03.05.2018 15:32:58

“Dünde kalmadan, hayatı karmaşıklaştırmadan, dolu dolu yaşamak. Hayatta beni en çok bu mutlu ediyor” diyen Alara Koçibey’in odak noktası şu sıralar işi. Koçibey ile hem yeni projelerini, hem de hayatı üzerine pek çok detayı konuştuk.

Röportaj: Lara MUTLU
Fotoğraflar: Lara SAYILGAN
Styling: Hakan ÖZTÜRK
Saç: İbrahim Zengİn / NO21
Makyaj: Ufuk CELEP / NARS ürünleriyle

Alara Koçibey, çok güzel bir kadın. Evet, kusursuz bir cilde ve düzgün bir fiziğe sahip ama onu asıl güzel kılan hiç kuşkusuz aura’sı ve vizyonu. Çocukları ve iki köpeği ile birlikte yaşayan Koçibey’in evinden içeri adım attığınız anda, onun vizyonunu evin her köşesine başarılı bir şekilde yansıttığına şahit olabilirsiniz. Koçibey, şu sıralar çok çalıştığı ama bir o kadar da hafif ve mutlu olduğu bir dönemden geçiyor. Onunla hayatının bu yeni döneminde, işi, stili, tecrübeleri ve çok daha fazlası üzerine samimi bir sohbet gerçekleştirdik.

Rutin bir gününüz nasıl geçiyor?
Sabahları 07.30’da uyanıp müzik açıyorum. Ispanak, avokado gibi yeşilliklerden oluşan juice’umu alıp ormana ya da yürüyüşe gidiyorum. Doğanın içinde olmak en sevdiğim şeylerden biri. Ardından ofise geçiyorum. Projeler, toplantılar, şantiye ve atölye kontrolleri derken gün bitiyor. Akşam çocuklarla yemek yiyip, Play Station oynuyoruz. Onlar yattıktan sonra ertesi günün hazırlığı için tekrar çalışmaya oturuyorum. Bu saatteki çalışmam, bana terapi gibi geliyor.

Şu an hayatınızın nasıl bir döneminizdesiniz?
Aktif ve iş hayatına odaklı bir dönem. Ortaklarım Emine Kütük ve Tuvana Büyükçınar Demir ile bebek ve çocuk odaları markamız 3 MOMS’la büyük bir başarı elde ettik. Gerçekten A’dan Z’ye böyle bir tasarım, kalite ve ürün gamı olan başka bir marka yok. Teslim ettiğimiz projelerde, evin en güzel odası olarak adlandırıldığımız için sadece salonlar, yatak odaları gibi evdeki spesifik alanların tasarımları için de büyük bir talep geldi. Bu beklenti bizi 3 HOMES’u kurmaya itti. Böylece geçen ay, Alara Koçibey Interiors’ın yanında dekorasyon alanında hizmet veren 3 HOMES için de çalışmaya başladım.

Hayatta sizi en çok ne mutlu eder?
Dolu dolu yaşamak; dünde kalmadan, hayatı karmaşıklaştırmadan, hafif ve mutlu… Sanırım hayat motto’m tembelleşmemek ve rutin kalmamak üzerine kurulu. “Daha iyisi nasıl olur, daha ileri nasıl gidersin?” sorularını kendime sürekli soruyorum. Zamanla bunlar birikiyor ve bir bakıyorsunuz daha iyi bir işiniz var, daha iyi yaşıyorsunuz, daha mutlusunuz ve daha iyi bir siz olmuşsunuz.