NESRİN ESİRTGEN İLE SANAT DOLU SOHBET

25.07.2018 10:50:18

Uzun yıllar kendini iş hayatına adamış tutkularının peşinden giden bir isim Nesrin Esirtgen. Başarılı iş yaşamının yanı sıra koleksiyoner kimliğiyle de tanınan Esirtgen’in Gümüşsuyu’ndaki evinden içeri adım atar atmaz sanata olan tutkusunu iliklerimize kadar hissediyoruz adeta...

Röportaj: Ceylan YENİACUN
Fotoğraf: Zeynel Abidin AĞGÜL
Fotoğraf asistanı: Hüseyin Rahmi AĞGÜL

“Babamı kaybettiğimizde annem 35, ben 13 ve kardeşim 8 yaşındaydı. Cenazesi evden çıkmadan, iki kardeş el ele tutuşarak babamın başında tahsilimizi başarı ile bitirip,  bize bıraktığı Abdi İbrahim İlaç’ı çok yüksek noktalara taşıyacağımıza, birbirimizden hiç ayrılmayacağımıza söz verdik. Bu sözümüzü tuttuk ve daima arkasında olacağız.” Nesrin Esirtgen, kardeşi Nezih Barut’la birlikte devraldığı işleri uzun yıllar çok büyük bir özveri ve çalışmayla temsil etmiş haliyle şimdilerde de bunun haklı gururu ve mutluluğunu yaşıyor. 

Büyük ve köklü ailede büyümek, Abdi İbrahim ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi olmak nasıl bir duygu?
Böyle bir ailenin iş alanında üçüncü kuşak temsilcisi olmak, sadece tek bir duygu değil, bir duygu dizisidir. Bu duyguları ancak bize bu imkanı veren, bu mirası bırakan Abdi İbrahim Bey’i, onun ölümünden sonra işimizi devam ettiren babaannem Mehveş Hanım’ı, işimizin bugünkü çağdaş ve güçlü yapısının temellerini atan babam İbrahim Bey’i, onun ölümünden sonra ömrünü işimizin devamına adayan annem Belma Hanım’ı, annemin işimizin yönetimini emanet ettiği eniştem Mekin Bey’i anarak ve nihayet işimizin bugün sahip olduğu kurumsal yapının kurulmasına vesile olan eşim Ahmet Kamil Bey’e teşekkür ederek ifade edebilirim. Kardeşim Nezih Bey’le birlikte devraldığımız işimizi çok büyük bir özveri ve çalışmayla temsil etmekteyiz ve bununla da gurur duyuyoruz. Bu anlamda, Abdi İbrahim’i bugünlere taşımakta büyük katkıları olduğu şüphesiz bütün iş arkadaşlarımızı da kutlamam gerekir.

Babanız vefat ettiğinde 13 yaşındaymışsınız. O gün ona bir söz vermişsiniz. O anınızı bizimle paylaşmanızı rica etsek...
Babamı kaybettiğimizde annem 35, ben 13 ve kardeşim 8 yaşındaydı. Cenazesi evden çıkmadan, iki kardeş el ele tutuşarak babamın başında tahsilimizi başarı ile bitirip, bize bıraktığı Abdi İbrahim İlaç’ı çok yüksek noktalara taşıyacağımıza, birbirimizden hiç ayrılmayacağımıza söz verdik. Bu sözümüzü tuttuk ve daima arkasında olacağız.

Kardeşiniz Nezih Barut’la nasıl bir ilişkiniz var, birlikte çalışmak zor oldu mu?
Ben ve kardeşim Nezih Barut, bildiğiniz gibi, Abdi İbrahim İlaç grubunun aynı oranda eşit hisselerine sahibiz.  Ne ben, ne de Nezih Bey kolay insanlar değiliz, hırslarımız, hedeflerimiz ve tutkularımız var. Bunlara ulaşmak için karşılıklı fedakarlık ve anlayış içinde olmamız gerektiğinin bilicindeyiz, daima da böyle olduk. Aramıza bu anlayışı etkileyecek hiç kimsenin girmesine izin vermedik ve vermeyiz de. Her kararımızda birbirimize güvenerek, dayanarak hareket ettik. Zaten annemizin sağlığında yapılmış bir aile anayasamız var, bunda bizleri bağlayan kurallar söz konusu. Bu kurallar olmasaydı bile, biz iki kardeş karakter olarak, düşünce ve hızlı karar verme bakımından birbirimize çok benzeriz. Bu benzerlik ve aramızdaki bağ, doğal olarak işimize olumlu olarak yansımaktadır.

Oğlunuz da şirkette dördüncü kuşak. Ona işe başlarken ne gibi tavsiyelerde bulundunuz?
Oğlum Cenan, Amerika’da Duke University’deki  eğitimini tamamlayıp, yurt dışında bir ilaç şirketinde bir süre çalışıp, belirli bir tecrübe kazandıktan sonra aramıza ailenin dördüncü kuşak temsilcisi olarak katıldı. Ben öğüt vermeyi pek sevmem, dolayısı ile işe başlarken kendisine pek bir tavsiyede bulunmadım. Onun görüş, yetenek ve çalışkanlığına güvendim. Bununla birlikte ve hatırlayabildiğim kadarıyla ona iş ahlakına sıkı sıkıya sarılması lazım geldiğini, kim olursa olsun ortağına karşı saygılı ve hakkaniyet kuralları ile hareket etmesini, mevki hırsında olmaksızın çok çalışması gerektiğini söylemiştim. Diler ve umut ederim ki çocuklarımız da çok çalışsınlar, doğru kararlar versinler ve işimizi daha ileri boyutlara taşıyıp takip edecek nesillere teslim etsinler.

Ailenizde hep güçlü kadınlar görüyoruz. Bu gücünüzü neye bağlıyorsunuz?
Babaannem ve annem hemen hemen aynı kaderi paylaşmışlar, her ikisi de eşlerini erken yaşlarda kaybetmişler ve işin devamını çok zor şartlar altında yüklenmişler. Taşıdıkları sorumluluk ve zor şartlara karşı verdikleri mücadele onları yılmaz ve güçlü kılmış. Ailedeki üçüncü kuşak iş kadını benim. Kardeşimle birlikte işi annemizden devraldıktan sonra oldukça zor günler geçirdik, el ele mücadele ettik. İster kadın, ister erkek bir iş insanını güçlü kılan onun kendine, işine ve paydaşlarına olan saygısı, mücadele azmi ve kararlılığıdır. 

Nesrin Esirtgen çekim arkası videosu

PAYLAŞ