GÜL-KEMAL ERDOĞAN ÇİFTİYLE

04.04.2018 19:08:59

Kemal Erdoğan’ın çocukluğunun geçtiği, birçok anıya tanıklık eden ev şimdi kızı ve eşiyle yaşadığı sımsıcak bir yuvaya dönüşmüş. Biz de ALEM olarak bu yuvanın kapılarını araladık...

Ceylan YENİACUN - ceylan.yeniacun@alem.com.tr
Fotoğraf: Pınar GEDİKÖZER

Büyük bir aşk onlarınki... Tanışma hikayeleri de bu aşka yaraşır cinsten. “Her halinden çok etkilenmiştim. Adını koyamadığım bir duygu vardı hep içimde ve anlamaya çalışıyordum. Karşılıklı olduğunu anladığım zaman da artık duygularımın ne olduğunu net bir şekilde biliyordum.” Kemal Erdoğan eşine duyduğu aşkı bu sözlerle anlatırken bize de onların dünyasında büyülü bir yolculuğa çıkmak kalıyor.

Eşinizle nasıl tanıştınız?
Kemal ERDOĞAN:
Çok bunaldığım bir dönemde arkadaşımın ısrarı ile Cuma işten çıkıp Hillside Beach Club’a gittik. Ani bir karar ile direk işten çıkıp üstümü bile değişmeden takım elbise ile Fethiye’ye gitmiştim. Arkadaşım ile Dalaman Havaalanı’nda buluşacaktık. Meğer o gün Gül de ortak arkadaşımız ile aynı yerde buluşacakmış. İlk basta sanırım benden pek hoşlanmamıştı. O da cok yoğun bir tempoda çalışıyormuş. İlk gördüğü anda takım elbise ile Fethiye’ye gelen bir tip ile karşılaşmıştı. İlk gün birbirimize uzak durmuştuk ama ikinci gün uzun uzun sohbet etme imkanı bulduk. O an gelecekte ve sonsuza kadar onunla birlikte olacağımı hissetmiştim. Kadere inanırım. Bizimkisi tam anlamıyla bir kaderdi. Etrafımızdakiler 40 yıl düşünseler bizim bir gün evleneceğimizi ve Gül’ün Ankara’ya geleceğini akıllarına getiremezdi.

Eşinizi Ankara’ya gelmesi için ikna etmek zor oldu mu?
K.E.:
Aslına bakarsanız olmadı. Onun da gönlünde bir şekilde bana yakın olma isteği vardı. Biz birbirimizle doğru zamanda tanışmıştık. Onun bana benim de ona ihtiyacımız vardı. İlk başta sanki yıllardır tanışan bir dost gibi birbirimize hayatımızda karşılaştığımız zorlu bir dönemde destek olduk. Daha sonraları bu kadar yakın olmamızın sebebini daha iyi anladık. Biz birbirimize aşık olmuştuk ama bunu kabul edemiyorduk. Sonuçta ben Gül’e iş teklif etmiştim ve onu Ankara’ya gelmeye ikna etmiştim. Her halinden çok etkilenmiştim. Adını koyamadığım bir duygu vardı hep içimde ve anlamaya çalışıyordum. Karşılıklı olduğunu anladığım zamanda artık duygularımın ne olduğunu net bir şekilde biliyordum. AŞK! Altı yıl önce İstanbul’dan Ankara’ya taşınan biri olarak Ankara’yı anlatmanızı rica etsek…
Gül ERDOĞAN: Ankara’ya ilk geldiğim zaman sevdiğim adam ve sevdiğim iş burada olduğu, sonra da kızım Lila burada doğduğu için bu şehir artık benim için vazgeçilmez.

Günleriniz nasıl geçiyor?
G.E.:
Ailem ve işim arasındaki dengeyi kurmak ile geçiyor. Wyndham Otel’de aktif iş yaşamıma şimdi yeni şirketim Dream Factory eklenince oldukça yoğun bir döneme girdim. Onun dışında tüm zamanım eşim ve kızımla geçiyor.
K.E.: Sabah kalkar kalkmaz ilk iş küçük kızıma ve eşime sıkıca sarılırım, sosyal medyadan gelen mesajlarıma bakarım. Ardından olmazsa olmazım, hayatımın bir parçası olan Beşiktaş ile ilgili son gelişmeleri öğrendikten sonra doğruca ofise giderim. Gün içinde sorumlu olduğum tüm işlerimi yakından takip etmenin dışında gelecek ile ilgili stratejik planlar üstünde çalışırım. Ayrıca muhakkak her gün tum çocuklarımla beş dakika bile olsa iletişime geçerim. Zira oğullarımdan biri Londra diğeri New York büyük kızım ise Lahey’de yaşıyor. Onlar ile her gün konuşup manevi olarak yanlarında olmaya çalışıyorum. İş yoğunluğundan kalan zamanda ise gün içinde yeğenlerim başta olmak üzere tüm ailem ile ilgili son durumları takip ediyorum. Tabii ki bazen benim yetişemediğim zamanlarda Gül beni destekliyor. Ailem ile yakından ilgileniyor ve akşam eve gidince tüm detayları bana anlatıyor, hatta yapılması gerekenler ile ilgili beni yönlendiriyor.

Boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
K.E.: Pek boş zamanım maalesef yok. Allah boş duranı sevmezmiş. Hobi olarak ne yapıyorsunuz diye soruyorsanız en büyük hobim yelken yapmak. Zaman buldukça rüzgar ve denizi hissetmeye çalışıyorum. Bana adrenalin ve huzuru aynı anda yaşatan iki şeyden biri. Biri yelken öteki Gül. Eğer işlerimden boş vakit olursa da muhakkak çocuklarımla zaman geçirmeye çalışıyorum.

Kızınız Lila ile birlikte neler yapıyorsunuz?
G.E.: Lila çok eğlenceli ve sportif bir çocuk. Birlikte çok keyifli vakit geçiriyoruz. Lila ile ritüellerimiz var ve bunlardan ödün vermeyi tercih etmiyorum. Düzen benim için çok önemli dolayısıyla yemek, banyo ve uyku öncesi kitap okuma düzenli olarak yaptığımız şeyler. Bunların dışında birlikte seyahat etmek, spor yapmak en keyif alarak yaptığımız aktivitelerin başında geliyor.

Moraliniz bozuk olduğunda keyfinizi yerine getirmek için neler yaparsınız?
G.E.: Spor yapmak bana her zaman çok iyi gelir, onun dışında meditasyon ve dua etmek. Sosyal sorumluluk projeleriyle aranızın iyi olduğunu biliyoruz.

Son dönemde neler yapıyorsunuz?
G.E.: Son dönemlerde çocuklar ile ilgili projelerde yer almayı tercih ediyorum. Sosyal sorumluluk projelerine elimden gelen her türlü desteği veriyorum ve vermeye de devam edeceğim.

Modayla aranız nasıl, sık sık alışveriş yapar mısınız?
G.E.: Modayı seviyorum ancak kendime ait bir stilim olduğunu düşünüyorum. Alışveriş için özel zaman ayırmıyorum vakit buldukça alışveriş yapıyorum. Onun dışında seyahatler en çok alışveriş yapabildiğim zamanlar oluyor. Fiyonk detaylı gömleklerim, elbiselerim, yüksek bel pantolonlarım gardırobumun vazgeçilmezlerinden.

Favori seyahat rotalarınız nereler, yaza dair tatil planlarınız var mı?
G.E.: Londra ve tekne ile gittiğimiz her yer. Çocuklarla ve çocuksuz romantik tatil planları yapıyorum.

Röportajın tamamı bu hafta ALEM Ankara'da...

PAYLAŞ