03.05.2018 13:51:37

Yeniden Yeni Yine albümü çıktıktan sonra bir araya geliyoruz Nilüfer’le. “Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum” diyen sanatçının sonsuz müzik aşkına tanık olurken, merak ettiklerimizi de yöneltiyoruz kendisine.

Röportaj: Elif ÖKSÜZ
Fotoğraflar: Zeynel ABİDİN AĞGÜL
Styling: Ayşe SÖNMEZ
Backstage Fotoğrafları: Ertan DEMİRBİLEK
Fotoğraf Asistanları: Murat AĞGÜL, Merve ÖZCAN
Saç: İbrahim ZENGİN
Makyaj: Uğur KIRAL

Yeni albümü Yeniden Yeni Yine’den çıkan Seni Kimler Aldı şarkısının klip çekiminden birkaç gün sonra buluşuyoruz Nilüfer’le. Soho House’ta çekim için ayarladığımız odadan girdiğinde heyecanlanıyorum çünkü tam 25 sene önce Bodrum’da karşılaşıp imza aldığım, yılların sanatçısı, koskoca Nilüfer var karşımda. İmzaladığı o kağıdı gösterdiğimde bunca sene o kağıdın nasıl kaybolmadığına şaşırıyor ve yeniden bir şeyler karalamak istiyor. O yıllarda yanlış yazdığı ismimi bu kez doğru yazacağını söylediğinde gülüşüyoruz.

Albümü çıkalı daha bir ay olmuş ve bu yüzden bir hayli heyecanlı. Yıllar içinde onlarca albüme imza atmış olsa da o heyecanı hep yaşaması, çektiği klibin bitmiş halini beklerkenki sabırsızlığı, müziğe olan aşkına şahit olmak tüm ekip için farklı bir deneyim. Çekim esnasında çaldığımız müziklere zaman zaman eşlik ediyor, yakın dönemde kaybettiğimiz George Michael’in şarkılarında hafifçe dans ediyor. Röportajın ortasında asistanı Şeyma, klibin geldiğini söylediğinde özür dileyerek ara vermek istiyor ve hemen bilgisayara yöneliyor. Röportaja ara vermeyi hiç dert etmiyorum çünkü Seni Kimler Aldı şarkısının klibini herkesten önce Nilüfer’in kendisiyle birlikte izlemek herkese nasip olmaz! Çekimden çıkıp İstiklal Caddesi’nde yürürken ise Türk müziğinin önemli isimlerinin değerini bilmemiz gerektiğini düşünürken ve Nilüfer’in son albümünde yorumladığı Seninle Olmak Var Ya şarkısını mırıldanırken buluyorum kendimi.

Müzik hayatınıza nasıl girdi?
Çocukken girdi. Kendimi bildim bileli şarkı söyleyen biriyim ben. Kaç yaşındaydım bilmiyorum, çocuktum, şarkı söylüyordum. İtalyan Okulu’nda ortaokula devam ettim. İtalyan Okulu’nda okurken de dönemin İtalyanca popüler şarkıları hayatıma girdi. 70’li yıllarda Türkçe pop yeni yeni patlamaya başladığı bir dönemdi ve o zaman da yine müziğin içindeydim.

Yeniden Yeni Yine albümünüz için geçtiğimiz günlerde Seni Kimler Aldı şarkısına klip çektiniz. Albümde Sezen Aksu’nun altı şarkısı var. Sezen Aksu’nun hasta olduğunuz dönemde sizi yalnız bırakmayan isimlerden biri olduğunu biliyoruz. Ancak çok uzun yıllar hiç bir arada anılmadıktan sonra son birkaç yıldır size bir arada çalışırken görüyoruz. Bir yandan da ayrı ayrı çok sevilen iki sanatçısınız. Neden bir araya gelişiniz bu kadar geç oldu? 
Müzikal anlamda birlikte bir çalışma yapmadık ama konser şeklinde bir araya gelmişliğimiz var. Güneydoğu’ya yardım amaçlı, Milliyet gazetesinin bir projesi vardı. Açıkhava Tiyatrosu’nda üç gün üst üste konser verdik ikimiz. Hep bir şekilde dirsek teması olan, çok sık görüşemese bile birbirini seven, yaptıkları işleri takdir eden iki insandık hep. Belki aramızda rekabet de olmuştur. Herkes kendi adına iyi bir şey yapmak ister. Hiçbir zaman birbirimizi kıracak bir şey yapmadık, birbirimizi kıracak bir şey söylemedik birbirimiz için.

Instagram’ı da aktif şekilde kullanıyorsunuz. Hatta son klip çekiminizi oradan takip ettik. Siz mi yönetiyorsunuz, yoksa profesyonellere mi bıraktınız işi?
Ben kendim kullanıyorum. Özellikle bir süredir daha aktif kullanıyorum. Instagram’ı seviyorum. Mesela Twitter’da yokum çünkü orası bana hep riskli gelmiştir. Çünkü Twitter’da bazı insanlar aklına gelen her şeyi yazabiliyor. Ve bu, bazen benim öfkelenip ona cevap vermeme neden olabilir. Öyle bir pozisyona düşmemek için doğrusunu isterseniz Twitter’a girmek istemedim. Sadece işlerimi ilan ettiğim bir Twitter hesabım var ve orası insanlar tarafından çok cezbedici bulunmuyor anladığım kadarıyla. Orada biraz daha aktif olmak gerekiyor ama Instagram öyle değil. Tabii orada da yorumlar olabiliyor. Hatta olumsuz yorumlar da oluyor ama çok çok azınlıkta.

Yorumların hepsini okuyor musunuz, onlara cevap yazıyor musunuz?
Okuyorum tabii. Ama cevap vermiyorum. Bilgi isteyen birisi olursa cevap verdiğim oluyor.

Teknolojiye çok aşinasınız diyebiliriz yani.
Eh işte. Öyle çok sosyal medya delisi, tutkunu değilim. Bütün gün onunla yatıp kalkan birisi değilim açıkçası. Ama seviyorum.

Teknolojinin müzikle iç içe geçtiği bir dönemdeyiz artık. Spotify, Apple Music gibi pek çok uygulama var.
Hiçbirini dinlemiyorum, biliyor musunuz? Hepsini telefonuma indirdiler ama daha bir kere dinlemedim.

Şarkılarınız dijital platformlarda da dinlenebiliyor. Ama diğer yandan, Taylor Swift gibi isimler “Albümümü bedava dinletemezsiniz” diye Apple’a mektup yazıyor. Siz müziğin teknolojiyle iç içe geçmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Buna plak şirketi karar veriyor. Dolayısıyla o konularla pek ilgilenmiyorum. Albümüm nerede var, nerede dinlenebiliyor hiç bilmiyorum. Plak şirketi galiba oradan kazanıyor.

Buna karşı değilsiniz yani?
Orada dinlemese, Youtube’ı açıp dinliyor. Youtube olmasa, illa başka müzik indirecek bir platform bulur, oradan dinler. Buna engel olamazsınız ki. Uzun süredir Türkiye’de plak şirketleri dijitalden gelen albüm dinletilerini paraya çevirmeye çalışıyor. Ben fark ediyorum bunu. Eskiden öyle değildi. iTunes’tan baya albüm indiriliyor. Ben de indiriyorum. Önceden daha çok albüm alırdım ama şimdi dinlemek istediğim albümü iTunes’tan indiriyorum. Aslında bir albümü kartonetiyle elimde tutarak onu rafıma, arşivime koymayı daha çok severim ama ben bile artık bunu yapmıyorum.

PAYLAŞ