03.05.2018 13:51:44

Monte Carlo Balesi Baş Koreografı Jean Christophe Maillot’nun heyecan verici çağdaş yorumu ile Kuğu Gölü’ne ithafen hazırladığı Le Lac yani “Göl” İKSV’nin katkıları ile İstanbul’a geliyor. Göl klasik bale ile modern balenin eşsiz harmonisi ile sunuluyor.​

Röportaj Petek KIRBOĞA
Fotoğraflar Alice BLANGERO

PHILIPPE GUILLOTEL
Monte Carlo Balesi Kostüm Tasarımcısı

Dans severler 16 ve 17 Mayıs tarihinde İstanbul’da Monte Carlo Balesi’nden Göl balesini seyredecek olmanın heyecanını yaşıyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ve Zorlu Performans Sanatları Merkezi (PSM) iş birliği ile sahnelenecek gösteriden önce balenin gösterişli kostümlerini yapan Philippe Guillotel ve Baş Koreograf Jean-Christophe Maillot ile özel bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yeni bir gösterinin kostümlerini nasıl hazırlıyorsunuz?
Özel bir bale için daha önce neler yapıldığını araştırmakla işe başlıyorum. Hikayesini okuyorum ve farklı boyutlarını araştırıyorum. Farklı karakterlerle kendi bakış açımı katarak küçük çizimlerle sayfaları dolduruyorum. Başlangıçta yaptıklarım hiç hoşuma gitmiyor, ama daha sonra kafamdaki dünya şekillenmeye başlıyor ve farklı karakterler kabuğundan çıkarak hayat buluyor. Onları çizdiğim anda var oluyorlar aslında, sonrasında benden çıkıyorlar ve adeta onları koreografa ve yönetmene göstermemi istiyorlar. Böylece bir karakter doğuyor.

Çalışmaya başlamadan önceki hazırlık sürecinizden bahsedebilir misiniz?
İşe araştıracağım alanları belirlemekle başlıyorum. Örneğin bu bale için işe avcıların farklı dönemlerde nasıl giyindiğini araştırarak başladım. Farklı türde kuşları ve onların tüylerini derin bir şekilde inceleyerek devam ettim.

JEAN‐CHRISTOPHE MAILLOT
Monte Carlo Balesi Baş Koreograf

Monaco Vatikan’dan sonra dünyadaki en küçük ikinci ülke, nasıl oldu da bu kadar başarılı bir bale topluluğu meydana getirdi?
Monaco uzun soluklu süreçlerde her zaman sanatçılara destek olan bir ülke olmuştur. Sanat himayesi Monaco’nun tarihine gömülüdür. Küçük bir ülkedir ama kültür politikası her zaman önde ve önemli olmuştur. HRR Hannover Prensesi 1985’te annesi Monaco Prensesi Grace Kelly’nin dileği üzerine Monte Carlo Balesi’ni kurdu. Ben 1993’te Monte Carlo Balesi’ne repertuar hazırlamak üzere davet edildim. Gerçekleştirdiğimiz turlar ve hazırladığımız bale gösterileri ardı ardına başarı kazandı böylece Monte Carlo Balesi krallığın sanattaki en önemli elçisi oldu. Monte Corlo Balesi başarısını en başta Prenses Caroline’in tutkusuna ve heyecanına borçlu.

Röportajlarınızda bale ile ilgili misyonunuzun baleyi herkese ulaştırmak olduğunu söylüyorsunuz, bu hedefinizi gerçekleştirebildiniz mi?
Baleyi herkese ulaştırmak istedim bu doğru ama burada önemli bir nokta var. Erişilebilir olmak basit olmak anlamına gelmez, gelmemeli. İnsanlar bale ile anlattığım hikayelerden ve onlarda yarattığım duygulardan dolayı beni takdir ediyorlar. Aslında hikaye anlatıcılığım çok açık değil. Anlattıklarım aslında duygusal açıdan çok köklü ve karmaşık durumlardan oluşuyor. Birbiriyle çatışan zıt dünyaların üstesinden gelmeyi severim. Bu durum geniş yelpazede bir koreografi hazırlamak için bana olanak sağlar. 20 yılı aşkındır Monte Carlo Balesi ile çalışıyorum şunu anladım ki seyirci benzersiz bir vizyon sunarsanız onu takdir eder. İnsanlar büyük bir samimiyetle kendilerinden bahseden sanatı severler.

Monaco Prensesi Grace Kelly baleye tutkundu ve 1975’te bir bale okulu kurdu. Dans sevgisi ondan kızı Prenses Caroline’e geçti, o da 1985’te annesinin dileği üzerine Monte Carlo Balesi’ni kurdu. Balenin başkanlığını da kendi üstlendi. Prenses Caroline’in topluluğunuzdaki rolünden bahseder misiniz? Onunla çalışmak nasıl?
Prenses Caroline olmadan asla bir dans topluluğu olamazdı ve özellikle onsuz Monaco’ya özgü bu benzersiz dans biçimi oluşmazdı.1985’te bu Monte Carlo Balesi’ne can verdi ve o günden sonra her zaman bu baleyi sanatsal açıdan kalkındırmak için desteğini eksik etmedi. Beni her zaman sanat disiplinlerini kaynaştırmam için destekledi. Sanatçılar ve benim aramda köprü oldu. Birlikte Monte Carlo Dans Forumu’nu oluşturarak festival düzenlememiz için büyük çaba harcadı. Bale alanında her zaman en güzel etkinliklerin gerçekleşmesi için çalıştı. Çok kısa bir zaman önce kendisine ne kadar teşekkür borçlu olduğumu söyledim. Benim için çok önemli olan bir hayalimi gerçekleştirdi. Topluluğumuzu ve bale okulumuzu ve düzenlediğimiz balet festivalini Monte Carlo Balesi’nin çatısı altında bir araya getirdi. O bizim başkanımız ve her daim eksilmeyen ilgisi ile bizleri destekliyor ve takip ediyor.

PAYLAŞ