BELİZ BÜYÜKHANLI RÖPORTAJI

04.04.2018 19:04:31

Kendine has aurasıyla Ankara cemiyetinin en dikkat çeken isimlerinden biri olan Beliz Büyükhanlı’yı klasik zevkini yansıtan detayların öne çıktığı evinde ziyaret ettik.

Ceylan YENİACUN - ceylan.yeniacun@alem.com.tr
Fotoğraf: Pınar GEDİKÖZER

Sosyal sorumluluk çalışmaları denildiğinde adeta akan sular duruyor Beliz Büyükhanlı için... “Ben her insanın aldığı kadar olmasa bile hiç değilse bir parça vermeyi öğrenmesi gerektiğini düşünüyorum benim açımdan sosyal sorumluluk projeleri ile ilgili oluşması gereken bilinç budur” diyor ve anne, babalara bu konuyla ilgili büyük görevler düştüğünün altını çiziyor.

Ankaralı olmak sizin için ne ifade ediyor?
Ankara aslında tarihi açıdan oldukça zengin ve değişik doğal güzellikleri olan bir şehir. Çok fazla mavi ve yeşil rengin olmamasına rağmen başka hiçbir yerde görmediğim renklerde bir gün batımı var. Ankara’nın Devlet tiyatroları, hastaneleri ve üniversitelerinin fazla olması sebebi ile oldukça çok eğitimli insanın yetiştirildiği, İstanbul’a göre daha homojen ve güvenli bir şehir olduğunu düşünüyorum. Tüm bu özellikler insan ilişkileri bakımından Ankara’yı daha tutarlı, güvenli ve eski dostlukların oluşmasına müsait hale getiriyor. Burada sosyal yaşam gezme ve görmeden çok dostluk arkadaşlık, aile ve iş odaklı.

Ankara’da favori mekanlarınız nereler?
Ulus Çukur Han’daki Divan Otel ve Restoran Ulus ve çevresinin ambiyansını sevdiğim için , Marriott Steak House etin yanında servis edilen garnitürler için ve çocukların hastayken bile hayır diyemedikleri harika dönerinden dolayı Uludağ Et Lokantası favorilerimden.

Hayattaki en büyük lüksünüz nedir?
Değişen yaşam şartları ve değerlerden dolayı ben artık hayattaki en büyük lüks ve konforu mutlu, dengeli bir aile ve iyi yetişmiş mutlu çocukların olduğu bir yapıya sahip olmak olarak görüyorum.

Moraliniz bozuk olduğunda keyfinizi yerine getirmek için neler yaparsınız?
Moralim bozuk olduğunda istemsiz olarak dolap çekmece gibi bir şeyler yerleştiririm ve mutlaka bir yerleri düzenlerim, sevdiğim bir kitabı bir daha okurum sonra da bir arkadaşımı ararım ve dışarı çıkarım o zamana kadar genellikle moralim düzelmiş olur. Sosyal sorumluluk projelerinde aktif olduğunuzu biliyoruz.

Son dönemde neler yapıyorsunuz?
TED Eğitim Derneği’nin 10.000 Genç Meşale Daha Aydınlık Türkiye Projesi kapsamında, burslu çocuklara gelir getirici faaliyetler düzenlemeye çalışıyoruz, bunun için Alışveriş Şenliği tarzında kermesler, çeşitli konserler, aktiviteler hazırlayan bir komitemiz var. Bunun dışında üye olduğum bazı diğer derneklerin etkinliklerinde bulunuyorum. Etrafımda sosyal sorumluluğun bilincinde her adımında yardımı destekleyen pek çok insan var en son sığınma evleri ile ilgili bir bilgiyi değerlendirme fırsatı oluştu. Ben her insanın aldığı kadar olmasa bile hiç değilse bir parça vermeyi öğrenmesi gerektiğini düşünüyorum benim açımdan sosyal sorumluluk projeleri ile ilgili oluşması gereken bilinç budur. İnsanların yaşadıkları toplumlarda hep alarak değil vermekle de sorumlu olduklarını toplumu desteklemek ve vererek hem kendilerini hem de çevrelerini daha verimli hale getirebileceklerini anlamaları önemli.

Evinizi dekore ederken nelerden ilham aldınız?
Oldukça klasik bir zevkim var. Bronz heykeller, damask desenler, Fleur de lis, varaklı aynalar ve şamdanlar, Josephine koltuk ve ayak pufları en sevdiğim ve evde görmekten hoşlandığım beni mutlu eden parçalar.

Sizce bir ev davetinde olmazsa olmaz detaylar neler olmalı?
Ben kendim de yemek yemeye düşkün olduğum için yemeklerin lezzeti ve sunumu benim için önemli. Çok fazla bir ikram olmayabilir ama özenli bir sunum ve lezzetli yiyecekler, aydınlatma, sohbete engel olmayacak hafif bir müzik genel olarak hoş bir ortam yaratmaya yeterli oluyor. Ben ayrıca taze çiçekler ve çiçek kokusunu da bulunduğum ortamlarda rahatlatıcı buluyorum. Buna ilaveten kaliteli kokteyller veya bizim geleneksel şerbet ve içecek ikramları da keyifli olabilir.

Röportajın tamamı bu hafta ALEM Ankara'da...

PAYLAŞ