ATÖLYEDE SERGİ HEYECANI

22.03.2018 12:07:28

İyilik İçin Sanat Derneği’nin Atölye|Pasaj Projesi kapsamında bir yıl boyunca çalışan genç sanatçıların eserleri Galeri Deniz’de sanatseverlerle buluşuyor. Sergi öncesi dernek üyeleriyle 72 eserin ortaya çıktığı atölyede bir araya geldik.

Ayça BARUT TANMAN – ayca.tanman@alem.com.tr / Fotoğraflar: Merve AĞAZAT

Sanatçıları atölyelerinde ziyarete dayanan bir Rönesans geleneğinden ilham alarak 2016’da yolculuğuna başlayan İyilik İçin Sanat Derneği, Türk sanatının uluslararası platformda yer almasını ve genç sanatçıların yetişmesine destek olmayı hedefliyor. Her hafta önemli sanatçılarının atölyelerine konuk olan dernek üyeleri, Türkiye’de ve dünyadaki önemli sanat fuarlarını da yakından takip ediyorlar. Atölye|Pasaj Projesi kapsamında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun genç sanatçı adaylarının Ressam Prof. Dr. Nedret Sekban ve Öğretim Görevlisi Ressam Aslı Özok’la çalışmalarına imkan sağlayan İyilik İçin Sanat Derneği, genç sanatçıların bir yıllık sanat çalışmalarının yer alacağı serginin heyecanını yaşıyor şimdilerde. 22 Mart’taki sergi öncesinde İyilik İçin Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Selin Bozkurt, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hatice Çiğdem Eşrefizade ve Genel Sekreter Handan Aral ile buluştuk; sanat üzerine sohbet ettik ve genç sanatçıların eserlerini yakından inceledik.

SELİN BOZKURT
Atölye|Pasaj Projesi nasıl doğdu?
Yaklaşık iki yıl önce her hafta yeni bir atölye ziyaretine devam ederken öncelikle Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olan Aslı Özok’u ziyaret etmiştik. Aslı Hanım’ın davetiyle önce Zürih’te, Solomon R. Guggenheim Müzesi ve Vakfı Direktörü Richard Armstrong’un da bulunduğu vakıf davetine katıldık. . Buradaki ortamın etkisi ile genç sanatçıların yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla dernek olarak bizlerin de değerli bir proje üretmesi fikri netleşti. Yine Aslı Hanım’ın önerisi ile aynı üniversitede Resim Bölümü Başkanlığı yapan Prof. Dr. Nedret Sekban’ı ziyaret ettik. Prof. Sekban’ın emekli olduğunda genç sanatçılar için bir atölye açmak istediğini, sanat üretimi olmayan gençlere bu imkanı vermek istediğini öğrendik. Fikir bizim arzu ettiğimiz projeye çok uygundu. Hızlıca hayata geçirmeye karar verdik. Bir ay içerisinde genç sanatçı adaylarımız belirlendi, atölyede çalışmalarına başladılar. Profesyonellerin önerisiyle her yıl 10 kişiye bu hakkı vermeye karar verdik, bahsettiğimiz beklentilerden dolayı altı kişi bitirmeye hak kazandı. Sanat üretimi imkanları, yol ve yemek desteğinin yanı sıra çok önemli bir kazanım olduğunu düşündüğümüz İngilizce eğitimlerine de programda yer verdik. Ayrıca atölye buluşmalarına kendilerini de davet ettik. Sanatçılarla tanışmalarına, farklı başarı hikayeleri dinlemelerine vesile olduk. Galeri, fuar, bienal gibi farklı sanat etkinliklerinde de beraberdik, koleksiyonerle tanışmalarını sağladık. Şimdi genç sanatçılarımız için kapsamlı bir sergi düzenliyoruz. Denizbank’ın katkılarıyla Galeri Deniz’de sanatseverlerle buluşan sergide 72 eser yer alıyor. Genç sanatçı adayları, sergi sonrasında dünyadaki sanat ortamlarını deneyimlemeleri amacıyla dünyanın en önemli sanat fuarı Art Basel için oluşturulan sanat programına katılacaklar.


Sanata olan ilginiz sizin hayatınıza neler kattı? 
Picasso, “Sanatın amacı ruhumuzu gündelik hayatın tozlarından temizlemektir” demiş. Ben bir izleyici olarak bu sözü duyumsuyorum. Artık sanat benim için bir yaşam biçimi haline geldi. Hem içinde olduğum dernek çalışmaları, genç sanatçılarla birlikte olmak, profesyonel sanatçıların atölyelerinde onlarla birçok anı paylaşmak, fuarları takip etmek ve birçok sanat eleştirmeni ve sanat tarihçisiyle zaman geçirmek sanatı benim hayatımın içinde olmazsa olmazlar yerine koydu. Sanatın özel hayatımı ve iş hayatımı beslediğini düşünüyorum. Çünkü bana bambaşka bir bakış açısı kazandırdı. O yüzden de sanat benim hayatıma pek çok değer kattı, kendimi geliştirme imkanı sağladı. 

Çalışmalarını ilgiyle takip ettiğiniz sanatçılar kimler?
Ben yurt içinde ve yurt dışında birçok sanatçıyı fuarlar sergiler vasıtasıyla takip ediyorum. Özellikle yurtdışında başarılara imza atmış ve ülkemizi temsil eden sanatçılar göğsümü kabartıyor. Onların her zaman takipçisi ve destekçisiyim. Çünkü bunun ne kadar kıymetli ne büyük bir emek olduğunu biliyorum. Bunun dışında toplum için büyük projeler gerçekleştiren sanatçılar da benim için önceliği alıyor. Çünkü işim gereği yapılmış olan her iyi proje “Acaba bizde nasıl olabilir, ülkeye, sanata nasıl katkısı olabilir” veya “Bizde eksik olan yapılmamış bir proje olarak gelişen fikriyle nasıl hayat bulur” olarak bana yansıyor. O yüzden her sanatçı benim için ayrı özelliklerinden dolayı kıymetli ve ben sanat tarihinin bir zincir gibi sürekliliği olduğunu düşünüyorum. Her sanatçının farklı oluşu buna zenginlik katıyor.

HATİCE ÇİĞDEM EŞREFİZADE
Sanata olan ilginiz sizin hayatınıza neler kattı? 
Sanata olan ilgim tutkumu, kararlılıklarımı ve öğrenmeye olan ilgimi bir kat daha arttırdı. Sanatla ilgili olduğunuz zaman algınız, görgünüz ve zevkiniz bir o kadar şekilleniyor, bu da size her konuda yardımcı oluyor.

Çalışmalarını ilgiyle takip ettiğiniz sanatçılar kimler?
Hem yurt içinde hem de yurt dışında çalışmalarını ilgiyle takip ettiğim birçok sanatçı var. Yurt dışında gittiğim fuarlarda gün geçtikçe görüyorum ki bizim sanatçılarımız da çok başarılı ve yaratıcı işler yapıyorlar. Ben kişisel olarak her sanatçıya büyük bir saygı duyuyorum, çünkü sanat herkesin yapabileceği bir şey değil o yüzden ben de sanatla uğraşan her sanatçıyı takip etmeye çalışıyorum.


Hangi sanat etkinliklerini takip etmek size keyif veriyor? 
Aslında imkân olsa da bütün etkinlikleri takip edebilsem, ama maalesef mümkün olmuyor. İsviçre’de Art Basel, Londra’da Frieze, New York’ta Armony, Türkiye’de ise Contemporary İstanbul ve Bienalleri izlemeye çalışıyorum.

“Keşke benim olsa” dediğiniz bir sanat eseri var mı? 
Tabii, o kadar çok sanat eserini beğeniyorum ki ama hepsine ulaşmak imkansız. Monet’nin ve Kohei Nawa’nın üzeri cam kürelerle kaplanmış bir geyik heykelini almak isterim.

HANDAN ARAL
Sanata olan ilginiz hayatınıza neler kattı?

Öncelikle atölye ziyaretlerimiz sırasında aldığım keyfin tarifi yok. Sanatçıların dünyalarına tam da merkezinde misafir olmak çok heyecan verici. 140’ncısını yaptığımız atölye, müze ve fuar gezilerimiz sonrası pek çok bilgi ve birikimim oldu. Tüm bunlar hayata baktığım pencereme renk ve derinlik katıyor.  

Çalışmalarını ilgiyle takip ettiğiniz sanatçılar kimler?
Atölyesini ziyaret ettiğimiz her sanatçı zaten bizim takip listemizde oluyor.  Onun dışında yurt içinde ve yurt dışında düzenlenen fuarlar ve sergiler dolayısı ile pek çok yeni sanatçı da  beğeni ve takip listemizde.  


Hangi sanat etkinliklerini takip etmek size keyif veriyor?
Derneğimizle birlikte rutin olarak sanatın dahil olduğu tüm fuar, bienal ve sergileri takip ediyoruz. Müzelerimiz de dönemsel sergiler de ziyaretlerimiz arasında yerini alıyor. Sanata izleyici olarak dahil olduğum her an benim için çok keyifli ve kıymetli.

“Keşke benim olsa” dediğiniz bir sanat eseri var mi?
O kadar çok var ki! Özellikle de ziyaretlerimiz sırasında eserlerin hikayelerini ve çıkış noktalarını öğrenince, üzerine sanatçı ile kurduğumuz etkileşim de eklenince keşkelerim ve koleksiyonum çoğalıyor.