ALEM, DALİA GARİH'İN EVİNE KONUK OLDU

11.10.2017 14:23:26

Alarko Holding Başkanlık Danışmanı ve Uruguay İstanbul Fahri Konsolosluğu görevini başarıyla yürüten Dalia Garih ile evinde çok özel bir çekim gerçekleştirdik. Sıcakkanlılığı, mütevazılığı ve misafirperverliği ile bize keyifli bir gün yaşatan Garih, hayat felsefesinin sevgi, saygı ve kardeşlik üzerine kurulduğunun altını çiziyor.

Röportaj: Ceylan YENİACUN

Fotoğraflar: Zeynel Abidin AĞGÜL

Fotoğraf Asistanı: Hüseyin Rahmi AĞGÜL

Saç: Erdem GÜL / MAAG SAÇ SANAT

Makyaj: Cevahir Özkan GÜNER

 

Üç çocuğunu, “dünyalar güzeli tatlı prensesim” dediği torunu Alaia’yı ve dostlarını bitmek tükenmek bilmeyen sevgi ve şefkatiyle sarıp sarmalayan bir kadın Dalia Garih... “Bana göre her şey sevgi ve şefkat ile başlar, onunla büyür, paylaştıkça çoğalır. Var olmak insan olmaktır" diyor ve ekliyor “Sevgi dolu bir ailede büyümüş olmamın etkisi büyük. Belki de genlerimden gelen bir durum bu.” Yeşillikler içinde huzurun hakim olduğu evine adım attığımız anda sevginin hayatında ne denli önemli olduğunun daha da farkına varıyoruz. Babası Üzeyir Garih’in hatıraları, dostlarının güzel notlar eşliğinde gönderdikleri çiçekleri ve tabii ki çocuklarının fotoğraflarıyla mutlu bir dünyası var Dalia Garih’in. Biz de birkaç saatliğine de olsa onun dünyasına adım atmanın sevincini yaşıyoruz.

Dalia Garih kimdir, hayat felsefesi nedir?

“Sevgide güneş gibi oI, dostIuk ve kardeşIikte akarsu gibi oI, hataIarı örtmede gece gibi oI, tevazuda toprak gibi oI… Her ne oIursan oI, ya oIduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol...“ Bir yandan korkun, bir yandan umudun varsa iki kanatlı olursun… Tek kanatla uçulmaz zaten” der Mevlana Celaleddin Rumi…İşte ben Dalia Garih. Hayat felsefem böyle. Sevgi, saygı, kardeşlik üzerine kurulu. Tüm dünyada barış olsun istiyorum. Huzur dolu olmak, umut dolu olmak, pozitif olmak. Benim için sevgi huzur, ümit, emek, hak etmek, karşılıksız el uzatmak, yeri geldiğinde affetmek, büyüklük, erdem, bilgelik demek. Bana göre her şey sevgi ve şefkat ile başlar, onunla büyür, paylaştıkça çoğalır. Var olmak insan olmaktır. Sevgi dolu bir ailede büyümüş olmamın etkisi büyük. Belki de genlerimden gelen bir durum bu. Ailemde gördüm, hayatım boyunca bunu ilke edindim ve bunu yaşamdaki hayat yolculuğumda uygulamaya çalışıyorum. Konuşmacı olarak gittiğim tüm sohbetlerimde de bunu paylaşıyorum. Şirket içinde gençlerimizin yönettiği Alarko İstikbal Kulübü’nde gözetmenlik yapıyorum. Zaman zaman toplantılar yapıyoruz. Yeni gelenler ve genç çalışanlarımız benden hayat felsefemi paylaşmamı sıklıkla istiyorlar. Onlara hayat tecrübelerimi aktarıyorum. Tabii ki bu demek değil ki hayat toz pembe… Hayatın akışında, yolumuza engeller, taşlar da çıkıyor. Bunları da aşmak için emek ve çaba gerekiyor. Ayrıca insan hayatında şanslı olmak da çok önemli diye düşünüyorum.

Garih gibi değerli bir soyada sahip olmak, Üzeyir Garih’in kızı olmak nasıl bir duygu?

En değerli mirasım babamdan kalan soyadım. Bu soyadını taşımaktan her zaman gurur ve şeref duydum. Babam bizim büyüme sürecimizde de, daha sonrasında da hep yanımızda oldu. Şefkat dolu sıcak bir baba, iyi bir öğretmendi. Doğruluk, dürüstlük, insan hakkı yememe konularında çok titiz bir öğreti verdi. Hayat felsefemi yönlendiren en önemli kişidir hayatımda. Biricik canım annem Lili Garih de hem bizlere, hem torunlarına sevgisiyle, sıcaklığıyla, güzelliğiyle, canlılığıyla, varlığıyla her zaman destek oluyor, güç veriyor. İyi ki var, iyi ki yanımızda.

Babanızla ilgili en çok neyi özlüyorsunuz? 
Hayattaki en büyük kaybım, en büyük acım. Ani, zamansız ve de çok acı bir şekilde bu kaybı yaşadık. Atlatması zor bir travma idi. Beynimizden silmek hiç kolay olmadı. Kalbimizde hala çok derin bir yara. Onu çok ama çok özlüyorum.

Cemiyetin en zarif giyinen isimlerinden birisiniz. Favori tasarımcılarınız, markalarınız neler?
Sağ olun teveccühünüz… Klasik tabirle moda insanın kendine yakışanıdır diyorum. Her kadın gibi ben de güzel giyinmeyi seviyorum. Daha çok hazır giyim tercih ediyorum. Benim tarzım klasik, sade, şık. Çok da radikal olmamakla birlikte dünyadaki değişiklikleri de takip ediyorum. Genç moda tasarımcılarımız son zamanlarda harikalar yaratıyor. Ayrıca dünyaca ünlü çok sayıda Türk modacımız var. Onları da yakından takip ediyor, takdir ve tebrik ediyorum.

Siz de babanız Üzeyir Garih gibi değerli tecrübelerinizi bir kitapta toplamayı düşünüyor musunuz?
Bu konuda babamla boy ölçüşmem imkansız. Biliyorsunuz kendisi durmaksızın üretir ve yazardı. Armut dibine düşermiş. Benim de şiirlerim, yazılarım, oldukça birikimim var. Ancak şu anda buna pek vakit ayıramıyorum. Ama bir gün neden olmasın...

 

Röportajın devamı bu hafta ALEM'de...