Lara Kurdoğlu: Hayatı Anlama Yolculuğu

“Sinema benim için hem bir ifade biçimi hem de hayatı anlama yolculuğu. Her filmimde kendimi ve dünyayı keşfetmeye devam ediyorum” diyen Kurdoğlu, aldığı uluslararası ödüllerle motive olurken Hollywood dünyasının tam içinde bu işe başlamış olmanın sanatına yansımalarını anlatıyor.

YAZAR: Soner Gömleksiz
ABONE OL
7 Şubat 2025 Cuma 15:30 | Son Güncellenme:
10 dakika okunma süresi
Lara Kurdoğlu: Hayatı Anlama Yolculuğu

Bir rüyaya inanmak! Çocukluğundan beri filmlerin onun için bir rüya etkisi yarattığından bahsediyor Lara Kurdoğlu. Şimdi, bu rüyaları gerçeğe dönüştürmek için çalışıyor. California Institute of the Arts Üniversitesi'nde okuyan, Los Angeles'ta kurduğu prodüksiyon şirketi ile film endüstrisine adım atarak yeni projelere imza atan, Edinburgh Independent Film Festivali'nde "En İyi Yabancı Film" ödülünü kazanan Lara Kurdoğlu, "On My Mind" adlı kısa filmiyle de "Los Angeles Independent Women Film Awards"a aday gösterildi. Kurdoğlu ile geleceğe dair planları, hayalleri ve motivasyonu üzerine keyifli bir söyleşi yaptık.

Sizi sanat eğitimine yönelten şey neydi?

Çocukluğumdan beri filmlerin bende yarattığı etki bir rüya gibiydi, rüyalarım ile filmlerin arasında bir bağ olduğunu düşündüm. Bu bağ beni na zaman bir film izlesem etkiledi. Sonrasında hayatı anlamanın yolunun da buradan geçtiğini düşündüm çünkü filmler hayatın ta kendisi. Bir film yapmak hem bir rüyaya inanmak gibi hem de kendimi ifade etme biçimi. Beni en çok sinemaya inandıran şey bu duygulardı. Beni sanat eğitimine iten şey de bir rüyaya inanmak diyebilirim.

Sanat ve müzik kariyerinizde size en fazla deneyim kazandıran olay neydi? Bu deneyim, hem yönetmenliğinizi hem de müzik yolculuğunuzu nasıl şekillendirdi?

Aslında sanatın disiplinlerarası organik bir bağı vardır. İnsanın kendini arayışıdır bu. Benim biraz daha yapmak istediğim şey, müzik ile sinemanın kendi duygusunu birleştirebilmek. Bana en çok deneyim kazandıran şey tam da burada başlıyor; müziğin kendi büyük etkisinin, ilk çektiğim film sürecinde bıraktığı etkideydi. Daha bu yolculuğun çok başındayım; müzik ile sinemanın organik bağını keşfetmeye devam ediyorum. İlerleyen projelerimde müziğin etkisini daha çok filmlerimde denemeye devam edeceğim. Bu yol bizi bir yere götürecektir.

Çok yönlü bir sanatçı olarak yönetmenlik, yapımcılık ve müzisyenlik yapıyorsunuz. Bu alanlara ilginiz nasıl başladı ve hangisine daha çok ağırlık veriyorsunuz?

Bunların hiçbiri birbirinden uzak kavramlar değil aslında. Sonuçta film yapmak istiyorsanız, ilk çekeceğiniz filmlerinizde yapımcı olmanız şart. Filmi çekmek istiyorsanız haliyle yönetmen de olmanız gerek. Filmlerimde kullanılan müzik ise, bu alana olan ilgimle birlikte gelen bir süreç diyebilirim. Beni etkileyen hikayeler çok çabuk görselleşiyor aklımda ve beni heyecanlandırıyor.

2020'de aldığınız "En İyi Genç Yönetmen" ve "En İyi Özgün Müzik" ödülleri kariyerinizde nasıl bir dönüm noktası oldu?

Uluslararası alanda bu ödülleri almak beni, yaptığım filmin doğru yolda olduğu konusunda motive etti. En önemli şeylerin başında da bu geliyor; çünkü bir yolculuğa çıkıyorsunuz ve insan bu yolculuğun sonuçlarını görmek istiyor. Beni cesaretlendiren şey de bu ödülleri almak oldu. Sonuçta bu ödüller bir şekilde kariyerimi nasıl çizeceğimi, daha iyi filmler çekebilmeyi ve hikayeleri yeniden düşünmemi sağladı. O yüzden sonraki projelerimde, daha yere sağlam basan bir konum edindiğimin farkındayım.

"On My Mind" adlı kısa filminizle "Los Angeles Independent Women Film Awards"a aday gösterilmeniz sizi heyecanlandırıyor mu? Bu filmde ne anlatmak istediğinizi ve bu ödüle aday gösterilmenin sizin için ne anlama geldiğini öğrenebilir miyiz?

Benim için bunlar büyük heyecanlar fakat ben biraz daha hayata kadın yönetmen kimliğimle, kadın hikayelerine odaklı bakmak istiyorum. "On My Mind" da böyle bir film. Kısa filmim de iki kadının aslında geçmişle bugün arasındaki korkularının durmadan kayıt halinde olan insanlar tarafından ele geçirilmesini anlatan deneysel bir film. Bizi ele geçiren ve durmadan kayıt altına alan, elinde bir kayıt cihazıyla dikizleyen toplumun kadınlar üzerinden etkisini metaforik olarak anlatmak istedim. Çektiğim filmlerin aday olarak festivallerde gösterilmesinden gurur duyuyorum. Çünkü daha anlatacak çok hikayemiz var.

Edinburgh Independent Film Festivali'nde "En İyi Yabancı Film" ödülünü kazanarak uluslararası bir başarıya ulaşmak sizin için ne ifade ediyor? Bu deneyim, size kişisel ve profesyonel olarak neler kattı?

Ödül kazanmanın, sadece inandığım hikayelerin devamını çekmek için motivasyon ve inanç sağladığını söyleyebilirim. Özellikle Edinburgh gibi farklı kültürlerde farklı insanlara filmlerin temas etmesi benim için çok önemli. Festivallerdeki amaç da filmlerin sinema ekranından seyirciye ulaşması. O yüzden filmlerimin ödülden önce seyirciyle kuracağı temas önceliklerimin başında geliyor. Profesyonel anlamda kariyerimin ve hayallerimin ulaştığı noktanın başındayım.

Şu anda üzerinde çalıştığınız yeni çalışmalarınız var mı? Bu projelerde bizi neler bekliyor?

Evet, üzerinde çalıştığım yeni projeler var. Bunların başında bir tane kara komedi türündeki aile dizisi geliyor. İlerleyen günlerde, eğer her şey istediğimiz şekilde ilerlerse, bir şekilde yayınlayacağımızı düşünüyoruz. Diğer bir projem ise yine sevdiğim korku-gerilim atmosferinde bir kısa film. Bu kısa filmde de kadınların hikayesini anlatmak ve çok uzun zamandır üzerine düşündüğüm bir hikayeyi çekmek istiyorum. Çekimlerine yakında başlayacağız.

Hem yönetmen hem de senarist olarak kendi hikayelerinizi yaratıyorsunuz. Hikayelerinizi yazarken ilham kaynaklarınız neler oluyor?

Hikayelerimi yazarken genel olarak kişisel deneyimlerim esin kaynaklarımın başında geliyor. Fakat gözlem yapmayı ve hayata dair kurduğum ilişkiyi de bir şekilde sorguluyorum. Zaten dünyanın hali ortada; haberler, gündelik siyaset, her şey sizin bir şekilde nasıl konum alacağınızı belirliyor. Tabii ki müzik, filmler, doğa ve edebiyat da bu sorguladığım şeyleri hikayeleştirmeme olanak sağlıyor.

Los Angeles'ta yaşamak ve çalışmak size neler kazandırdı? Bu şehrin sinemasına dair gözlemleriniz neler?

Los Angeles, en başta ne yapmak istediğimi net bir şekilde anladığım yer oldu. Çünkü dünyanın en büyük film endüstrisinin olduğu yerde muğlaklığa yer yoktur. İnandığım şeylerin üzerine her gün düşünsem de bu şehir bana nasıl bir yol izleyeceğimin göstergesi oldu diyebilirim. Sonuçta tüm hikayelerin ve filmlerin geçtiği yol buradan başlıyor. Bu yolun yolcusu olarak benim de buradan başlamam büyük bir şans. Bu şehrin sineması kendini durmadan yenileyebilen, kendi toplumuyla yüzleşebilen bir sinema. Ve bu yüzleşmeden dolayı durmadan hikayelerine yenilik katan bir şehir...

EN ÇOK OKUNANLAR

2026'ya Sinema Perdesinde Güçlü Bir Başlangıç
2026'ya Sinema Perdesinde Güçlü Bir Başlangıç

2026'ya Sinema Perdesinde Güçlü Bir Başlangıç

6 dakika okunma süresi
Venus Williams Australian Open Ana Tablosunda
Venus Williams Australian Open Ana Tablosunda

Venus Williams Australian Open Ana Tablosunda

2 dakika okunma süresi
Ocak 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler
Ocak 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Ocak 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

11 dakika okunma süresi
2026 Critics' Choice Ödülleri: En İyi Kırmızı Halı Görünümleri
2026 Critics' Choice Ödülleri: En İyi Kırmızı Halı Görünümleri

2026 Critics' Choice Ödülleri: En İyi Kırmızı Halı Görünümleri

1 dakika okunma süresi
Aspen'de Kış Stili Referansları
Aspen'de Kış Stili Referansları

Aspen'de Kış Stili Referansları

1 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Kutlu Aidiyet
Kutlu Aidiyet

Kutlu Aidiyet

Cesarete Açılan Pencereyi Aralıyor: Burçin Terzioğlu
Cesarete Açılan Pencereyi Aralıyor: Burçin Terzioğlu

Cesarete Açılan Pencereyi Aralıyor: Burçin Terzioğlu

Zanaat Paydasında
Zanaat Paydasında

Zanaat Paydasında

Estetik Felsefe
Estetik Felsefe

Estetik Felsefe

Yeni Hikayelerin İzinde
Yeni Hikayelerin İzinde

Yeni Hikayelerin İzinde

Enis Arıkan İle Sahne Işığından Sokak Ritmine
Enis Arıkan İle Sahne Işığından Sokak Ritmine

Enis Arıkan İle Sahne Işığından Sokak Ritmine

2025'e İmza Atanlar: Robin Yayla
2025'e İmza Atanlar: Robin Yayla

2025'e İmza Atanlar: Robin Yayla

Melis Buyruk ile 2025'e Yakından Bakış
Melis Buyruk ile 2025'e Yakından Bakış

Melis Buyruk ile 2025'e Yakından Bakış

Uzak Bir Şehirden Kendi Merkezine: Sahra Şaş
Uzak Bir Şehirden Kendi Merkezine: Sahra Şaş

Uzak Bir Şehirden Kendi Merkezine: Sahra Şaş

2025'e İmza Atanlar: Gizem Örge
2025'e İmza Atanlar: Gizem Örge

2025'e İmza Atanlar: Gizem Örge

2025'e İmza Atanlar: Bengisu Avcı
2025'e İmza Atanlar: Bengisu Avcı

2025'e İmza Atanlar: Bengisu Avcı

Mandarin Oriental Bosphorus Istanbul: Serkan Yalçınkaya ile Lüksü Yeniden Tanımlayan Sezon”
Mandarin Oriental Bosphorus Istanbul: Serkan Yalçınkaya ile Lüksü Yeniden Tanımlayan Sezon”

Mandarin Oriental Bosphorus Istanbul: Serkan Yalçınkaya ile Lüksü Yeniden Tanımlayan Sezon”