20.06.2018 15:36:00

Adının önünde moda yazarı, editör ve style influencer gibi pek çok titri barındıran Ece Sükan, T.A.G.G. tasarımlarıyla Monte Carlo sokaklarında ALEM için özel pozlar verdi.

Röportaj: Gözde YÖRÜKOĞLU
Fotoğraflar: Mehmet ERZİNCAN
Styling: Bengisu GÜREL 
Saç: Serkan AKTÜRK
Makyaj: Kürşat AKCEBE 
Monte Carlo-SMB'ye teşekkür ederiz. 

“Kadının feminen olması, duygularını yaşaması, romantikliği gücünden kaybettirir mi? sorusuyla beni baş başa bıraktı. Koleksiyon da tam burada hikayesini buldu. Ece feminenliğini saklamadan güçlü duruşa sahip bir kadın.” diyor genç tasarımcı Gökay Gündoğdu ve yeni koleksiyonunun heyecanına Ece Sükan’ı da ortak ediyor.  Sizi Ece Sükan’la Monte Carlo’da gerçekleştirdiğimiz çekimle baş başa bırakıyoruz.  

Ece, bir araya gelmeniz nasıl gerçekleşti, bize çekimin arka planını senin gözünden anlatır mısın?
Ece SÜKAN: 
Sektör içerisindeki tanışıklığımızın yanında arkadaş grubu kümelerimiz ile de yollarımız hep kesişir Gökay ile. Bu koleksiyon için de heyecanına beni de ortak etti. Hem yurt dışı satış projelerini hem de yeni koleksiyonunu konuşmak üzere buluştuk. Zaten o gün hep beraber fikirlerin, hayallerin, analizlerin akıp gittiği bir beyin fırtınası seansı yaşadık biliyorsun üçümüz.

Gökay, senin için bu koleksiyonun ilham kaynağı neydi, bize hem koleksiyonun hikayesini hem de bu koleksiyonda özellikle Ece ile çalışma nedenini anlatır mısın?
Gökay GÜNDOĞDU:
 İlk koleksiyonumdan beri güçlü kadın hikayeleri anlatıyorum. Kadının gücünden bahsederken kullandığımız maskülen feminen tanımı benim bir anda başka türlü düşünmeme neden oldu. O an anladım ki kadını yine eril bir söylemle güçlü kılmaya çalışıyoruz. Kadının feminen olması, duygularını yaşaması, romantikliği gücünden kaybettirir mi sorusuyla beni baş başa bıraktı. Koleksiyon da tam burada hikayesini buldu. Ece feminenliğini saklamadan güçlü duruşa sahip bir kadın. Tarif ettiğim kadın silüetinin onunla vücut bulacağına inandığım için özellikle bu çekimde onunla çalışmayı istedim.

Ece, Türkiye’yi yurt dışında moda dünyasında temsil eden nadir isimlerden birisin. Senin gözünden pozitif giden yönlerini ve elbette daha iyisi için neler yapılabileceğini anlatır mısın?
E.S.: 
Evet yaklaşık bir 10 senedir uluslararası moda endüstrisinde Türkiye’yi temsil eden bir editör, moda yazarı, style influencer olarak yer almaktayım. Bu yıllar içerisinde New York , Milano ve Paris’te çok çeşitli projelerde ve network’lerde yer alarak dünya moda endüstrisinin Türkiye elçisi olarak adlandırdı yabancı basın beni. Organik olarak gelişti her şey aslında. Yapmak istediklerimin peşinden giderken ve hep enternasyonal bir vizyon içerisinde, uluslararası moda endüstrisi ve Türkiye arasında bir köprü olabilmek hayalleriyle adımlarımı atarken taşlar yerine oturdu, noktalar birleşti. Artık dijital devrim ile birlikte her şey şeffaflaştığı ve ulaşılabilir olduğu için, Türkiye de iyisiyle kötüsüyle daha da gözükür oldu elbet. Moda sektörü açısından ise halen bir kimliği, bir duruşu tam anlamıyla oturmuş ve fark yaratıyor pek diyemeyiz maalesef. Dediğin gibi, kişiler bazında tanınıyor Türk modası henüz, daha geniş bir algı çerçevesi yok. Bu zamanla kreatif sektörlerin özgür düşünceleri, cesareti, sürdürülebilir disiplini ve evrensel vizyonu lokal ve özgün referanslarla birleştirdikçe oluşacak bir durum.

PAYLAŞ