EDA KOSİF İLE SAMİMİ RÖPORTAJ

16.05.2018 10:34:17

Kalabalık bir aile olmayı “Tek kelimeyle harika” sözleriyle tanımlayan Eda Kosif, üç çocuğuyla her anın keyfini doyasıya çıkarmanın sırrını çoktan çözmüş. Biz de onların bu mutluluğuna tanıklık ettik.

Röportaj: Ceylan Yeniacun 
Fotoğraflar: Lara Sayılgan 
Styling: Ebru Gülçek
Saç: Erdem Gül
Makyaj: Ufuk Celep
Dekor Styling: Hande Rakıcı
Dekor Styling Asistanı: Gülşah Aydur
Fotoğraf asistanı: Salih Yılmaz 
Styling asistanları: Ece Şişik, Yaren Karabulut
Mekan için Swissotel the Bosphorus’a teşekkür ederiz.

Eda Kosif’le aylar öncesinden konuşuyoruz bu çekim için ve Anneler Günü öncesi için sözleşiyoruz. O gün gelip çattığında ise bende ayrı bir mutluluk. Birbirinden tatlı üç çocuk ve anneleriyle Swissotel the Bosphorus’un yeşillikler içindeki bahçesinde eğlenceli  bir çekim bizi bekliyor. Piknik konseptinden yola çıkarak hazırlanan çekim alanında son kareye kadar Misafirlique ve Cutie Cake Co’nun hazırladığı atıştırmalıkları yememek için kendimizi zor tutuyoruz. Sonrasını ise sizin hayal gücünüze bırakıyoruz. 

Üç çocuk annesi olmak sizi, hayatınızı nasıl etkiledi?
Yaşam şeklim değişti, sorumluluklarım arttı. Hayatımda kendimden çok düşündüğüm üç can var. Ama işin sonunda tarif etmekte zorlandığım mükemmel bir haz var.

Birlikte neler yapmaktan keyif alıyorsunuz?
Lila ilkokul 1. sınıfta ve tam bir kitap kurdu oldu. Onunla birlikte kitap okumak çok keyifli, Kaan’la birlikte araba yarışı oyunları oynamak ikimizi de çok eğlendiriyor. Melis biraz daha büyüdüğü için onunla özellikle hafta sonları kaydettiğimiz TV programlarını izliyoruz.

İlk kez anne olduğunuzda neler hissettiniz?
İlk anda, aslında çok yoğun bir histen çok endişe ve kaygı oluştu bende. İkinci günümde 'Ben bu sorumluluğun altından kalkabilecek miyim?' korkusu oldu. Lohusalık da var tabii ama sonrasında çok hızlı bir şekilde enteresan bir bağ kuruluyor. Gerçekten tarifi zor ama anne olanlar anlayacaktır.

Üç çocuk annesi olmak sürekli plan program gerektiriyordur sanırım?
Hem de nasıl! Özellikle şimdiki çocuklar bizden daha yoğunlar. Sürekli kurslar , dersler, arkadaşlarıyla yapılan programlar... Bazen yetişmekte zorlanıyorum.

Nasıl bir annesiniz, otoriter bir tarafınız var mı?
Çok katı kuralları olan dediğim dedik bir anne değilim ama tabii ki belirli kurallarım var. Bu kurallar da hep ilerleyen yaşlarında onlara faydalı olacağına inandığım konularla ilgili. 

Melis, Lila ve Kaan’ın birbiriyle iletişimi nasıl?
Genelden çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Bazen inanılmaz bir paylaşım içindeyken bir bakmışsınız 
kızılca kıyamet kopuyor. Her şey olması gerektiği gibi.

Çocuklarınızın her birini birkaç kelimeyle özetlemenizi rica etsek...
Melis çok düşünceli ve fevri, Lila gözlemci ve hassas, Kaan anlayışlı ve sabırsız.

Bugüne kadar çocuklarınızdan aldığınız en güzel hediye nedir?
Kendilerinin emek verip yaptığı her şey çok değerli benim için. Benim için günler öncesinden oturup ne yapacaklarını düşünüyorlar ve heyecanlanıyorlar. Bundan daha değerli bir şey olabilir mi?

Anneler Günü’nü nasıl geçirdiniz?
Anneler Günü’nde dışarı çıkmayı tercih etmem. Bu sene de annem ve kayınvalidemin bizimle birlikte olduğu bir pazar kahvaltısı yaptık.

Annenizden aldığınız en önemli öğüt nedir?
Her zaman samimi ve dürüst olmamı söylemiştir. Sayesinde de öyle biri oldum.

Yaz mevsimi yaklaşıyor tatil planları yaptınız mı?
Son birkaç senedir çocukların da yaz tatilini verimli geçirmeleri için Miami’ye gidiyoruz.Orada yaz okuluna devam ediyorlar.

Kalabalık bir aile olmak nasıl bir duygu?
Tek kelimeyle harika. 

Bir gününüz nasıl geçiyor?
Benim günlerim çok aynı olmuyor. Aile şirketimizde çalışıyorum. Eğer işim varsa bütün gün şirkette olabiliyorum ama cuma günlerini kendi kişisel ihtiyaçlarıma ayırırım. Haftada üç gün spor yapıyorum. Müziği çok seviyorum, son dönemde bateri dersi almaya başladım. Hafta sonları genelde çocuklarımlayım. Yani bir günüm bir günüme uymayabiliyor.

Eşinizle baş başa kalmak istediğinizde neler yapıyorsunuz?
Çok sık olmasa da arada baş başa tatile çıkarız. Onun dışında evde de belirli bir saatten sonra baş başayız, günümüz nasıl geçti konuşuruz. Aklımıza takılan herhangi bir konuda birbirimizin fikrini alırız.

İlişkinin ilk zamanlarındaki heyecan, aşk devam mı?
Zaman geçtikçe siz de olgunlaşıyorsunuz, duygularınız da. Tabii ki heyecan bitmemeli. Bunu sürdürebilmek için de sebep yaratmak bizim elimizde. Aşk ise daha uzun vadeli bir kavrama dönüşüyor. Adı da sevgi...

Eşinize sürprizler yapmayı sever misiniz?
İlişkiyi durağanlaştırmamak için arada şaşırtmayı severim.

İlişkide asla neyi affetmezsiniz?
Bunu sadece evlilik hayatım için söylemiyorum, benim hayatta en sevmediğim şey yalan, söyleyene de hiç tahammülüm yoktur. Birinin hayatımda olması için de ona güvenmem şart.

Kendinizde değiştirmek istediğiniz bir özellik var mı?
Duygularımı çok açık yaşıyorum, bunu istemezdim. Özellikle keyif almadığım bir ortamdaysam bunu yüzümden anında anlayabilirsiniz. Bu konularda biraz daha politik olmak isterdim.

Hayattaki en büyük lüksünüz nedir?
Aldığım her nefes benim için lüks. Şükrederek yaşıyorum. 

Stilinizi nasıl tanımlarsınız?
Rahatlığın ön planda olduğu, modern ve zamana ayak uyduran bir stilim var.

Favori markalarınız neler?
Jean‘de AG, ayakkabıda olmazsa olmazım Golden Goose, Cushnie et Ochs, Dion Lee, Iro, Zadig Voltaire ilk aklıma gelenler.

Nerelerden alışveriş yapmayı seviyorsunuz?
Ben çok mağaza gezen biri değilim, genelde alışverişlerimi online sitelerden yapıyorum. Çok da keyif alıyorum.
 

PAYLAŞ