldu? 
18 yıllık foto muhabirlik maceram var. Profesyonel olarak işimi bırakınca, işlerimi insanlara nasıl gösterebileceğime dair arayışa girdim. Sosyal medyanın yeni yeni keşfedildiği bir dönemdi. Bir arkadaşımdan “Instagram” diye bir uygulama olduğunu duydum. Yeni açıldığı zamanlardı. Benim için en doğru kaynaktı. 

Sosyal medyanın fotoğraf sanatçılığı üzerinde ne gibi etkileri oldu?
Yeni jenerasyon, fotoğrafla olan ilişkilerini gelenekselin aksine daha özgür bir şekilde ifade edebiliyor. Benim de içinde olduğum gelenekçi tarafın anlayışını yıkmayı başardılar. Bu, sosyal medyanın bir artısı olabilir. Daha rahat ifade etme, daha cesur olma gibi.

Kendi döneminizi şimdi ile kıyaslarsanız, değişen şartlar hakkında neler söylersiniz?
Özgür ve korkusuz bir nesille karşı karşıyayız. İnanılmaz güzel işler yapanlar var. Şimdiki neslin bizden daha açık olduğuna inanıyorum. Kendi adıma konuşursam fotoğrafın yapısının bozulmasına, geleneksel yapının kırılmasına korkarak bakıyorum ama onlar bu konuda yenilikçi oldukları için daha cesurlar.

En güzel fotoğrafı yakalamak için dünyayı geziyorsunuz. Peki sizce şimdiye kadar en güzel fotoğrafı nerede çektiniz?
Dünyayı iş için geziyorum ve dışardan göründüğü kadar toz pembe bir hayatım yok. Ama en güzel fotoğrafları İstanbul’da çektiğimi söyleyebilirim. Çünkü burası benim köküm, toprağım... Nefes aldığım, sokaklarını bildiğim yer. Ne kadar çok şehir görmüş olsam da tanıdığım yerden başka bir yerde daha iyisini yapamam.
Siyah-beyaz fotoğraflarınızı ayrı seviyoruz. Bize nostalji yaşatıyor. Siz renkli fotoğraf ile siyah-beyaz arasındaki farklı nasıl tanımlıyorsunuz?
Zamansızlık hissi arzuladığım bir şey. Renklerin duyguların önüne geçtiğini düşünüyorum. Siyah-beyaz olunca fotoğrafta odaklandığınız nokta belli, renklerin aldatıcı olduğunu düşünüyorum. Hikaye anlatmak için renklere ihtiyacım yok. Ben hayatı algılayış biçimime göre fotoğraf çekiyorum. Benim dünyam renklerden soyutlanmış bir çerçeve içinde.

Fotoğrafçıların insanlarla olan ilişkilerindeki samimiyet, bu sanatın belkide en önemli yanı. Size güvenmesi lazım ki en güzel anı yakalayın. İnsanların ruhuna girmeyi nasıl başarıyorsunuz? Biraz tüyo verebilir misiniz?
Temel kural iletişim. Karşımdaki insanla doğru bir iletişim kurmadan, onun özel anını yakalayamam. Bu aslında mesleki ve size tanımını yapamayacağım bir şey.
Instagram hesabınıza, yani kişisel sergi alanınıza bakarken çok büyük keyif alıyoruz. Yakın zamanda sergi planınız var mı?
Mayıs ayında sergi açma gibi bir planım vardı. Ama bir talihsizlik yaşadım ve ertelemek zorunda kaldım. 2019’un başında bir şeyler olabilir.

PAYLAŞ