08.03.2018 17:40:02

Venedik, Barselona ve New York’ta açtığı sergilerle dünya sanat çevrelerinde övgüyle karşılanan Ahmet Güneştekin’in sanat gündemi dopdolu. Eserleri, New York merkezli Marlborough Gallery tarafından temsil edilen Güneştekin, 57. Venedik Bienali’nin ön hazırlıkları için Venedik’te çalışmalarını sürdürüyor. Ahmet Güneştekin ile dört katlı sanat merkezinde keyifli bir söyleşi yaptık.

Röportaj Fatih ŞAHİN
Fotoğraflar Cengiz DİKBAŞ 
Styling Gökçecan YÜREKLİ
Styling asistanı Gamze DEMİRTAŞ

“Bazen bir eserin öngörülemeyen sonradan ortaya çıkan dönüştürücü gücüne şahit olabiliyorsunuz. Sanat tarihine geçmiş çok sayıda böyle işler mevcut. İşlerimi üretirken özellikle bir şeyler anlatmaya çalışmıyorum; tek düşüncem, düşlediğim şeyleri göstermek oluyor.”

Özgün tarzınızla  koleksiyonerleri, sanat çevrelerini şaşırttınız; Türk Çağdaş Sanatı’na yeni bir soluk getirdiniz. Yıllar önce ilk serginizi açtığınızda  kendinize ne kadar güveniyordunuz? 
Çocukluğumdan beri kendine güvenen biri olmuşumdur. Yaşayarak öğrenen biri olmamın getirdiği bir şey olmalı. Çok sevdiğim bir söz vardır: Şans, cesurdan yana olur. 

56. Venedik Bienali’nde tarihi bir mekânda  ‘Milion Taşı’ projenizle dünya sanat çevrelerinin karşısına çıktınız, stresli bir durum. O sabah kendinizi nasıl hissediyordunuz ve bu stresi nasıl aştınız?
Yapı olarak sakin biriyimdir. Yaşamımın hiçbir evresinde yeni bir projeyi gerçekleştirme aşamasında stres yaşadığım bir an anımsamıyorum. Yakın çevrem zaman zaman bu konuda beni eleştirir. Venedik’teki sergimin açılışında da yeni bir şey paylaşmanın heyecanını duyuyordum elbette, ama stres yaşamadım. 

Monaco, Barselona, Art Basel Miami’de de sergiler açtınız. Sergi öncesinde nasıl bir ruh haline sahipsiniz? Nefes terapisi, meditasyon, spor gibi alanlara başvurur musunuz? 
Özellikle bir şey yapmıyorum. Gün içinde rutin olarak yaptığım şeyleri yapıyorum. Nerede ve nasıl olursam olayım, bir günü diğerinden daha farklı göremiyorum. Çünkü günün neler getireceğini asla bilemeyiz.

Sizin gibi üretken ve yoğun çalışan bir ressam nasıl dinlenir? Seyahatlerinizde sanat gezileri mi ağır basar? Yakında yeni bir yolculuk ya da bir sergi, sanat festivali var mı?
Yaratım sürecinde 10 günlük sessizliklerim olur bazen. Yapacağım işlerimin alt yapısını kurgularım. Bu sessizlikleri yaşadığım ve tasarladıklarımı hayata geçirdiğim anlar, benim için en büyük dinlenme zamanı. 57. Venedik Bienali’nin ön hazırlıkları için Venedik’e gidiyorum bu hafta sonu. Sergi programları 2 yıl öncesinden belirlenir. Benim de 2017 yılına kadar sergi programım Marlborough Gallery tarafından belirlenmiş durumda. İsviçre, Hollanda, Katar, Dubai’de kişisel sergilerim düzenlenecek; Art Breda, The Armory Show, Art Basel gibi uluslararası çağdaş sanat fuarlarında işlerim sanatseverlerle buluşacak. 

En son nereye gittiniz ve sizi etkileyen özelliklerini öğrenebilir miyiz?
Son olarak Napoli ve Capri Adası’na gittim. Capri Adası sakin ve tarihi bir mekan ve her yerde İtalyan yaratıcılığının izlerini görüyorsunuz. Osmanlı denizcilerinin sürekli baskın ve çıkarma yaptığı İtalyan merkezlerden biriymiş. Zamanında Barbaros Hayreddin Paşa’ya karşı adanın savunulması için yapılan, ancak onun tarafından ele geçirilen ve adıyla anılan bir kale yer alıyor. Deniz kıyısında yüksek noktalara dikilmiş olan gözetleme kulelerinin sayısı, geçmişin toplum hafızasına nasıl yerleşmiş olduğu hakkında bir fikir veriyor insana.

“İyi insanlar bir araya gelince hep iyi şeyler olur. Ben hep iyi insanlarla bir araya geldim, o yüzden iyi şeyler yaptığımı düşünüyorum.” diyorsunuz pozitif enerjiye inanır mısınız? Güne başlarken hoşlandığınız rutin alışkanlıklarınız, sohbetinden hoşlandığınız kişiler var mı?
Hislerim çok güçlüdür. Çok büyük bir avantaj oldu bu benim için. Yaşadıklarım, gördüklerim, deneyimlediklerim, kötülükler karşısında iyi insanları seçebilme hissi kazandırdı bana. Dost olarak bildiklerime çok değer veririm bu yüzden. Yalnız kahvaltı yapmayı ve yemek yemeyi sevmiyorum, her zaman dostlarımla ve arkadaşlarımla birlikte olmayı tercih ediyorum. Yaşar Kemal çok sık bir araya geldiğim kişilerin başında yer alıyordu; yokluğu şimdi büyük bir eksiklik benim için elbette, mümkün olduğunda arkadaşlarımla bir araya geliyorum. 

PAYLAŞ