LÜKS KONAKLAMANIN ADRESLERİ

09.02.2017 16:22:07

Dünyanın dört bir tarafındaki lüks oteller, birbirinden özel suitleriyle misafirlere kendilerini özel hissettiriyor.

Elif ÖKSÜZ – elif.oksuz@alem.com.tr

 

The Greenwich Hotel, New York

Tribeca Penthouse

Robert De Niro’nun 2008 yılında New York’ta açtığı otel, kiremit dokusuyla eski görünümlü ama ev rahatlığını aratmayan oteller arasında liderliğini ilan etti. Japon mimar Tatsuro Miki ve Belçikalı tasarımcı Axel Vervoordt’un elinden çıkan Tribeca Penthouse, üç yatak odası ve iki salonuyla ilhamını Japon iç mimarisinden alıyor.

 

 

Four Seasons George V, Paris

Presidental Suite 301

Paris’in en lüks otellerinden birinde bulunan Presidential Suite, geçtiğimiz yaz aylarında Pierre-Yves Rochon tarafından tasarlandı. Alışılagelmiş Paris lüksünün yansıması olarak tanımlayabileceğimiz 301 numaralı odada fildişi, kobalt ve gri renkler hakim. Odanın ciddi havası ise her gün tazelenen beyaz güller ve orkidelerle yumuşatılıyor. Süitteki çift kişilik yatağın başucundaki sedef incilerse dekorasyonla ilgili çarpıcı detaylardan.

 

 

Intercontinental Park Lane, Londra

Royal Suite

1975 yılında açılan Intercontinental Park Lane, 1927’den 1936’ya kadar babası Kral VI. George’un krallığında II. Elizabeth’in çocukluk evinin üstüne kurulu. Kraliçe’nin yıldönümüne denk gelen zaman dilimnde Royal Suite’in yeniden dekore edilmesi ise otele 1 Milyon Sterlin’e mal oldu.

 

 

Savoy Hotel, Floransa

Repubblica Suite

Floransa’nın tarihi meydanı Repubblica Meydanı’na bakan suit, ismini bu meydandan alıyor. Yatak odasından, meydanda bulunan ve Romalılar tarafından şehrin merkezi olarak benimsenen Column of Abundance anıtının gözlerinin içine bakılabilen odanın kalbi salonda atıyor.

 

 

Belmond Cipriani, Venedik

Palladio Suite

Venedik kanallarının kıyısında kendine özel iskelesiyle Palladio Suite’e dilenirse deniz yoluyla da ulaşılabiliyor. Duvardan duvara camlar, manzarayı 180 derecelik bir açıyla görmenizi sağlarken, göl manzaralı balkondaki jakuzi soğuk havalarda dahi sıcak suyuyla keyif yapmaya olanak sağlıyor.

 

 

Conservatorium Hotel, Amsterdam

Penthouse Suite

19. yüzyıldan kalma otelin içindeli 170 metrekarelik alana yayılmış Penthouse Suite’te geniş bir salon ve özel davetler için yemek odası bulunuyor. Yemek odasındaki geniş ekran televizyon sayesinde bu oda özel gösterim odası olarak da kullanılabiliyor. Oteldeki 129 süit dışında 170 metrekarelik büyüklüğüyle en geniş oda olma özelliğine sahip Penthouse Suite’te kalan misafirler, odanın her tarafındaki camlarla dilerlerse otelin atrium’una, dilerlerse efsanevi Rijksmuseum’a kadar uzanan Amsterdam manzarasına bakılabiliyor.  

 

 

La Mamounia, Marakeş

Koutoubia Suite

Mimar ve tasarımcı Jacques Garcia’nin üç yıl boyunca sürdürdüğü yenilenme çalışmalarının ardından La Mamonia oteli 2009 yılında kapılarını yeniden açmıştı. 1923 yılında ilk kez kapılarını açan otel, Elizabeth Taylor, Mick Jagger’ın sıklıkla ziyaret ettiği ve hatta Winston Churchill’in de en sevdiği ve hatta Churchill’in bahçelerini ‘dünyanın en güzel bahçesi’ olarak tanımladığı otellerden biriydi.

 

 

The Oberoi Udaivilas, Udaipur

Kohinoor Suite

Hindistan’daki Pichola Gölü kıyısında konumlanan şatafatlı saraylardan ilhamını alan görkemli otel The Oberoi Udaivilas, Hindistan’ın da gözdelerinden. Adını Udaivilas tacındaki efsanevi taştan alan Kohinoor Suite, asırlarca Hindistan’da saltanat süren Mewar Hanedan’ının ihtişamını devam ettirmek üzere tasarlanmış. Süitte görülen giriş kapılarından parlak thekri aynalı zomaiklere kadar her türlü detay, Hindistan mimarisini ve tasarımını yansıtıyor.

,

The Oyster Box, Güney Afrika

Presidential Suite

86 lüks oda, suit ve villadan oluşan otel The Oyster Box’ın bünyesinde bulunan iki katlı suit Presidential Suite, özel asansörü ile de misafirlerini merdiven çıkma sıkıntısından da kurtarıyor. Özel çalışma odası, kadın ve erkek için düşünülmüş mermerle döşeli iki banyosu ile tamamen rahatlık için tasarlanmış.

 

 

Helena Bay, Yeni Zelanda

Villa Suites

Kiwi ve Kotare ismindeki villa süitleri, 1450 metrekareye yayılmış büyüklükleri yanında, sonsuz deniz manzarası ile de otelin en çok tercih edilen odalarından gösteriliyor. Villalarda hiçbir lüksten kaçınılmamış. Banyolarda kullanılan havlular, Avrupa’dan getirilmiş el yapımı havlular. Hipolarjenik yastıklar ve kuştüyü yorganlar, Avusturyalı Hefel markasına ait.

 

 

Berkeley Hotel, Londra

Opus Suite

Havaalanından otele özel şoförle geldiğiniz anda, İngiltere’nin en görkemli otellerinden birine adım attığınızı anlıyorsunuz.  Hyde Park’a 270 derecelik bir açıyla bakan otelin Opus isimli süiti, Londra’da nadir bulunan ısıtılmış havuza sahip teraslardan birini barındırıyor.

 

 

Six Senses Zil Pasyon, Şeyseller

Hideaway Pool Villas

Şeyseller’de bulunan Félicité adasındaki Six Senses Zil Pasyon oteli, Six Senses zincir otellerinden biri aslında. Ancak Hideaway villaları, diğer otellerdeki süitlerden ayrılıyor. Villaların ışığa duyarlı panelleri, su arıtma tesisleri, otelin doğallığa ne kadar önem verdiğinin de göstergesi.

 

 

Café Royal, Londra

Dome Penthouse

Londra’nın ünlü caddelerinden Regent Street’e geldiğinizde en görkemli binalardan birini oluşturuyor Café Royal oteli. En üst katında ise en lüks süitlerinden biri olan Dome Penthouse yer alıyor. Piccadily Circus’un tam köşesinde yer alan otelin süiti, devasa büyüklükteki terasıyla Eros heykeline bakıyor, Big Ben’i ve London Eye’ı da görüyor. İki uşağın karşıladığı misafirler, çift 10 camlı teras katının uçsuz bucaksız 360 derecelik Londra manzarasına bakarken, bir yandan da dilerlerse altı kişilik misafir grubunu özel yemek odasında ağırlayabiliyor.